"on line" etiketli yazılar:

Web 2½ semineri

21 June 2010 Monday

Reklamverenler tarafında Web 2.0 daha yeterince anlaşılmadı. Buralarda önceden geziyorsak hepimiz  SMU oluverdik.

Sonra Web 3.0 konuşulmaya başlandı. Ben bazı uyarıları yapmak istedim.

Eğer reklamveren tarafındaysanız,  bu yazıları ve friendfeed’deki tartışmaları okuduysanız, içinizi bir ürperti kaplamıştır. “Nereye gidiyoruz?” diye…

;-)

Kullanıcıya anlamlı içeriğin sunulması, müşteri verilerini biriktirmeyi ve anlamayı gerektiriyor. “İçeriği nasıl bilgi almakta kullanabiliriz”, “Pazarlama amaçlı  içerik nasıl üretilir”, “Alt-yapılarımızı oluştururken ne yapacağız?” “Dijital ajanslar bize ne kadar faydalı olabilir?” gibi sorular aklınıza geliyordur.

Üstelik, kullanıcıya anlamlı içeriğin sunulması friendfeed yorumlarında okuduğunuz gibi fırsat ve tehditleri birlikte getiriyor.

Bir yandan müşterinin daha fazla yanında olurken, diğer yanda müşteri verilerimizin dijital ajanslar sayesinde zenginleşiyor. Bu durumda en değerli bilgimiz – müşteri verilerimiz – dijital ajansların elinde mi birikecek.  Doğal olarak yeni sorular… “Bu dönemde pazarlama iletişimimiz nasıl değişecek?” “Pazarlama ve Kurumsal İletişim departmanlarımızda yeni bilgi birikimi gerekiyor mu?” “Ajans ilişkimizi nasıl konumlandırmalıyız?”

Bu soruların yanıtlarını 25 Haziran 2010 tarihinde Web 2½  seminerinde konuşacağız.

Bu eğitim:

  • Sosyal medyada pazarlama eğitimi değildir. (Zaten her fırsatta vurguluyorum. Ben bir SMU değilim.)
  • CRM eğitimi değildir. (CRM biliyorum, ama bu eğitim CRM’e teğet geçiyor.)

Reklamverenler,

Hem ajans, hem de reklamveren tarafında bulunan bir kişiden doğrudan bilgi almak isterseniz, bu eğitimi kaçırmayın derim.

:-D

Müşterinin dili

03 August 2009 Monday

A. Selim Tuncer‘in bazı yazıları

üzerine aklıma gelen bir anı var.

Yaklaşık 20 sene önce…

:-D

Bankalarda “on-line” sistemler yeni kuruluyor.  ATM ağları giderek Anadolu’ya yayılıyor. Hat kesiliyor, sistem çöküyor… Bu sistemler, bazen çalışmıyor…

İşte öyle bir günde… Trabzon‘da… Müşterinin işi yapılamıyor…

- Neden yapmıyorsunuz?” diye soruyor müşteri…

- Sistem off’da…” diye yanıtlıyor eleman… Çaresizce…

Müşteri söylenerek çıkıp gidiyor.

Bir saat sonra, Of şubesinde kıyamet kopuyor.

- Sistem burada var dediniz, atlayıp geldik. Adam mı kandırıyorsunuz?..”

:-P

Kendi diliniz ile değil de müşterinin dili ile konuşmalısınız…

:-P

THY On-line

15 May 2008 Thursday

Yurt dışı seyahatim için THY’den bilet aldım. Uçuş saatinden 24 saat önce de “on line check in” hizmetini kullandım. Yerimi ayırttım.

Ertesi gün, oldukça erken bir saatte havaalanına gittim. İngiltere uçuşuna ait kuyrukta beklemeye başladım. Her kişi ile ayrı ayrı ilgilenen güvenlik elemanı, pasaportu ve bileti inceledi. “Bavulunuzu siz mi kapattınız; başkalarından İngiltere’ye gidecek birşey aldınız mı?” gibi sorular sordu.

Sonra da, “on line check in yaptıysanız, şu sıraya geçin” diyerek bir bankoya yönlenirdi. O bankodaki kuyruk, on line olmayanların kuyruğu ile aynı uzunluktaydı. Aradan 15 dakika geçti. Bizim kuyrukta kımıldama olmadı, ama güvenlik işlemleri sırasında arkamda olan kişi “on line olmayan” işlemini tamamlayıp uçağa binmek üzere, bekleme salonuna doğru yöneldi. On line için bir banko, on-line olmayanlar için iki banko ayrılmıştı. On-line bankodaki eleman, uykusunu yeterince almadan gelmiş olmalı ki, hareketleri yavaş çekim gibi idi. Elindeki kağıtlara 3 – 4 kez bakıyor, zaman zaman kaşlarını kaldırıp indiriyor, sonra da teker teker tuşlara dokunuyordu.

“On line” sırasında önümde bekleyen ingiliz turist de bu konuya dikkat çekti ve “bu on line uygulamanın anlaşılmaz” olduğunu söyledi. Ben dayanamadım, bankolarda çalışan personele “on-line kuyruğunun ilerlemediğini, diğer taraftaki sırada olsaydım, çoktan işlemimin tamamlamış olacağını” söyledim.

On line bankosunda –yavaş çekim– çalışan eleman gürültüleri duyunca bir an başını kaldırdı ve sordu: “Ne oluyor?”. Diğer bankolardakiler “Yok bir şey” dediler. Bizim uykulu eleman başını yeniden önüne eğdi. İşte o an biraz korktum. Bu on-line düzeni kuran kişiler, beni İngiltere’ye, bavulumu Dubai aktarmalı Hong Kong’a gönderirler diye ürktüm.

Neyse, uyarılar üzerine, uzayan kuyruğu eritene kadar, ikinci bankonun on-line check-in yapanlara hizmet etmesine karar verildi. Durumu şöyle özetledim: THY on-line’da aksayan nokta, banko elemanının uykusuzluğudur.