"iletişim" etiketli yazılar:

Kurallar değişir, ilkeler değişmez

11 August 2010 Wednesday

Sosyal Mecralarda (SM) oldukça aktif olan genç arkadaşlardan biri, çalıştığı kurumda Sosyal Mecralarda Pazarlama işiyle görevlendirilmiş. Friendfeed’den paylaştı. 

Kendisini tebrik ettim. Şu ana kadar SM’da kendi adı ile yer alırken, şimdi bir şirket adıyla yer alacağını vurgulamak için “Artık 2 markayı yöneteceksin” diye vurguladım.  Aslında “aman ikisini birbirine karıştırma” demek istemiştim.

;-)

Bir gün, kendi adı ile yazdığı (çalıştığı şirket ile ilgisiz)  bazı yorumları gördüm. Genel eğilimler dışında, iddialı bir cümleydi. “Eyvah.  Şirket bu konuda kıyameti koparabilir” dedim.

:-(

Sonrasında, tamamen başka bir vesileyle Rol çelişkisi açısından Sosyal Mecralar yazısını yayınladım.

Arkasından SM sorumlusu olarak çalışan bir çok genç arkadaş bana mesaj gönderdi. Bazıları örnekler de sundular ve “şunu yapınca kurum zarar görür mü?”, “bu şekilde yazınca, marka etkilenir mi?” diye sordular.

Bahsettiğim arkadaş da mesaj attı. Buluşup sohbet ettik. Kendi başına gelenden bahsetti. Patronu ona fena halde kızmış. Pazarlama becerisi ve iyi niyeti sayesinde kovulmamış. Sohbetimizde  “o yazıyı keşke daha önce yayınlasaydınız” dedi.

:-(

Bu konuda yazıştığım, konuştuğum arkadaşların hepsine “sosyal mecralar uzmanı (SMU) olmadığımı” söylüyorum. Sosyal Mecralarda pazarlama’nın kuralları henüz yavaş yavaş oluşuyor.  Bunun için biraz zaman geçecek. Doğru (?) hareketlerin hepsini bilen kimse yok. Ben de öğrenmeye çaba sarfediyorum zaten.

Şu var ki, bir markayı temsil etmenin temel kuralları internet’ten önce nasılsa, şimdi de öyle. Selim Tuncer’in deyimiyle “bize marka emanet ediliyor”. Bizim görevimiz onun itibarlı bir şekilde tanınmasını sağlamak. Markanın adını yüceltmeliyiz. Olur olmaz kişisel çekişmelerimize katmamalıyız. Aksi koşulda “sırtımızdaki yumurta küfesi” çok zarar görür.

;-)

Mecralar kendi kurallarını oluşturur.  Bu yadsınamaz. Ama unutulmaması gereken şey şudur.

Kurallar değişir, ilkeler değişmez. Pazarlamanın temel ilkeleri de…

:-D

Kişiselleştirme: sıfır…

15 July 2010 Thursday

Yolda promosyon için tezgah açmışlar. Önünden geçerken bana da birkaç tane vermek istiyor.

Şampuan’ı methediyor. “Sence benim buna ihtiyacım var mı?” diye soruyorum. “Neden olmasın ki?” diyor.

  • Bu “Neden olmasın?” bakış açısına hayret derim.

:-P

Bir spor tesisini geziyorum. Yürüyüş bantları, diğer her türlü ekipman, kapalı ve açık havuz, masa tenisi salonundan küçük bir basketbol sahasına kadar oldukça donanımlı.

Bana anlatıyor. “Duş kabinlerimizde sabun ve şampuan vardır.” Hemen yanıtlıyorum. “Ben pek kullanmam.” Sanki, “hep aynı markayı kullanırım, şampuanımı değiştirmem” demişim gibi algılıyor.  “Elbette kendiniz de getirebilirsiniz” diye mırıldanıyor.

Sonra kapalı havuza geliyoruz. “Bu havuza girerken bone giymek zorunludur.” diyor. “Benim için de geçerli mi?” diye soruyorum, elimi kendi dazlak kafama “şap, şap” vurarak…

O zaman farkediyor. “Af edersiniz. Size zorunlu değil tabii…

“Sorun değil. Kel kafama rağmen bone giyeceksin diye tutturan bir tesis vardı.” diyorum.

:-P

Kişiselleştirmeyi yüzyüze görüşürken yapamazsak, uzaktan mesajda hiç yapamayız.

:-D

Mobilite

15 June 2010 Tuesday

Mobilite duyunca çoğumuzun aklına cep telefonları geliyor. Bugünlerde tabletler de konuşulmaya başlandı.

Oysa mobilite = hareketlilik. İletişim ile sınırlı değil. Hayatın her alanını kapsıyor. Belirsizlik, hareketi artırıyor.

Yukarıdaki karikatürde olduğu gibi… (Yine bir Fortis eğitiminden alıntı…)

Eskiden işe alım sürecinde “seyahat etmeye engel durumunuz var mı?” diye sorarlardı.

Şimdi ise, uluslararası firmalarda ilk sorulardan biri “Başka ülkede görevlendirmeye engel durumunuz var mı?” oldu.

:-P

21′inci yüzyılda hareketlilik çok artacak. Araştırmalar, 25 yıllık iş yaşamını 20′inci yüzyılın ortaları ile karşılaştırıyor. Yeni yüzyılda eskisinin birkaç katı iş değiştirme olacağını öngörüyorlar.

Bunların bir kısmı isteyerek olacak. Büyük kısmı da zorunlu hareket… İflas, iş kolu değişikliği, hoşçakal mesajları…

İnsan Kaynakları (veya İnsan Kıymetleri) uzmanlarına çok iş düşecek.

:-P