"e-posta" etiketli yazılar:

E-posta gönderirken

24 April 2010 Saturday

Öğrencilerime e-posta gönderirken nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda bir mesaj yazmayı düşünüyordum.

O sırada Seth Godin’in benzer bir öneri yazısını okudum.

Benim ekleyeceklerim de var.

:-P

1 – Mesajın Konu kısmına doğru / anlamlı  kelimeler yazın. Son gelen mesaja, yepyeni şeyler yazıp geri göndermeyin.

  • Mesajın konusu “Re: Ödevlere ait notunuz”.  Öğrencilere ödev notlarını bildirmişim. Yanıtlayan öğrenci bir ödevi eklemiş göndermiş.
  • Mesajın konusu “Ödev 2 – YANITLAR”. Öğrenci bu mesajı “yanıt” diye tuşlamış, ama Ödev 3′ü eklemiş. Bu durumda gelen mesajın konusu Ödev 3 olmalı…

:-P

Buna “gelişine forward” diyoruz. Futbol oynayanların “gelişine şut” dediği gibi…

MBA öğrencileri, aslında iş hayatının bazı prensiplerini sindirmiş olmalılar. Zamanı etkin kullanmayı anlayabilirim. Ancak, doğru anlaşılmak ve tembellik etmemek de, iş hayatının gerekleri içinde…

İlginç olanı sadece öğrencilerimin bir kısmı ile sınırlı değil. İş yazışmalarını da bu şekilde yapanlar var. Bazen “Bundan sonra Konu kısmına şöyle yazsak olur mu?” diye nazikçe uyarmaya çalışıyorum.

:-)

2 – Ödev gönderiyorsanız, okuyan kişinin rahat açacağı bir formatta göndermelisiniz. Ödevin okunamaması öğretim üyesinin değil sizin sorununuzduır.

Nasıl ki iş hayatında sizi değerlendirecek birine verdiğiniz rapor okunamadığı zaman onun değil de sizin sorununuz olur ise…

:-P

3 – Ödevler için bir format belirliyorum. Bunu her ödev ile tekrar gönderiyorum. Israrla format dışı kalan oluyor. Sn. Bülent Eczacıbaşı’nın sohbet toplantısında söylediklerini tekrarlayacağım.

Yaptığınız işi (o sırada ne yapıyorsanız) ciddiye alın.

Gerek özensiz konu seçimi ve/veya format uyumsuzluğu, ödevi ne kadar ciddiye aldığının göstergesidir.

:-P

CRM zorunlu ders değil. Bu dersi seçen arkadaşlar isteyerek alıyorlar. Zaten nasıl bir öğrenci istemediğimi önceden duyurdum.

Ödevlerine gösterdikleri özeni, ödevin iletişimine de göstermelerini bekliyorum.

:-D

Parmakları karıştırmak

10 April 2010 Saturday

Babası oğluna parmakları öğretmiş.

Bu başparmak… Bir şeye basarken kullanılır. Yukarı kaldırdığında “aferim” anlamına gelir….

Bu işaret parmağı… Bir şeyleri gösterirken kullanılır. Yukarı kaldırıp sallarsan “bir daha yapma” anlamına gelir. Kavanozun dibinde kalan balı yalarken işe yarar…

Bu orta parmak… En uzun parmaktır.

Bu yüzük parmağı… Kutsal evlilik yüzüğü bu parmağa takılır.

Bu serçe parmak… Kürdan yerine kullanırsın, kulağını karıştırırsın…

Sonra elini hızlıca sallamış. “Şimdi karıştırıp tekrar soracağım, bakalım bilecek misin?

:-D

Bu fıkra nereden aklıma geldi.

Birkaç arkadaş, kanal stratejilerini tartışıyorduk.

  • Artık bunlara kanal değil, temas noktası demeliyiz. Internet’e “kanal” dediğimizde, e-posta ile friendfeed girdisini aynı kefeye koyuyormuşuz gibi geliyor. Rahatsız oluyorum.

Elbette tüm kanal stratejileri, ana iletişim stratejisi doğrultusunda şekillenir. Ancak her kanalın kendi kısıtlamaları vardır.

Birinde karakter sınırı vardır, diğerinde resim gönderemezsin, vb…

Ana strateji tek olduğu için, bunları da tekleştirmeye kalkarsan, fıkradaki baba konumuna düşersin.

:-P

E-posta listesi

02 February 2010 Tuesday

Biliyorsunuz. E-posta adresinizi bir kez ele geçiriyorlar. Sonra listeden çıkamıyorsunuz.email_marketing1

Bugün size iki tane öykü…

;-)

Bir mezunlar derneğine “Ahmet Yürümeyenkuş ağabeyimiz öldü. Başımız sağolsun.” diye mesaj gelir. (İsmi ben uydurdum)

Hemen mezunlar kütüğüne bakarlar. Bu isimde hiç kimse yoktur. Araştırırlar. Hiç bir şey bulamazlar. Sonra mesajı gönderen kişiye telefon edip sorarlar.

“Aylardan beri beni listeden çıkartın, bana e-posta göndermeyin diye defalarca aradım. Hiç ilgilenen olmadı. Ben de derdimi anlatmak için bu yöntemi buldum.” yanıtını alırlar.

;-) email

Bir turizm firmasından sürekli e-posta alıyordum.  Defalarca e-posta gönderdim. Mesaj gelmeye devam etti.

Sonunda şu mesajı gönderdim.

============

Mesajınızın en alt satırına, “istemiyorsanız buraya klikleyin” yazacağına Please click here, if you always like to have newsletter ! yazan görgüsüz ve utanmaz bir firma ile hiçbir zaman işim olamaz.

Reklamınız olmasın diye adınızdan bahsetmiyorum.  Ama öğrencilerime “bunu yapacak kadar utanmaz olmayın” diye yaptıklarınızı anlatıyorum.

============

Aylardır gelmeyen yanıt hemen 15 dakika sonra geldi.

============

Sayın Ugur  Özmen,

Gondermis oldugunuz Mesajınız icin Cok tesekkur ederiz.

Ne yazıkkı asıl utanacak kısı siz iken bu sekil bir  mail sahıbıne hıc yakısmayan bu uslubunuzu   sadece kınıyoruz.

Eger Satırlarda hata varsa bir Egitimci olarak hatanızı duzeltirmisiniz uyarısı yerıne  bu sekil bir yazı sekliniz  hicte size yakısmamıs. bilincsiz bir sekilde bunu(görgüsüz ve utanmaz bir firma) yazabiliyorlarsa vay benim TÜRKİYEME.

Yazdıgınız yazınızda herhalde aynaya fazla bakmıssınızkı kendınızı bize tanıtıyorsunuz.

Sizi  isim listesinden tekrar giremiyecek sekilde kazıdık.

Ancak size sunu belirtmek isteriz;

Su ana kadar 20 Yıldır bu isme ve fırmaya hıc bir Pislik yapısmadı .Cunki o kadar temizki  leke tutmaz.
spam

Saygılarımızla

============

  • (Yazıyı yukarıya aynen kopyaladım. Uslup ve dilbilgisine hiç dokunmadım)

Hemen şükran duygumu paylaştım.

============

Yanıtınız, ne kadar haklı olduğumu göstermesi açısından iyi bir örnek.

Teşekkür ederim.

============

Artık bu firmadan mesaj almıyorum.

:-P