"ödev" etiketli yazılar:

Gidiş yolu 2

10 June 2010 Thursday

Öğrencilerin “Gidiş yoluna puan veriyor musunuz?” cümlesi üzerine yazmıştım.

Ömer Ekinci de 1.5 sene önce aynı konuya değinmiş. Benim yazımın yorumlarında Ömer Yüksek ile başlayan tartışma, Ömer’in blogunda devam etti.

:-(

Ömer Yüksek “Hata yapmamak üzerine kurulu bir eğitim sistemi olabilir mi?” diye sormuş.

İlk yazımda da söylemiştim. İlkokulda iseniz, elbette hata yapabilirsiniz. Ama meslek eğitimi alırken de “Hata yapmamak üzerine kurulu bir eğitim sistemi olabilir mi?” diye soruyorsanız… Yanıtladım.

“İnşaat Mühendisinin hatalı yaptığı binalarda yaşamak, doktorun hatalı tedavisine maruz kalmak, politikacının hatalı verdiği karar ile işsiz kalmak ve/veya akrabasını madende kaybetmek, vb… isteyen varsa, bu sorunun yanıtını da o versin.

Eminim onların da bu “gidiş yolunda” doğru yaptıkları vardır. Doğruya puan vererek onları mühendis, doktor, yönetici yaparsınız. Sonra da başınıza gelene şaşarsınız.”

:-(

Yıllarca satış ekibi yönettim. Aşağıdaki resimler fotokopi ile en büyütüleceği kadar büyük şekilde arkamda asılıydı.

Bugünlerde yine asılı…

:-D

Yorumdaki cümlelerim ile bitireyim.

Eğer iş hayatında olmayacaksanız, eğer kendi hatalarınız başkalarını hiç etkilemeyecekse gidiş yolunu siz bilirsiniz. Hatta, bütün puanlar sizin olsun.

Ama başkasının (anne-babanız, sevgiliniz, eşiniz, çocuklarınız dahil) hayatını etkileyecekseniz, düzgün yoldan gidip doğru sonuca ulaşmanızı öneririm.

:-D

Gidiş yolu…

10 May 2010 Monday

Dönem sonu geldi. Final sınavları kapıda… Bu vesileyle yazayım.

Şu cümle beni hasta eder.

  • Gidiş yoluna puan veriyor musunuz?

Hani ilkokulda okuyanlar söyleyince belki garip kaçmıyordur. MBA düzeyinde ise… Şaşırtıcı…

:-P

Konkura, ihaleye, vb…  katıldığınızı farzedin. Ve kazanamadınız… Bahanelerinizi kendinize bile anlatamazsınız…

  • Ama biz geceler boyu çalıştık…
  • Çözmeye yanlış yerden başlamışız…
  • Ne istendiği çok da açık olarak yazılmamıştı…

Bahaneler konusunda daha önce de yazdım

Arkadaşlar… İş hayatında gidiş yoluna puan verilmiyor. Müşterinin istediğini doğru anlayacaksın, doğru çözümü sunacaksın… Yetmez…  Diğer önerilerden daha iyisini ortaya koyacaksın.

Seninkinden daha iyi (daha ucuz, daha etkili, daha kapsamlı, daha …) bir çalışma olduğu anda, senin (belki de gerçekten) şahane olan önerinin bir anlamı kalmıyor.

Şansın varsa, başka bir müşteriye sunabilirsin. Şansın yoksa… Üzgünüm…

;-)

Öğrenciler, “okulda iş hayatı yeterince öğretilmiyor” diye söylüyorlar. Yoklamalar, ödevler ve sınavlar ile başlayalım diyorum.

Ne dersiniz?

:-P

E-posta gönderirken

24 April 2010 Saturday

Öğrencilerime e-posta gönderirken nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda bir mesaj yazmayı düşünüyordum.

O sırada Seth Godin’in benzer bir öneri yazısını okudum.

Benim ekleyeceklerim de var.

:-P

1 – Mesajın Konu kısmına doğru / anlamlı  kelimeler yazın. Son gelen mesaja, yepyeni şeyler yazıp geri göndermeyin.

  • Mesajın konusu “Re: Ödevlere ait notunuz”.  Öğrencilere ödev notlarını bildirmişim. Yanıtlayan öğrenci bir ödevi eklemiş göndermiş.
  • Mesajın konusu “Ödev 2 – YANITLAR”. Öğrenci bu mesajı “yanıt” diye tuşlamış, ama Ödev 3′ü eklemiş. Bu durumda gelen mesajın konusu Ödev 3 olmalı…

:-P

Buna “gelişine forward” diyoruz. Futbol oynayanların “gelişine şut” dediği gibi…

MBA öğrencileri, aslında iş hayatının bazı prensiplerini sindirmiş olmalılar. Zamanı etkin kullanmayı anlayabilirim. Ancak, doğru anlaşılmak ve tembellik etmemek de, iş hayatının gerekleri içinde…

İlginç olanı sadece öğrencilerimin bir kısmı ile sınırlı değil. İş yazışmalarını da bu şekilde yapanlar var. Bazen “Bundan sonra Konu kısmına şöyle yazsak olur mu?” diye nazikçe uyarmaya çalışıyorum.

:-)

2 – Ödev gönderiyorsanız, okuyan kişinin rahat açacağı bir formatta göndermelisiniz. Ödevin okunamaması öğretim üyesinin değil sizin sorununuzduır.

Nasıl ki iş hayatında sizi değerlendirecek birine verdiğiniz rapor okunamadığı zaman onun değil de sizin sorununuz olur ise…

:-P

3 – Ödevler için bir format belirliyorum. Bunu her ödev ile tekrar gönderiyorum. Israrla format dışı kalan oluyor. Sn. Bülent Eczacıbaşı’nın sohbet toplantısında söylediklerini tekrarlayacağım.

Yaptığınız işi (o sırada ne yapıyorsanız) ciddiye alın.

Gerek özensiz konu seçimi ve/veya format uyumsuzluğu, ödevi ne kadar ciddiye aldığının göstergesidir.

:-P

CRM zorunlu ders değil. Bu dersi seçen arkadaşlar isteyerek alıyorlar. Zaten nasıl bir öğrenci istemediğimi önceden duyurdum.

Ödevlerine gösterdikleri özeni, ödevin iletişimine de göstermelerini bekliyorum.

:-D