1 October 2016 Saturday

IT’nin Pazarlama Sınavı

IT’ci şirkete taklalar çevirtmiş. Hemen her şeyi “dijitalize” etmiş. Tedarik zinciri tümden kontrol altındaymış. Beklenmedik durumlar anında görülüyormuş. Üreticilere uyarılar gidiyormuş. Bir tıklamayla raporlar alınmaya başlanmış. Doludizgin konuşuyor, anlatıyor. Tipik bir “her şeyi bilen IT’ci” tavrı.

İlk soruyu sorana kadar herşey harika, olağanüstü, şahane…

Hangi müşteri için, portföyünüzdeki ürünlerden hangisinin en uygun olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?” diye soruyorum. Şaşkınlık…

Gözlerinden “Ne ilgisi var? Müşteri de nereden çıktı? Ne güzel yazılım ve donanım konuşuyorduk…” görüyorum. Ve devam ediyorum.

Müşterinin temel segment kırılımlarını kaç boyutta yaptınız?” Yine şaşkınlık. Sonra topu pazarlamaya atıyor.

Bunun bir pazarlama sorusu veya sorunu olmadığını anlatmak için çaba sarfediyorum. Önce verilerle başlanacağını vurguluyorum. Müşteri davranış verilerinin oluşturduğu kümelerin segmentasyona işaret edebileceğini söylüyorum.

Diyorum ki “Velev ki siz başlamadınız, pazarlamacılar “şu segmentler var” diye ısrar ediyor. Bu durumda bile, verilerle kontrol edilmesi ve pazarlama iddiasının sınanması gerekir“. IT’nin şirketin – zaten çoğunluğun bildiği – geçmişini değil, geleceği görecek ve yönlendirecek müşteri içgörüsü yaratması için verilerden anlam çıkarılacağını belirtiyorum.

Dijital dönüşümün sayısallaştırmayla bitmediğini, ancak kişiselleştirmeyle başarılacağını anlatmaya niyetlenmiyorum bile. Sadece “Artık veri madenciliğine veri bilimi (data science) demiyorlar” diye veri anlamlandırmadan bahsediyorum.

😉

Yine kendime düşman bir IT’ci yaratıyorum.

🙁

Teknoloji kökenli olanların büyük çoğunluğu, her şeyi teknoloji ile çözülür sanıyorlar. Bu düşünce yapısı diğerlerini küçümsemelerine neden oluyor.

  • Bu arada, “bize iş isteği yapılmadı” bakış açısının – dijital dönüşümü engeleyen – SİLO etkisini bir yana bırakıyorum. Eleştirmek yerine katılımcı olmayı öğrenmelerinden çoktan umudumu kestim. Belki koltuğuna bu derece aşık olmayan yeni nesil, katılımcı olmayı başarır.

.

Etiketler: , , , , , ,

Kategori: bilişim, CRM

“IT’nin Pazarlama Sınavı” yazısına şu ana kadar 4 yorum yapılmış:

  1. Facebook yorumları:
    .
    Erinc Asicioglu
    Görev tanımına uyumlu çalışma sendromu, görev tamamlandı mesai bitti. Sadece hangi nedenler ile düşünmeden çalışmaya mı itilmiş yoksa düşünme olgusu hiç olmamış mı? bunu sorguladım.
    .
    Uğur Özmen
    Görev tanımlarının sadece değişimden kaçan ve köle olmaya hazır insanlar için gerekli olduğunu birçok yazıda söylemiştim.
    .
    Latif Çakıroğlu
    pazarlama bu bilgileri nereden alıyor peki? tek tuşla rapor olayı pazarlamanın bunlarla hiç ilgilenmediği izlenimi oluşturdu.
    .
    Uğur Özmen .
    Latif Çakıroğlu, Elbette tüm (sadece pazarlama değil) raporlama sistemi IT’nin görevi. Ancak, geleneksel yapıdan kurtulup bugüne gelecekse, artık “iş isteği yapın” değil bir ekip arkadaşı olarak birlikte çalışmayı düşünmesi gerek.

    Airbnb’nin veri bilimcisinin bir yazısını özetlemiştim. http://www.uzaktancrmegitimi.com/7604/veri-musterinin-sesi (Yazıda orijinal yazının linki de var.)

    Artık, “IT’nin sadece dijitalleştirme” görevi çoktan bitti. Bir üst basamak ise, kesinlikle birlikte düşünmeden ve çalışmadan başarılamaz” diyorum.
    .

  2. M. Murat Albayrakoğlu :
    2 October 2016
    8:53 pm

    Burada tek başına IT’cinin sorumluluğu var mı, tam belli değil. Bir kere, pazarlama ile IT arasında iletişimin yok ya da yetersiz olduğu açık. Sonra pazarlamanın kendi işini ne kadar bildiğini de bilemiyoruz: Her pazarlamacı bir Uğur Özmen değil. Genelde danışman tayfası çok özel durumlar dışında tepe yönetimini eleştirmez ama 😉 burada tepe yönetiminin açık bir ihmali de söz konusu. IT fonksiyonunun destekten danışmanlığa evrilmesini istemek, arka çıkmak ve denetlemek, her şeyden önce tepe yönetimi tarafından yerine getirilmesi gereken bir işlev…

  3. Haklısın Murat,

    Burada sorumluluğu tek başına IT’ciye yükleyemeyiz. Önce Pazarlamacı’ların IT ile birlikte çalışmayı öğrenmesi gerekiyor (Bu konudan çok fazla bahsettim aslında. Özellikle “veriyi okumak ve anlamlandırmak” kısmında Pazarlamacı’ya çok görev düşüyor.)

    Vurguladığın gibi, üst yönetim de çok aklanmış sayılmaz. Silo davranışının ortadan kalkmasını, IT’nin içgörü üretmesini, Pazarlama iddialarının IT ile test edilmesini ancak üst yönetim sağlayabilir.

    (Dur, bunu da yazayım da çuvaldızdan pazarlama da payını alsın.)

  4. Linkedin yorumları:
    .
    Vedat Erkomay
    bu soruları herşeyi bildigini düşünen IT cilere soruyorsunuz değil mi ?
    .
    Yunus Ozdemir
    Uretim ve tedarik zincirinde harikalar yaratan ve bunlarla ovunen, bu alanlarda BI ve Data Analitik calismalarini basariyla yuruten ama
    .
    Ugur Ozmen
    Soruların yanıtları:
    1- Bu soruları herşeyi bildigini düşünen IT cilere soruyorum. Özellikle, “Sen kimsin ki?… Ben ders almam, ders veririm” (hani Fatih Terim gibi 🙂 ) davranan IT’cilere soruyorum.
    2- “Müşteri veya segmentasyon” kavramlarını duymuş ama bunun pazarlama icadı olduğunu zanneden ve veriyle ilişkisini hiç bilmeyen IT’ciden bahsediyorum. :
    .
    Yunus Ozdemir
    Cevaplar icin tesekkurler Ugur bey. Kanaatimce bir IT calisaninin sunabilecegi servis ve hizmetlerin cesitliligi, kalitesi ve derinligi genelde kurumdaki is birimlerinin bilgisi ve tecrubesiyle dogru orantili olmaktadir. Zorlanmayan kas gelismez misali eger kisi kendini kurumdaki gorevi icin olmazsa olmaz konular disinda gelistirmediyse (saglanan kaynak ve imkanlar onemli) ve is birimlerinden de talep gelmiyorsa bu durumda IT calisanini suclamak cok da dogru olmayacaktir bence. Pazarlamacidan tedarik zinciri sureclerine hakim olmasini beklemek veya finanscidan IK trendlerini takip etmesini istemek ne kadar dogru ve gerekli olabilir? Dogrusu gununuzde IT, sirketin her konusuna hakim olmak ve teknolojiyi en etkin, verimli ve ucuza saglayarak is birimlerine destekle yukumlu gorulmektedir ve bu yaklasim bence de yaridan fazla sirket icin dogrudur. Ancak bu yukumluluklerin gerektirdigi ogrenme ve olgunlasma genelde IT’nin kendisinin yapmadigi yada yapamadigi duzeydedir.
    .
    Vedat Erkomay
    ben ikincisine cevap vereyim. Segmantasyon kavramları büyük şirketlerde IT nin hiç devreye alınmadığı sadece veri sağlayıcı olduğu ve pazarlamanın yönettiği büyük projelerdir. Bu konuda birşeyler söylerdim ama bu seferde ilk soruya cevap vermek durumunda kalabilirdim.
    🙂
    .
    Ugur Ozmen
    Birinci yanıt, bu ülkenin gerçeğidir.
    Yurtdışında eğitim almış IT’cilerle çalıştığımda, ilk defa “Önerinin şu kadarını bu kadar zamanda yaparız. Şunlardan feragat edersen, 3 ayda teslim ederiz” cümlesini duydum (10 yıldan beri IT’cilerle çalışıyordum)
    Bu (yurtdışından mezun olmuş) arkadaşlar dışında “neden olmayacağını” anlatan yüzlercesini gördüm. Evet, yüzlerce…
    .

Yorum Yazın