"patron" etiketli yazılar:

Kan, ter ve gözyaşı (2)

17 January 2010 Sunday

Kan ter ve gözyaşı yazısında bahsettiğim iş adamı arkadaşımı biraz anlatayım.

Babasının görevi nedeniyle ailece ABD’deyken 5 yaşında okula başlamış. Sonra Ankara’ya gelince TED İlkokuluna gitmiş. Sonuçta 16 yaşında ODTÜ İşletmecilik’e girip 20 yaşında mezun oldu.

Okurken çalışıyordu. Mezun olunca İzmir’de bir mümessillik firmasında işe başladı. Türkiye’ye kağıt ve selüloz ithal ediyorlardı. Firmadaki tüm işleri o kotarıyordu. Ziyarete gittiğim zaman gördüm. Baş ucunda kağıt ve selüloz yayınları vardı. Konusundaki yabancı yayınların hepsini takip ediyordu.

:-P

Firma zaten 3 – 4 kişi. Genel Müdür, patronun yakın akrabası… Aydan aya maaş almaya geliyor. Aradan 1 – 2 yıl geçti. Arkadaşım terfi etmek istedi. “Sen daha küçüksün” dediler. Biraz daha sabretti. Sonra yine… “Küçüksün…”

İşten ayrılıp İstanbul’a geldi. Kendi mümessillik firmasını kurdu. Temsil ettiği şirketlere durumu bildirdi. Büyük çoğunluğu, onun peşinden geldi.

Eski patron, kurmayları ile Avrupa seyahatine çıkıp şirketleri ziyaret etti. Teker teker… “Onun hiç birşeyi yok. Biz kocaman bir holdingiz…” söylemleri ile… Şirketleri yeniden kazanmaya çalıştılar.

Bu ziyaretlerin bazılarında, bir kağıdı yırtıp gelenlere sormuşlar. “Bu kağıdın nasıl yapıldığını, lif uzunluğunu vb… biliyor musunuz?”

Kurmay kadro “biz büyüğüz” demeyi biliyor ama, mümessil olduğu konudan anlamıyor.

O biliyor!…” diyorlar, ziyaretçilere…

Patronun ziyareti bazılarını geri almayı sağladı. Ama büyük çoğunluğu arkadaş ile kaldı.

:-P

Nasıl oluyor da her gün 50,000 dolar kar etmek zorunda olan bir şirket olunuyor diye sorarsanız…

O çabaya bizzat şahit oldum.

:-)

Bunu yapmayın

02 November 2009 Monday

Eski öğrencilerimin birinden şöyle mesaj aldım.

:-)

Merhaba Hocam,

Şu aralar xxxxxx isimli bir şirket ile CRM Manager pozisyonu için görüşüyorum. Pozisyon itibariyle size sormak istediğim şeyler var ve mümkünse biraz da fikir almak istiyorum. Eğer bana yardımcı olursanız sevinirim.

Sizden CRM dersi almıştım 2 dönem önce ve sizinle birkaç kez yazıştık şimdiye kadar. Açıkçası bahsettiğim şirket ve pozisyon çok hoşuma gittiği için mümkün olduğu kadar donanımlı girmek istiyorum mülakatlara. Şirket yakın zamanda SAP’in CRM modülünü satın almış ve bir iki hafta içerisinde implementasyona başlayacaklarmış. Öncelikle sadece B2B çalışan, son kullanıcısı kurumlar ve uzmanlar olan, sadece xxx’le ilgili operasyonlar için zzz, rrr gibi enstrümanlar üreten bir şirketin neden CRM’e ihtiyaç duyacağını anlamadım. Yine de bütün şirket altyapısı yenilendiği için her iş ünitesi SAP’in ilgili modülüne geçiş yapmaya başlamış. Ellerindeki datanın yapısıyla ilgili, müşterileri, ihracat yaptıkları 15’e yakın ülkeyle ilgili hiçbir bilgim yok. Bu datayı nasıl kullanacaklarıyla da ilgili birşey bilmiyorum.

İlanda “Minimum 2 years of work experience in SAP CRM Conceptualization & Project Implementation” diye bir ibare var. SAP CRM conceptualization nedir, onu da bilmiyorum. “Experienced on SAP Enterprise Portal and Visual Composer” ibaresine de yabancıyım.

Sizden ricam genel portreyi değerlendirdiğinizde kafanızda şekillenen yapıyı bana biraz özetlemeniz ve nasıl bir CRM Manager profile çizmenin bu konuda bana yardımcı olacağını izah etmeniz.

Bundan sonraki ilk görüşmem, bağlı çalışacağım Pazar müdürü’yle olacak. Dolayısıyla kendi tecrübelerimi pozisyonun ihtiyaçlarıyla örtüştürüp, onların beklentilerinin çok üzerine çıkan bir aday profillemem gerekiyor ki pozisyonu alayım.

Vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkür ederim.

Saygılarımla,

:-)

  • Not: Firma belli olmasın diye bazı yerleri değiştirdim

Mesajı defalarca okudum. Aklımda kalan cümleler:

  • … neden CRM’e ihtiyaç duyduklarını anlamadım.
  • Ellerindeki datanın yapısı…, müşterileri, ihracat yaptıkları ülkeler … hiçbir bilgim yok
  • Bu datayı nasıl kullanacaklarıyla da ilgili birşey bilmiyorum.
  • En az 2 yıl tecrübe istiyorlar… ben ne olduğunu bilmiyorum.
  • …. ibaresine de yabancıyım.
  • …. onların beklentilerinin çok üzerine çıkan bir aday profillemem gerekiyor.

:-P

“Ciddi değil” diye düşünüyorum, o andan beri…  Daha kötüsü, bu arkadaş ciddi olabilir

:-P

İşverenleri saf sanıyorsanız yanılırsınız. “Başkasını aldattığını sanan kendisini aldatır” der bir arkadaşım.

Arkadaşlar… Yapmayın bunu… İşe girmek değil, işi yapmak önemlidir. Sonra da, ya suçu İK’ya atarsınız, ya da “patron beni anlamıyor…” dersiniz…

;-)

Rüya / Kabus

14 October 2009 Wednesday

Rüyamda, kötü patronlarımdan birini gördüm. Yine cebelleşiyordum.

:-(

Oysa muhteşem patronlarım oldu.

Okulda öğrenci asistanlık ile başlayan iş hayatımda, ilk patronlarım (aynı zamanda hocalarım) Emel Ataç, Osman Ata Ataç oldu. Dostluğumuz devam ediyor.

Mezuniyet sonrası ilk işimde döneminin en değerli danışmanlarından David O’Hill ile çalıştım.

Ayhan Keyman’da, yöneticinin nasıl olması gerektiğini gördüm.

Türkiye’nin bir numaralı yönetim danışmanı Oktay Bora Yağız ile yakın çalışma fırsatı buldum.

Sonra bankacılık yıllarımda efsane patronlarım İsmail Yalçınkaya ve Metin Ünal… Nezaketi bozmadan yönetim konusunda usta ötesi kişiler…

Önce arkadaşım, sonra patronum olan Ziya Alpman ve Faik Açıkalın… Kolay yönetilen biri değilim. Birlikte çok başarı öyküsü yarattık.

:-D

Kendilerine doğrudan bağlı çalışmadığım, ama vizyonlarına ve liderlik özelliklerine şahit olduğum başka üst düzey yöneticiler de var.

:-D

Bunca değerli insanı görmek varken, çevresindekileri aşağılayan, kendi kötü özelliklerini liderlik davranışı diye astlarına yedirmeye çalışan,  paydaşlardan maddi çıkar sağlayan bir adamı rüyamda görünce…

Küçükken şöyle öğrenmiştim. İyi şeyler görmüşsen, rüya’dır… Kötü şeyler görmüşsen, kabus…

:-P