27 November 2017 Monday

Asansör ve Verim

İş hayatımın ilk yıllarından beri, sabahları erken saatlerde yapılan toplantıları tercih ederim.

Bankada Pazartesi sabahları 07.00 toplantılarından hiç şikayet etmezdim.

🙂

Bir görüşmeye gittim. Saat 09.00’da mesai başlıyor. 5 dakika önce ana kapıdan girdim. Birkaç dakika içinde ziyaretçi kartını verdiler.

Sonra asansör kuyruğuna girdim. Yaklaşık 20 dakika sonra toplantı katına ulaştım.

elevator ile ilgili görsel sonucu

Toplantının konusu verimlilik idi.

Benzer bir işyerinde, akşam mesai bitimine az kala toplantıdan çıktım. Çıkış turnikelerinin önünde sıraya girmiş ama yürümeyen yüzlerce kişi gördüm. Erken çıkınca maaşlarından düşüyordu. Onlar da mesai bitimini bekliyorlardı. Öylece, ayakta, çıkış turnikelerinin önünde, sohbet ederek sosyalleşen yüzlerce çalışan…

Yüzlerce kişinin çalıştığı Genel Müdürlük binasında çalışanlara her gün ortalama 2 x 20 dakika kaybettir. Sonra VERİMLİLİK’ten bahset.

😉

Beni yakından tanıyanlar inanmayacaklar ama… Artık çenemi tutuyorum.

Ne var ki… Elimi tutamadım, yazdım.

.

 

 

23 November 2017 Thursday

Çağrı Merkezi Fıkrası

Bir telekom firmasının çağrı merkezi cep telefonundan aramış.

Ulaşım bilgileriniz bizde yok” demiş. Birkaç soru sormayı rica etmişler.

Arayan onlar ve ulaşım bilgilerimi öğrenmek istiyorlar. Bir dönemler, telekom şirketinde çalışmıştım. Bu nedenle izin verdim” diye anlattı.

Az sonra “doğum tarihi” sorulmuş. Müşteri “14 – 08 – 63” diye yanıtlamış.

Doğum yılını 4 rakamlı söyleyin” diye uyarılmış.

😉

Hani “rakamlar sıfata gerek duymazlar ama...” diyorum ya.

İşte oradaki “ama” önemli.

😛

22 November 2017 Wednesday

Hikayeleştirme ve Deneyim

Yirmi yıldan beri pazarlamada hikayeleştirme modası var. “Markanızın bir hikayesi olmalı” veya “Bana bir hikaye anlat” veya “Senin hikayen nedir?” veya benzeri başlıklarla çok sayıda etkinlik yapıldı.

Birçok kurum, destansı kuruluş ve/veya büyüme öyküleri oluşturdu. “Yok yahu… Hepimiz oradaydık… Gerçekten öyle mi anlattılar” diyebileceğimiz hikayeler dinlemeye, okumaya başladık.

storyteller ile ilgili görsel sonucu

Oysa… Siz marka olarak ne kadar hikaye kurgularsanız kurgulayın, önemli olan müşterinin öyküsü.

… kurumunun ilk yıllarında ne olmuş biliyor musun? Anlatsam inanmazsın… Dinle şimdi…” demesini mi bekliyorsunuz. Hele bugünlerde.

Müşterinizin çevresine anlatacağı hikaye, sizin yarattığınız öykü değil, kendi deneyimi olacak.

Ona unutulmaz bir deneyim yaşattıysanız, çevresine onu anlatacak.

Bence önce, “bi tık daha büyütün” çalışmasına  değil, müşteriye dokunan noktalarınıza yatırım yapın.

.