2 April 2013 Tuesday

IT ile rekabet üstünlüğü

Forbes’da “IT ile rekabet üstünlüğü sağlayan şirketler” üzerine bir yazı çıkmış. Twitter’da Emre Sets Turan’ın uyarısı sayesinde haberim oldu.

21 şirketin yer aldığı bir liste. İçinde teknoloji ve e-ticaret firmaları da, sağlık firmaları da, çok uluslu pazarlama firmaları, bankalar ve danışmanlık kurumları da var.

  • Accenture
  • Amazon
  • Apple
  • Cleveland Clinic
  • General Electric
  • Goldman Sachs
  • Google
  • Hospital Corporation of America
  • IBM
  • Intermountain Healthcare
  • JP Morgan Chase
  • Kaiser Permanente
  • Mayo Clinic
  • Microsoft
  • Nestle
  • Proctor & Gamble
  • Progressive Insurance
  • Schlumberger
  • Target
  • Toyota
  • Wells Fargo

😉

Yazının giriş bölümü:

All enterprises, regardless of what they produce or the services they deliver, are really information businesses.

The accuracy, speed and precision of IT systems means the difference between winning or losing customers, keeping supply chains profitable, and solidly translating new concepts into revenue-producing products and services. The world’s best-run services businesses have customer-driven IT as part of their DNA; it is very much who these companies are internally.

🙂

Şöyle tercüme ettim. (Daha iyisini önerirseniz, itiraz etmem. Hemen düzeltirim.)

Hangi ürün veya hizmeti sunduklarına bakmaksızın, tüm kurumlar bilgi işinde faaliyet gösterirler.

IT sistemlerinin kesinlik, hız ve doğruluğu, müşteri kazanma veya kaybetme arasındaki farkı, tedarik zincirinin karlılığını ve yeni kavramların kârlı ürün ve hizmetlerin üretilmesine dönüşümünü belirliyor. Dünya’nın en iyi şirketlerinin müşteri odaklılığı DNA’lerinde taşıyan IT bölümleri var.

 

Dikkat ederseniz, www.uzaktanCRMegitimi.com‘da yayınladığım “Pazarlama Teknolojisti” yazısının giriş paragrafıyla aynı:

Şanslı şirketlerde teknolojiden anlayan Pazarlama Üst Yöneticileri veya pazarlamadan anlayan Teknoloji Üst Yöneticileri vardır. Akıllı şirketlerde ikisini ayırt etmek zorlaşır

Aklın yolu bir.

😉

Bu devirde, teknoloji desteği almayan bir pazarlama bölümü veya kendi bildiğini okuyan bir teknoloji bölümü, şirketi başarısızlığa sürüklüyor. Ego-sistem, eko-sistemi bozuyor.

Herkesin kulağına küpe olmalı.

😀

 

Etiketler: , , , , , ,

Kategori: bilişim, CRM, interaktivite, pazarlama

“IT ile rekabet üstünlüğü” yazısına şu ana kadar 5 yorum yapılmış:

  1. savaş sarıer :
    3 April 2013
    3:00 pm

    Akıllılık bir çatı ister. Bu nedenle karar vermek bir erdemdir tersi maymun iştahlılıkla başlar, godot’ yu bekleyerek biter felan deyip şirketlerdeki sakil & akil adam dengesine bağlayacaktım ama her nedense ! bi titreme geldi vazgeçtim…

  2. Birde cost saving için merkez ile entegrasyon yapan uluslararası şirketler var! Mesela başarılı bir entegrasyondan sonra 7MB büyüklüğündeki bir mail dosyasını yaklaşık 15-20 dakikada alabilirsiniz!

    Hala dial up kullanılıyorsa, bu sürenin altında kalacağına iddiaya girerim 🙂
    Bu arada mail kapasitesi herşey dahil 100 MB 🙂 Harca harca bitmez.

    Bence daktilo filan kullansak daha da iyi cost saving sağlarız. Merkezde yaşayan dahiyane direktörlere proje olarak sunmayı düşünüyorum.

  3. Savaş

    Şuradaki fıkra senin titremeni geçirmek için, ilaç dozunda gelsin.
    http://www.uzaktancrmegitimi.com/152/

  4. İsimsiz,

    Bir firmada kendileri hariç herkese mesaj başına 2 MB’lık e-mail sınırı koyan IT’ciler duymuştum. Basit reklam görselleri bile gönderilemiyordu.

    Diğer bir firmada (ki orada çalışıyordum), PC verirken tüm ek özellikleri kırpılıyordu. Neredeyse daktilo düzeyine iniyordu. Öylesine bir işlemdi ki bu tekrar eski haline getirilemiyordu. Basit reklam görsellerini açamıyor, sesli dosya dinleyemiyor, internetten veya mesajdan bir video indiremiyordun.

    Üstelik, işleri gereği bunlara ihtiyaçları yoktu ama IT’dekilere sınırlama getirilmemişti.

    Böyle IT ufku olan firmaların şimdiki durumunu ne sen sor, ne ben anlatayım.

  5. Ego sistem eko sistemi bozuyor, katılıyorum

Yorum Yazın