"duyuru" etiketli yazılar:

Bir günlük rüya

29 January 2010 Friday

Yıllar öncesi… Bir kampanyanın lansman kokteyline davetliyim. Sahnede bir ünlü sunucu… Arkasında yurt dışından getirilmiş bir topluluk. Her şey fantastik. Şirket iyi para dökmüş.  celebration_wi

Ertesi gün yayınlanacak reklam filmi de gösterildi…

Marka yöneticisi sordu: “Nasıl buldunuz. Muhteşem değil mi?”

“Neyi nasıl buldum?” diye soruyla yanıtladım. “Lansmandan bahsediyorsan, o sadece bir günlük rüyadır. Yarın nasıl uyanacağını düşündün mü?”

;-)

cumhuriyet2009_havai9Benim zor beğenir tavrım nedeniyle yüzü buruştu.

Açıkladım. “Güzel bir reklam filmi hazırlanır. Teknoloji son sınırına kadar kullanılır. Seyredenlerin ağzı açık kalır. Abartılı bir lansman partisi de düzenlenir… Yarın, ürünü kullanacak olanların ne düşüneceği unutulur.”

:-P

Maalesef haklı çıktım. Şirket, lansmanı düşündüğü kadar daha sonra ne olacağını düşünmemiş… Ürünü halihazırda kullanan müşterilerin kafa karışıklığını, şubelere yeterli bilginin aktarılmasını, müşterilere bire bir duyuru göndermeyi, hayatı nasıl kolaylaştırdığını, vb…

Haşmetli lansmanın arkasından dağ fare doğurdu.

:-P

Genç yaştakilere hayat bilgisi için dersi için söylenen bir cümle vardır.

Gece kiminle yattığın değil, sabah kiminle kalktığın önemlidir.

Bu cümleyi her lansman günü hatırlarım, hatırlatırım.

:-)

Kaç imza attın?

31 December 2008 Wednesday

Ürün Geliştirme Ekibi‘ni yönetiyordum. Bankanın ürünlerini geliştiriyor, süreçleri daha verimli hale getiriyorduk. Kendileriyle birlikte çalışmaktan gurur duyduğum çalışkan ve yaratıcı bir ekip vardı.

Her yenilik sonrasında, yeni uygulamaların tüm teşkilata duyurulması gerekir. Genel Mektup (veya sirküler veya duyuru veya memorandum) denilen bir talimat yazısı hazırlanır. Geliştirmeyi bizim ekibimiz yaptığı için, yazıyı da biz hazırlıyorduk. Ancak altına imza atan bölüm, bazen Operasyon veya Satış Yönetimi olabiliyordu.

Hırslı, akıllı bir arkadaşımızdı. Sonuç odaklı idi. Bir işi yapacak / yaptıracak tüm tarafları biliyor, onları bazen rahatsız ederek de olsa işi kotarıyordu. En hoşlanmadığı şey kavramlarını onun geliştirdiği, hatta yazısını yazdığı bir duyurunun altında başkalarının imzası olmasıydı. Her seferinde bu konuyu tartışıyorduk.

Sonunda dedim ki: “Şimdiye kadar 14 kere iş değiştirdim. Bir işe girme görüşmesi yaptığında hiç kimse, “kaç duyurunun altında imzan var” diye sormuyor. Önemli olan gönül rahatlığı ile “ben yaptım” diyebilmendir. Bu duygunun değerini, imza sayısı ile ölçmemelisin”

İkna edemedim.
:-(