Profesyonellik, amatörlük
27 March 2009 FridayAkıl fıtığı yazısına (aslında Aşağıdan bakınca’ya ) yorum yazan Mehmet Alp
- “benim profesyonel bir iş hayatım hiç olmadı, olacağa da pek benzemiyor (amatörlüğü seviyorum
)”
demiş.
Dikkat edin… İş hayatında amatör kelimesi, profesyonelin karşıtı değildir.
Profesyonellik deyince 3 şey anlaşılır. Geniş örneklerini yazmıştım:
- ücretli çalışma,
- bilgi birikimi,
- mesleki ahlak
Bir yerde çalışıyorsanız ve profesyonel olamam derseniz, aşağıdaki 3 maddeden en az birisini yapıyorsunuz demektir:
- ücretli çalışmam (girişimciyim, boynun neden kalın diye sormuşlar…, kendi işimi yaparım, babamın parasıyla geçinirim, kayın peder sağ olsun, dedemin mirası, vb…)
- bilgi birikimine önem vermem (Tanrı vergisi bir yeteneğim var, okumakla adam olunmaz, Harran’da okul vardı da okumadık mı, ne iş olsa yaparım, bakınca her konuyu şıp diye anlarım, konuşmak için bilmek gerekmez – polemik yapar yuttururum, bunlar kitaplarda yazmaz, Tahtakale üniversitesinden mezun oldum, bunca kitabı kafama sokacağıma…, vb…)
- ahlaklı değilim (benim memurum işini bilir, rüşvet değil de çay parası, benim raporum sayesinde sigortadan tazminat alacak – bizi de görsün artık, milyon liralık işi onaylıyorum – bana da sürtünmeli biraz değil mi, bu parayı risk primi olarak görmeliyiz, bal tutan parmağını yalar, vb…)
Amatör tanımı ise, iş hayatında bambaşka anlama gelir.
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
