"karar verme" etiketli yazılar:

Kontrolden vazgeçerken…

03 October 2009 Saturday

Kontrol konusuna devam…

Bu öyküyü FedEx Türkiye’nin üst yöneticilerinin birinden dinlemiştim.

:-P

Michael Schumacher’in üst üste birincilikler kazandığı bir dönem. Bazı kurumlar konuşmacı olarak çağırıyor. O da anlatıyor.

michael_schumacher_thumb[1]

Resmin kaynağı


Diyor ki:

  • Ben bir kontrol hastasıyım.  Her şeyi en ince ayrıntısına kadar kontrol etmek isterim. (ne de olsa Alman :-) ) Yarışta biri beni geçmeye başlarsa, hangi kontrolden feragat edeceğimi düşünürüm.

:-P

Tıpkı iş hayatı… Sadece profesyoneller için değil… Girişimcilerin de öğrenecekleri dersler var bu sözde…

Yanlış anlaşılmasın… Dolu dizgin gitmekten bahsetmiyor. Önce kontrol… Sonra nelerden vazgeçeceğine karar vermek…

:-P

Bana sorun getirmeyin

10 July 2009 Friday

Bazı yöneticiler “Bana sorun getirmeyin” derler.

Aklınızdan şu cümle geçer:

“Madem sorunlarla karşılaşmak istemiyorsun, neden yönetici koltuğunu işgal ediyorsun”

Haklısınız. Yönetim kademelerinde basamaklar artıkça, sorunlarla uğraşılacak.  Orada olma nedeni, karar vermek ve uygulatmak olmalı…

Herşey düzgün giderken, yöneticinin kararlarına ihtiyaç yok ki…  Ancak bir olay durumunda karar verdiği zaman kendisi var.

:-P

Çook önce yazmıştım. Üzerimde çok emeği olan hocam Prof. Dr. Osman A. Ataç’ın sınav sorusu:

“Şirket el kitabı (organization manual) ne zaman plan yerine kullanılır?”

Artık yanıtlayabiliriz değil mi?

:-D

“Bana sorun getirmeyin” diyenler “teflon” yönetici sınıfıdır.  Sorunlar onlara bulaşmaz.  Kayıp gider. “Ne olur, ne olmaz” diyerekten hemen her karardan sıyrılmanın yolunu ararlar. Kocaman gövdeleri olmasa bile zekaları esnektir.

Siz de atasözlerinden medet umarsınız. Söyleyemeseniz bile aklınızdan geçer.

“Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi derler”.  Emret müdürüm… Emretmez…

:-P

Tatil yeri = zor karar

05 June 2009 Friday

RIXOS yolculuğunda Sn. Eyüp Kaplan ile yaptığım sohbetleri yazmaya söz vermiştim.

Bir Avrupalı turistin tatil kararını sonlandırıp rezervasyon yapması, ortalama 29 gün sürüyormuş.

Tatil iznini alacağı zamana karar vermesi, sonra hangi ülkeye gideceği, hangi otelde kalacağı… Internet üzerinden araştırmaya başlaması ile “tamam, buraya gideceğim” demesi arasında geçen 29 gün.

Son dakikaya bırakılmayan bir karar süreci… Gidilecek ülkenin siyasi ve ekonomik koşullarından hava durumuna kadar uzanan araştırmalar…

İstisnası elbette var. Dostların, arkadaşların tavsiyeleri… Süreyi oldukça kısaltıyormuş.

Internet’in doğası gereği, tüm dünya ülkeleri size rakip. Yüz yüze gelmeden yapılan zorlu bir mücadele söz konusu.

Bu koşullar altında, çok düşük fiyat verenler dışında, doluluk sağlayan tüm turizm sektörükutluyorum.

:-D