21 April 2015 Tuesday

Özel Hayat ve Bilgi Yönetimi

Dün öğleden sonra bir gazeteci beni cep telefonumdan aradı. Telefon numaramı nereden bulduğunu bilmiyorum.

Özel Yaşama Müdahale konulu bir haber yapıyormuş. Anladığım kadarıyla elindeki en önemli kaynak da www.uzaktanCRMegitimi.com‘da yazdığım bazı müşteriyi tanıma yazıları.

Target Süpermarketleri’nin bir ergenin hamile olduğunu ailesinden önce bilmesi, Paro kart verilerinden bir ailenin profillenmesi çalışmaları üzerine sormaya başladı.

Belli bir önyargıyla baktığı için ya yazıların tamamını okumamış, ya da okuduklarını anlamamış.

Target’deki olayı sanki ben yapmışım gibi suçladı. Paro kart verileri yazısındaki “ürktü” kelimesine takıldı. Neden ürktüğünü okumamıştı…

“Profilleme yaparken izin aldınız mı?” diye hesap sordu ki, zaten yanıtı yazının içinde ayrıntılı olarak yer alıyor.

Bankaların ve GSM operatörlerinin yaptıklarından ötürü de suçlanmaya başlayıca, “Gidin kendilerine sorun” demek zorunda kaldım.

Privacy

Aklıma şu anım geldi.

Geçmiş yıllardan birinde Ankara’da Bilişim Kongresi’nde konuşmacıydım. Soru-yanıt kısmında bir genç arkadaş önce başına geleni anlattı.

Bir şirkete iş başvurusunda bulunmuş. Görüşmeye çağırmışlar. Gittiğinde, kendisinin sosyal mecralarda yazdığı hemen her şeyin incelenmiş olduğunu görmüş. Tavrı, uslubu gibi nedenlerle onu işe almamışlar.

– Hakkımda bu kadar ilgi toplamaları sizce etik mi?” diye sormuştu.
– Sen gitmeden önce firmayı incelemedin mi?” diye karşı soru sordum.
– İnceledim. Internet’te haklarında ne bulduysam okudum.” diye yanıtladı.
– Sence yaptığın şey etik mi?” diye sordum.

Afalladı. Yanıt vermeden önce devam ettim.

– Sen onu incelerken etik de, o seni incelerken ahlak dışı mı?

Sonra dijital dünyada bıraktığı her izin ilgililer tarafından bir şekilde kullanılacağını tekrarladım.

😉

Gazetecinin bakış açısı da genç arkadaş ile aynı düzeyde idi.

Hakkınızda verinin depolanması ve bilgiye dönüştürülmesi ile özel yaşama müdahale kavramlarını karıştıran gazetecinin haber değil suçlama amaçlı sorularından sıkıldım. Görüşmemizin yayınlanmamasını rica ettim. (Tutacağını sanmıyorum)

Web 3.0’ı savunan herkese 2009’dan beri, “Web 2.0 insanların şirketlerden güçlü olduğu son dönemdir. Bunu kaybetmek için ısrarlı olmanızı anlamıyorum” diyordum. [1] , [2] , [3] , [4] .

Bilirsiniz, “Tanımlamadan karşılaştırmak geyik yapmaktır” derim. Ben gazeteciye “müdahale” kavramını tanımlamasını soruyordum. Gazeteci ise beni diğer tarafta göstermek için çabalıyordu.

Bu vesileyle bazı yeni uyananlara GÜNAYDIN mesajımı ileteyim.

😛

Resim şuradan alıntıdır

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: bilişim

“Özel Hayat ve Bilgi Yönetimi” yazısına şu ana kadar 3 yorum yapılmış:

  1. Canan Onat :
    21 April 2015
    12:06 pm

    Sevgili Uğur Hocam, “Özel Yaşama Müdahale” konusunu işleyen bir gazetecinin sizi cep telefonunuzdan araması ve cep telefonunuzu nereden aldığını belirtmemesi biraz manidar değil mi?

  2. Gazeticiye numaranizi nasil buldugunu sizden izin alip almadığını da sormak lazim.

  3. Genç arkadaş ile olan diyalog beni gerçekten gülümsetti ve her zamanki gibi bir şeyi aklıma getirdi. Tek taraflı bakış açısı sanırım birçoğumuzun ortak problemi. Bir şekilde yorum yaparken aslında kendimizle çelişmekte olduğumuzu göremiyoruz. Buna farklı bir isimlendirme yapabilirsiniz ama galiba hep ben merkezli ilerlediğimiz için böyle oluyor.

    Birçoğumuza ders niteliği taşıyacak iki farklı hikayeyi paylaştığınız için teşekkürler.

Yorum Yazın