"değişime uyum" etiketli yazılar:

Değişime uyum

08 February 2010 Monday

Değişiklikler insanların çoğu için belirsizlik yaratır. Doğal olarak belirsizlikten korkulur. Olumsuz duygular yaşanır.

Örnek olarak insanın işinden veya eşinden ayrılması ele alınır.degisime_uyum_1

Şema olarak gösterirsek… Hemen yanda

Diyelim ki işten ayrılma (biraz gönülsüzce) gerçekleşti. Yani kovulduk (1)

Önce birden boşluğa düşer insan… Bir süre “kendisine çok haksızlık edildiğini” düşünür. (2) Bu dönemde hızla olumsuz bir derinliğe doğru gidilir.

Sonra geçmiş ipuçları tekrar (tekrar ve tekrar…) düşünülmeye başlanır. Diğer tarafta da bazlı haklılıklar olabileceği kabul edilir. “Ben de yaramazlık yaptım aslında…” demeye başlar. (3) Bu döneme mantık bulma dönemi de deniyor.

Sonra insan kendi yanlışlarını da düşünmeye başlar. Kendisini yeniden konumlandırır. (4) Belki yanlışlarından ders alır.

Giderek yeni bir kişi olarak (5) iş arar. Bulduğu takdirde durum düzelmiş, hatta (eğer yanlışlarından ders almışsa) biraz daha üst bir kademede (6) yeniden denge oluşmuştur.

:-P

Bazı “Değişime uyum” eğitimlerinde (yukarıdaki şekilde “Bunalım süresi” olarak adlandırılan) bu zamanı nasıl hızla kısaltacağımız öğretilir.

Yani… Bırak bunalım yaşamayı… Çabucak haklı nedenleri bul. Kendini yenile… Ve hücuuuum

:-P

Değişime uyum eğitimlerinde pek öğretilmeyen şeyi, bir arkadaşımdan öğrendim.

;-)

Pek uslu sayılmazdı… Bir gece evine dönüyor. Kapıyı anahtar ile açıp sessizce içeri süzülüyor… Bir değişiklik hissediyor. Işığı açıp bakıyor… Ev bomboş… BOMBOŞ… Hani eve taşınmadan önce nasılsa… O kadar BOŞ...

Karısını cep telefonundan arıyor ve “bari gömleklerimi, pantalonlarımı geri gönder” diyor…

:-D

Olay sırasında yıllık izindeydim. İlk “bunalım” anlarını göremedim. Ama bir hafta sonra nasıl iyi olduğuna şahidim.

İzinden dönmüştüm. Olayı hemen öğrendim. “Nasılsın?” diye sorduğumda “Şahane…” diye yanıtladı… “Artık eve gelirken bahane uydurmaya çalışmayacağım. Üstelik bütün kadınlar benim…”

:-P degisime_uyum_2

Şekil olarak göstermek gerekirse…

Yanda… Kırmızı çizgi…

:-P

İyileşme süresi hızlı ama…

Siz yine de o kadar bencil olmayın…

:-P

Siz olsanız…

26 October 2009 Monday

Yurt dışı yolculuğunda… Bir “strateji dersi” hocası ile birlikte yürürken, şu bina ile karşılaştık.

Time & Life Building…  time-life building

1958‘de yapılmış. 48 katlı. 21 katında Time ve Life dergilerini çıkaran Time Inc.  oturuyor.

;-)

Hemen değişen dünyayı konuştuk. Sonra da şunu sorduk birbirimize…

“Öğrencilere binanın resmini versek,  özelliklerini söylesek… Sınav sorusu budur desek… Ne düşünüyorsanız yazın… Acaba kaç kişi yanıtlar?”

Buyrun… Sınav sorusu da değil. İstemeyen yanıtlamaz.

:-P

Yeni yönetim

24 October 2009 Saturday

Kriz ile birlikte, yönetimlerin el değiştirmesi arttı. Krizden önce de vardı. Türkiye’ye giren yabancı sermaye, gelecekte verimli olacağına inandıkları çok sayıda şirketi ve bankayı satın almıştı.

Bu sayede, yönetimde değişikliklere şahit oldum. Geçiş dönemi denilen olguyu yaşadım. Kötü yönetilirse neler olabileceğini de gördüm.

Dün bir arkadaşım ile sohbet ediyorduk. Kendisi, satın alma ile gelen yönetimin bir parçası.

Yaptıklarını anlatıyordu “Yeni yönetim…” diyerek.

Dedim ki “Söylediklerine dikkat ediyor musun. Yeni yönetim deyimi bile, kendini ispatlama çabasını ifade ediyor.

Düşündü… Hak verdi…

Ben de geçenlerde yazdığım Uluslararası Denizcilik Konferansı örneğini anlattım.

:-P

Olası yanlış anlamaları düzelteyim… Yönetimi kemikleştirin demiyorum.  Çok hızlı hareket etmek gerekebiliyor.  Hele çağımızda…

Değişimi yönetin. Doğru bildiğiniz yolda hızlı da gidebilirsiniz. Hızı artırmak için bazen üst kadronun çoğunu değiştirebilirsiniz. Ama kendiniz için yeni yönetim deyimini kullanmayın. Gerek alt kademeler, gerekse dışarıdaki paydaşlar için tutarlılık ve süreklilik önemlidir.

:-D