18 November 2009 Wednesday

Kapıya yakın oturmak

Geçenlerde yazmıştım. Bazı genç arkadaşlar, internet sitesi fikirlerini benimle paylaşıyorlar.

Bir kısmı daha asıl fikri oluşturmadan exit stratejisi tartışıyor.

🙁

Onları neye benzetiyorum, biliyor musunuz?

Hesabı ödemeden kaçabilmek için, lokantada kapıya yakın oturanlara…

Yemeği şöyle ağız tadıyla yiyemezler… Çoğunlukla da hesabı ödemek zorunda kalırlar. Onlar bu işi belki ilk kez yapıyordur. Lokantacı ise onlarcasını görmüştür.

😉

Sizinle aynı masada oturanlar da bu numaraları yemez. Davranışlarınız kendini ele verir. Hesabı onlara yıkamazsınız.

😛

Siz önce afiyetle tabağınızdakini bitirin. Sonra etrafınıza bakının…

😀

Etiketler: , , , , , , , , ,

Kategori: bilişim, pazarlama

“Kapıya yakın oturmak” yazısına şu ana kadar 15 yorum yapılmış:

  1. Bu konuda iki görüş var aslında. Cumartesi günkü e-tohumda Çağlar Erol her zaman işe bir çıkış stratejisi ile başlayın diye tavsiye verdi ve ekledi “Benim vardı” Sonuç ortada. Daha sonra söz alan Cimri.com’un kurucusu Aydonat Bey ise tam tersini söyledi. Bence işe başlarken çıkış stratejisi mutlaka olmalı, ama ilk baştan bunu tartışmak çok anlamlı değil.

  2. Lokanta örneği yerinde olmuş; şöyle ki cebinde parası olmadan lokantaya girip oturmaya çalışmak; kaynağı yokken işe girişmek çok yaygın. Bu sürece “ya tutarsa” diye ikna oluyoruz herhalde.

  3. Hasan,
    “İşe başlarken çıkış stratejisi olmalı” görüşü üzerine bir yazı daha gerekiyor.
    Çok yakında…
    😛
    Tayfun’un dediği gibi oluyor sonra…
    😉

  4. Lokantacı bu adamların varlığından haberdar ise neden kapıya yakın masa kuruyor? 😛

  5. Kapıya yakın oturmak’ın devam yazısı

  6. Ömer Enis,

    Balıklara olta, kuşlara ökse…
    😉

  7. İş modeli ve gelir kalemlerinin çıkış stratejilerinden çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. İyi projelendirilmiş, özgün bir fikir kendi çıkış stratejisini de beraberinde getirecektir. Etrafta henüz projelendirilmeden çıkış stratejileri hazırlanan projeler var 🙂

  8. Hani bazı kadınlar vardır. Şunu kapalım diye yaşarlar hayatlarını, ona göre planlarlar. Ancak hedef kitlesindekine ulaşacağım diye arada gelen daha büyük balıkları ( kısmetleri ) hedef kitle dışı diye görmezden gelir ve kaçırırlar.

    Çıkış stratejisinden çok, yapılan işin modeli ve çeşitlilik sağlanarak sürdürülebilir olmasına odaklanılması gerektiğini düşünüyorum. O zaman kendi çapımızda oluşturulan hedef kitleye yem olmak yerine, daha büyük balıkların yüzdüğü denize dahil olma fikri heyecan verici geliyor.

  9. Hocam ben bunu biraz google analytics’deki landing pages ve exit pages’e benzettim. Herkes landing page strategies’e odaklanirken bazilarinin cikisi dusunmesi gibi 🙂 Bence oncelikle amaca yogunlasmak gerekiyor. Ne uretilecek, nasil sunulacak, nasil tanitilacak, pazarlanacak, is surecleri neler olacak ve nasil surdurulecek sorularinin saglikli bir sekilde hazirlanmis cevaplari zaten cikis stratejisini ortaya cikaracaktir diye dusunuyorum.

  10. Aklında sadece “exit” olanlar, kendilerine yakışan yatırımcıyı buluyor. Bu link’te…

  11. Exit stratejisi ön planda olanların bence önem verdiği iki şey var. Birincisi, bir an önce zengin olmak, ikincisi de iş modelinin geleceğine güvenmeyip, projeyi birine “kakalamak”.

  12. Bazı girişimciler sürdürülebilirliğe, aynı müşteriye defalarca satış yapmaya, doğru teklife değil de  “hemen yatırımcı bulmaya ve çıkış’a” odaklandıkları için, müşteri ihtiyacına zaman ayırmıyorlar.  (Belki başarılı olanlar da var ama çoğunluğu gülünç duruma düşüyor.)

  13. 2009 yılında yazılmış ama son iki sene içerisinde geldiğimiz noktayı çok güzel özetliyor. Esas problemin girişimleri destekleyen ekosistemin içinde olduğunu düşünüyorum ve bana kalırsa çok fazla -MIŞ gibi yapıyoruz..GirişimciyMİŞ gibi – yatırımcıyMIŞ gibi vs…

  14. Son zamanlarda karşılaştığım girişimcilerin çoğunluğu, kayda değer bir iş yapmak değil de EXIT hayaliyle yaşıyorlar. Üstelik, kendileriyle büyüyebilecek sektörleri veya firmaları değil, yurt dışındaki (kendilerinin klonladıkları) şirketlere satmayı amaçlıyorlar.

  15. “2 yıldan önce şirketi satıp köşeyi dönerim” diyenlere ne oldu?

Yorum Yazın