Parayı veren…
Fıkra bu ya…
Adam sokakta kadına teklifte bulunmuş:
- Kaça…?
- 200 dolar.
- Söylemedi deme… Fena döverim.
- O zaman 500 dolar.
- Tamam. Ama bak, fena döverim.
Kadın, adamı başından savmak için atmış.
- Öyleyse 2000 dolar.
- Oluuur… Ama çok fena döverim.
“Yeter ki gitsin” diye daha da uçuk fiyat önermiş.
- 10 bin dolar.
- Tamam… Anladın değil mi, çok fena döverim.
- İyi de… Ne kadar döversin?
- Paramı geri alana kadar döverim.
Şirket satın almalarında bu fıkrayı çok defa anlatmışımdır.
“Benim fikrim var… Bir de melek yatırımcı bulsam…” diyen arkadaşları görünce, yine aynı fıkra aklıma geliyor da…
Etiketler: girişim, melek yatırımcı, yatırım
Kategori: yaşamın içinden, İş hayatı
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...

29 April 2009
7:02 pm
Hocam, napalım şimdi? Bu yazı çok kafa karıştırır.
Bu hikaye çok hoşuma gitti. Ama unutmamak lazım, kadın da virüslü olabilir
Yatırımcı risk alıyor. Parayı alsa da yiyemeyebilir o parayı.
29 April 2009
10:05 pm
Yatırımcı zaten en büyük riski alandır. Girişimcinin riskini satın alıyor aslında… Dediğin gibi, parayı geri alsa da bazen o parayı yiyemeyebilir. (Yani ilk aşamada almış gibi görünür ama yasal ve ekonomik çerçeve onu da zarara sokabilir. O nedenle de, girişimciden çok şey ister… Sağlık durumu kağıdı da buna dahil…
1 May 2009
2:55 pm
kadın daha cok döver parayı alacak hal bırakmazsa bir de bu risk var para gitti gider hocam
3 May 2009
5:12 pm
Hocam snarfer ile yorum yazdım mail adresiniz yanlış dedi. :S O kadar şey yazmıştım. Neyse yatırımcıların bir başka yüzü bu olsa gerek teşekkürler yazı için.