"Burak Büyükdemir" etiketli yazılar:

E-Tohum ikinci tur

03 September 2009 Thursday

Ben tatildeyken e-Tohum ikinci tura başlamış. Başvurular Aralık ayına kadar sürecek.

etohum

Burak Büyükdemir yine Evliya Çelebi misali yollara dökülecek. Bir çok projeyi dinleyecek. Bazılarını hepimiz duyacağız.

Internet girişimciliği panelleri düzenlenecek…

e-Tohum Kafe Buluşmaları’nda bir araya gelip hasret gidereceğiz. (Bazılarımız arkada dedikodu yapmaya gelecek… :-) , Burak’ın ince dokundurmalarından payını da alacak… )

Beni asıl heyecanlandıran kısmı, ” Hafta Sonu Girişimcilik Kampı” aşaması. Orada ben de görev aldığım için…

Yine birçok başarı öyküsüne şahit olacağız. Birçok genç arkadaşın büyümesini yakından izleyeceğiz.

Ne güzel…

:-D

Yenilikçilik ve fikircilik… (5)

20 December 2008 Saturday

“Fikir aklınıza gelince, yok edilmemesi için ne yapmalısınız” sorusunun yanıtını, “Burak Büyükdemir e-Tohum sunumlarında size ne söylüyorsa, aynısı” diye yanıtlayabilirim.

Zaten Theodore Levitt de “Yaratıcılık Yetmez” isimli makalesinde benzerini söylemiş. İşte onun cümleleri ve benim katkılarım

“Bir fikir önerenin göstermesi gereken sorumlu davranış, bu öneriye maliyet, risk, insan gücü, zaman, hatta belki o fikri hayata geçirmesi gereken özel bazı kişiler bakımından en azından birtakım asgari ipuçları (UÖ katkısı: fikrin hayata geçirilmesi için gerekli aşamaları ve süreç tasarımı, SWOT analizi, rakiplerin ve benzer uygulamaların ülkede ve dünyadaki durumu, yasal ve sosyal çevrenin etkileri / etkileşimi, temel performans göstergeleri, olası gelir/gider tablosu, şirket alt-yapısında neleri değiştireceği, mevcut hangi uygulamaları kullanacağı, vs.) eklemektir.

CRM şart mıdır?”ın yorumlarında yazdım. Öncelikle senin fikrini hayata geçirme erkinde olan kişinin sana, “bu projeyi kendin için değil, şirket için yaptığına” beyniyle ve kalbiyle inanması gerek. Onun inanması ve sana güvenmesi için zaten sen, her damarına, her sinir ucuna kadar inanacaksın. Başarısızlık olduğu takdirde, taşın altında küçük parmağının değil de kellenin (hatta öz-benliğinin) olduğunu ispatlayacaksın. Bunu da yukarıda saydığım işleri yaparak kanıtlarsın.

Fikrine sahip çıkmaya hakkı olan kişi, “saldım çayıra, Mevla’m kayıra” demez, diyemez.

Bunları yapamıyorsan ne mi yapacaksın. “Neden benim fikrim beğenilmiyor”, “neden beni ciddiye almıyorlar” demeyeceksin.

Seth Godin yazdı. “Bari blogunda yayınla”… Belki hak iddia edemezsin. Ama hiç değilse, “herkeslerden önce benim aklıma gelmişti” diyebilirsin.