6 February 2013 Wednesday

Ağ ve Ölçek Ekonomileri

Ağ ekonomisi, ölçek ekonomisinin internete uyarlanmış biçimi mi?

Ölçek (üretimin genişletilmesi veya toptanlaştırılması sayesinde maliyetlerin azaltılması) ekonomisinde, yeni bir ürünün maliyeti giderek azalır. Yönetim ve satış maliyetleri ürün sayısına bölündüğünde, gözardı edilecek düzeye iner. Marjinal maliyet, neredeyse üretim maliyetine eşit olmaya başlar.

Bu nedenle, çoğunlukla altyapı maliyeti giderildikten sonra fiyatlar da ucuzlar.

🙂

Ağ’da maliyet açısından durum pek farklı değil. Ama fiyat açısından tersine çalışıyor. Örneğin, GSM’e baktığımız zaman, ne kadar çok kişiye hizmet veriyorsa, fiyatı o kadar yüksek tutuyor. Böylece kârlılığını katlıyor. Hem katılımcı sayısından (ölçekten) kazanıyor, hem de fiyatı yüksek tutarak fazladan gelir elde ediyor.

Ağ büyüdükçe en büyük olanın gücü (oransal değil, geometrik) artıyor. Üstelik sadece kullanıcılar açısından değil, mecra olarak da güçleniyor. Bir takımın ne kadar taraftarı olduğunu, bu taraftarların ne kadar fanatik olduğunu;

  • Taraftarın verilerine bakarak fanatik olup olmadığını, hatta ne kadar fanatik olduğunu rahatlıkla anlayabilir. Tuttuğu takımın deplasman maçlarına da gidiyorsa çok fanatiktir; sadece kendi sahasındaki karşılaşmalara gidiyorsa taraftardır. Sadece 2 – 3 maça gidiyorsa takım tutuyor ama çok da çılgınca değil, gibi…

kimin hangi sıklıkta nereye gittiğini

  • Patronunuza “çalışıyorum” derken pub’a gittiğiniz, sevgilinize “hiç görüşmüyorum” dediğiniz birini evinde ziyaret ettiğinizi, bilardo veya bowling salonuna gittiğinizi bilir. Nerede olduğunuzu bilir, orada ne yaptığınızı bilemez 

ve hakkımızda bir çok konuyu biliyor ve pazarlıyor.

Ağ büyüdükçe şirketin hissedar değeri de artıyor.

😉

Sonuçta:

  1. Daha çok kişiye hizmet verdiği için ölçekten kazanıyor;
  2. Birim fiyatları yüksek tutarak müşteriden kazanıyor;
  3. Mecra olarak kullanıp reklamveren’den kaznıyor;
  4. Hisse değerini artırarak borsadan (toplumdan, piyasadan) kazanıyor.
.
Dört çeker dedikleri bu her halde.
😛

Sorgulama notlarım

Etiketler: , , , , , , ,

Kategori: bilişim

“Ağ ve Ölçek Ekonomileri” yazısına şu ana kadar 4 yorum yapılmış:

  1. GSM ornegine takilmistim. gecenlerde baska bir sohbette sordular nasil gorunuyor GSM sektorunun gidisi gibilerden, orada anlatmistim.

    GSM sektoru fiyatlari artiriyor gibi gozukse de uzun zamandir mali sikintidalar, sebebi de eskiden varolan GSM alt yapisinin yeni teknolojilerin eklenmesi ve teknolojik rekabetin ayyuka cikmasi sebebi ile cok ciddi yatirimlara ihtiyac duymasi. bugun 3G dedigimiz, 4G/LTE dedigimiz alt yapilar IP alt yapisi uzerinden calisiyor ve GSM firmalari bu sebepten TELCO tarafindaki firmalari satin almaya basladilar (turkcell’in telcom yatirimi, vodafone’un bnet satin almasi, avea’nin ttnet’i gibi, avrupa’dan da ornekler cogaltilabilir). eskiden GSM’de degerlendirme kriteri (ki hala ayni andavallikla yonetiliyor) PUC (per user cost) uzerinden ilerliyordu ve bu ~$16 seviyesindeydi, GSM operatoru bu kostu cikarttiktan sonra edindigi her kurusu kar olarak hanesine yaziyordu, bugun edinim maliyetlerinin artmasi, rekabetin artmasi ve IP tarafindaki yatirimlar ile birlikte hem per user cost artmaya basladi, hem de surdurulebilir edinim (musteri edinimi ve sonrasinda bu edinimi devam ettirme, senin yasam boyu fayda hikayesi; ) ) maliyetleri artmaya basladi.

    evrilmeleri gerekiyor ama bunu nasil yapacaklarina dair cok fazla da bir fikirleri yok, tek gorebildikleri kendilerinin yuksek paraya sattigi katma degerli servislerin IP tarafinda bedava alternatiflerin cikiyor oldugu ve kendilerinin de IP alt yapisina “tamamiyle” entegre olmak zorunda oldugu gercegi.

    global’de bu eksenden yola cikarak degerlendirmekte fayda var, alt yapi yatirimini yap ve bundan 30 yil para kazan devri (fiber donemlerini ve internetin gelisim surecini hatirlayabiliriz) cok hizli sekilde tuketildi, artik surekli, surdurulebilir ve yuksek olcekli yatirim ile para kazanabiliyorlar ve bu onlarin “ogrenmek zorunda olduklari” bir business, henuz bilmiyorlar.

  2. Uğur hocam bunu programda dile getirmiştiniz, teşekkürler, ama burada asıl benim Sets Turan ağabinin yorumundaki bu operatörlerin içerisinde bulundukları durum, belki de pahalılıkları buna bağlı da olabilir mi ?

    Gerek birey gerek kurum olarak bizdeki durum 1 verim 500 götürme sevdası mıdır? Sunulan hizmetlerde kalitesizlik ya da ehhh kalitesi gibi..

  3. Mithat,

    Çok uzun bir yanıt vereceğim. Sadece şöyle özetleyeyim. “Vah yazzzzıııık bu GSM firmalarına” diye düşünmüyorum. Hatta aksine…

    🙂

  4. Bizim GSM operatörleri de şu kafa karışıklığından kurtulsa… Ne zaman hizmet sunduklarını, ne zaman mecra olduklarını anlasalar.

Yorum Yazın