16 September 2010 Thursday

Veri kalitesi

Analitik konusunda yetkin biri, istatistik ve modelleme bilgisini kullanır, eksik verilerden de anlam çıkarıp  doğru tahminler yapabilir.

Yanlış veya bozuk veri ile hiçbir iş doğru yapılamaz.

Analytics at Work, s: 31

😉

Gerek müşteri odaklılık konulu yazı dizisinde, gerekse çağrı merkezi performans ölçümleri hakkındaki yazılarımda defalarca [1], [2], [3] sözünü ettim.

Hedefleri doğru koymazsanız, müşteri odaklı olamazsınız. Veri toplamasını beklediğiniz elemanlar sizi (ve kurumunuzu) kandırır.

Çok bilgi almak için daha fazla zorunlu saha yaparsınız, onlar da bilmedikleri isimleri ve tarihleri boş bırakmak yerine yanlış girer. Yani, para ödeyerek yanlış bilgi satın alırsınız.

😛

Veri ambarınızda…

Feride, Ayla, Cahide, Bestegül, Neriman isimli erkekler…

Abdurrahman, Niyazi, Kazım, Hasan, Seyfettin isimli kadınlar varsa…

Ve eğer,

orta yaş üstündeki kilolu kadınlar için giysi üreten modaevinin mesajlarını bana gönderiyorsanız; bir de anneler günümü kutluyorsanız…

Benden bir kuruış bile kazanamazsınız… Ayrıca, analitik ile rekabet‘te sınıfta kalırsınız.

😛

😀

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Kategori: bilişim, CRM

“Veri kalitesi” yazısına şu ana kadar yorum yapılmamış

  1. Engin Tüzün :
    16 September 2010
    11:30 pm

    Uğur bey bir kaç soru takıldı aklıma. 🙂
    Gördüğüm kadarıyla her iş belirli hata paylarıyla yapılır (inşaatlar bile). Başak burcu titizliği işi kusursuz hale getirebilir fakat bu faaliyetler maliyeti yükseltir. Veri ambarlarında tahammül edilebilecek genel bir hata payı/oranı var mıdır? Alt segmentte oran artarken, üst segmentlerde oran azalır mı? Ya da tersi mi olur?

    Son olarak bilgi güncelleme kampanyaları ne derece etkilidir?

    http://www.google.com.tr/#hl=tr&source=hp&q=bilgi+g%C3%BCncelleme+kampanyas%C4%B1&aq=0&aqi=g3&aql=&oq=bilgi+g%C3%BCncelle&gs_rfai=&fp=cf95f14d1633b6d2

  2. Engin Tüzün’ün sorularına yanıt bu linkte.

  3. “Benden bir kuruş bile kazanamazsınız…” :):):)
    Nedense çok haince ve eglenceli geldi bu cümle bana, “karşı koyabilen” müşteriler kalmadı sanki hiç…
    “Bu sebeple, CRM dersleri çogaltılmalı” gibi bir sonuca baglamak istiyorum yorumumu, uygun mudur hocam ? 🙂

Yorum Yazın