CRM Eğitimi
CRM sürecinin en önemli noktalarından biri de eğitimdir. Binbir emek harcanarak geliştirilmiş olan alt yapıları kullanacak olanlar, hem teknoloji ile nasıl çalışacaklarını baştan öğrenirler; hem de müşteri ile nasıl sürekli ve verimli çalışacaklarını… Teknoloji eğitimi verip, müşteri ile temas eğitimi verilmezse, tüm proje boşa gider.
CRM’de eğitimin önemini anlatan bir fıkra vardır. Bir otobüs şirketinde bilet satan banko görevlisinden şoförüne, muavinine kadar tüm personele “müşteriye iyi davranmak” gerektiğini öğretmişler. Yolculuk sırasında yaşlı kadın, bıçkın muavinden rica etmiş:
- Evladım, eğer sana zahmet olmazsa bana su getirebilir misin?
Muavin, müşteriye yardım etme coşkusuyla yanıtlamış:
- Zahmetin a.ına koyarım teyze, sen iste yeter ki…”
.
Etiketler: CRM, eğitim, müşteri, müşteri memnuniyeti, müşteri odaklılık, otobüs, seyahat, teknoloji
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...

20 November 2008
10:51 am
Abi bunu her duyduğumda kopuyorum:)
Al sana müşteri memnuniyeti daha ne olsun
20 November 2008
11:28 am
Bunu nerde duyduğumu hatırlamaya çalışıyordum, senden duymuşum meğerse Serbay =)
20 November 2008
5:37 pm
Çok güldüm
20 November 2008
8:56 pm
Ben mi söyledim acaba sana:) Olabilir:)
21 November 2008
1:08 pm
koptum:)
24 November 2008
12:00 pm
Gulumseten ve bilgi veren bir yazi ustad. Tesekkurler.
23 January 2009
9:20 pm
[...] Sadece alt-yapı yatırımı işe yaramaz. Bilindiği gibi, “Teknoloji eğitimi verip, müşteri ile temas eğitimi verilmezse, tüm proje boşa gider”. Bu nedenle CRM eğitimi vermeye de başlamıştım. Bakın ne keşfettim.[...]
26 January 2009
9:21 am
CRM eğitimi verdiğimi yazmıştım. “Müşteri odaklılık” konusunda… Yine eğitimler sırasında bir gün, şube çalışanlarından biri sitem etti. Devamı bu yazıda…
13 July 2009
8:15 pm
Türk milletimizin iş yapma sevdası da denilebilirm?
14 May 2010
12:23 pm
Buna benzer bir olay yaşamıştım. Fıkrayı okuyunca o aklıma geldi.
3 June 2010
1:47 pm
belki duymuşsunuzdur. Afyon Özdilek mağazasına zamanın İç İşleri Bakanı hanımıyla beraber geçerken uğramak isterler, olay bayramdan bir gün önce meydana gelmektedir.
sivil olan bakan hanımıyla beraber lokantaya oturur.
bakan garsona seslenir. ancak garson içerisinin çok kalabalık olmasından ve bakanı tanımamasından dolayı aldırış etmez.
bakan yine seslenir
garson : patlama lan gelecez işte.
sinirlenen bakanı hanımı teselli mayetinde kalabalık boş ver v.b. laflarla sakinleştirmeye çalışır.
bakan bir daha garsona seslenir.
-evladım baksana buraya
garson: patlama lan geldim işte. söyle ne var ne istiyorsun?
cileden çıkan bakan: patronunu çağır bana
garson: parton matron yok benim lan patron
bakan: kapatıyorum özdileği der ve emniyet ve valiliğe haber verir
5 dk kalmaz emniyet müd. zapıta müd. vali hepsi gelirler. bu arada Özdilek’in merkezi Bursa’da olduğundan Bursa’dan ana partonlar da gelirler.
kapatmakta kararlı olan bakan tek şartla kapatmam der:
buraya bir okul yaptıracaksın ve o okuldan mezun olan öğrenciler burda çalışacak der. 5 yıl tam anlamıyla öyle olur ancak şimdi yine eski halinde. fakat yine de çalışanlar biraz daha iyi.