"e-Tohum" etiketli yazılar:

Anlamak ve çelişmek

19 March 2010 Friday

Yenilikçilik ve fikircilik konusunda birkaç kez [1],  [2], [3], [4], [5] yazdım.

Bazı toplantı veya konferanslarda da bu konuda konuşmacı olarak çağırılıyorum.

:-D

Likemind’da, e-Tohum toplantılarında, girişim veya yatırımcı konferanslarında “Bir fikrim geldi” diyenler ile karşılaşıyoruz.

Fikir değil, uygulama önemli” diye anlatmaya çalışıyorum. Türkiye’de ve dünyada çok başarılı olmuş girişimlerin büyük çoğunluğu “ilk fikir” değil. Ama ilk olandan daha iyi yapılmış. Hayata geçirirken daha dikkatli davranılmış. (Burak Büyükdemir bunu binlerce kez anlatmaya çalıştı zaten…)

;-)

Bir genç arkadaş muhtemelen o toplantılardan birinde bana fikrini söylemiş. Ben de “fikir önemli değil” demişim. Kim olduğunu hatırlamıyorum.

Günlerce beklemiş. Sonra birgün zamanı gelmiş. Ve…  Inı nı nınnnn…. Friendfeed’deki bir yazımın altına yorum girmiş.

  • Bana fikir önemli değil dedi. Ben de onun fikirlerini dikkate almıyorum.

Bu cümleye hiç itirazım yok.

Anlayamadığım şu… Öyleyse beni neden izlemeye devam ediyorsun.  Neden hemen izleme listenden çıkarmadın…

Kendisiyle çelişmemesi için, hemen gereğini yaptım.

:-P

20 Mart 2010

Sonrası…

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin Marketing Anadolu kulübü öğrencilerinin düzenlediği “Kampüste Marketing” etkinliğindeyim.

Bir genç arkadaş gelip yanıma oturdu. “Tanıdınız mı?” diye sordu. Tanımadığım için özür diledim. “Likemind’da tanışmıştık” dedi.  Sonra birlikte resim çekirmeyi teklif etti. “Gurur duyarım” dedim.

Daha sonra kartını verdi… Yukarıdaki cümleyi yazan arkadaş.

Bu kadar çelişki… Gerçekten değişimi severim.  Ama bana bile çok fazla…

:-P

E-Tohum ikinci tur

03 September 2009 Thursday

Ben tatildeyken e-Tohum ikinci tura başlamış. Başvurular Aralık ayına kadar sürecek.

etohum

Burak Büyükdemir yine Evliya Çelebi misali yollara dökülecek. Bir çok projeyi dinleyecek. Bazılarını hepimiz duyacağız.

Internet girişimciliği panelleri düzenlenecek…

e-Tohum Kafe Buluşmaları’nda bir araya gelip hasret gidereceğiz. (Bazılarımız arkada dedikodu yapmaya gelecek… :-) , Burak’ın ince dokundurmalarından payını da alacak… )

Beni asıl heyecanlandıran kısmı, ” Hafta Sonu Girişimcilik Kampı” aşaması. Orada ben de görev aldığım için…

Yine birçok başarı öyküsüne şahit olacağız. Birçok genç arkadaşın büyümesini yakından izleyeceğiz.

Ne güzel…

:-D

Mükemmel iyinin düşmanıdır

01 May 2009 Friday

Bir çok genç arkadaşla tanışıyorum Likemind ve e-Tohum toplantılarında. Bazıları ile ayrıntılı konuşuyoruz. Fikirlerini hayata geçirmeye çaba sarf edenlere katkıda bulunmaya çalıştığım oluyor.

Bir kısmı, “şimdi…  yarın…  az kaldı…” diyerek gecikiyor. Daha önce “kimsenin yapamadığı mükemmellikte” bir şeyler sunmaya çalışıyorlar.

İş hayatımın ilk yıllarında, benzer şekilde düşünür ve davranırdım.  Mükemmel bir şeyler teslim etmek için didinirdim. Tecrübeli birkaç iş adamı bana şunu anlatmıştı.

  • “Bazı projeleri mükemmel duruma getirmek çok uzun sürer. 20/80 kuralı burada da geçerlidir. Bir projenin % 75 – 80’i, zamanın % 20 – 30’unu alır. Fikir iyi ise, o aşamada bile müşteri için bir yarar sağlar. Şirkete de para kazandırmaya başlar. Piyasaya arz edecek konuma geldiğinde ortalığa çıkmak gerekir. Kalan kısmını sonra düzeltmek daha iyi olur.”

mukemmel_2

Bu yaklaşım sadece CRM projelerinde değil, internet girişimlerinde de geçerlidir.

Siz arz-ı endam edince yanlışları göstermek isteyen çok fazla kişi olacaktır. “Renkler cafcaflı olmuş, tema düzgün değil, aradığımı hemen bulamadım, şu siteye benziyor, şunu eklesen daha iyi olur, bunu çıkarmak lazım…”

Bunları ön yargısızca dikkate alıp, gerçekten anlamlı olanları sonra uygulayabilirsiniz. Bu sayede, mükemmele ulaşmayı hızlandırabilirsiniz bile…

Araba yedek parçası veya uçak ekipmanı yapmıyorsanız, işiniz (insan yaşamı ile doğrudan veya dolaylı ilgili olmayıp) mutlaka 6 hatta 8 – 10 sigma oranında özen göstermenizi gerektirmiyorsa, bir an önce sahaya çıkın.

Fikrinizi gerçek hayatta sınayın.

:-D