Ya hep, ya hiç
15 April 2010 ThursdayBize öğretildi. Tabağında tek bir pirinç tanesi bile kalmayacak.
Birlikte yemek yediğim birçok yabancı, “tamam” demeyi biliyor. Tabakta 2 lokma da kalsa, içki bardağın dibinde yarım parmak da olsa… 
Annelerimiz öyle öğretmiş. Bu topraklarda bitmeden bırakıldığını hemen hiç görmedim. (Özellikle içkinin… Sonuna kadar gideriz…)
Müzakere konulu yazılarımda da [1], [2], [3], [4] vurgulamaya çalıştım. Bir yerde durmayı pek bilmeyiz. Kazanç-kazanç yaratmayı önemsemeyiz. “Ya benim olacak, ya da hiç” diye düşünürüz. Sonuna kadar gitmemiz gerektiğini zannederiz.
İş dünyamız aslanlar, kaplanlar ve hatta köpek balıklarıyla doludur. Nedense arı ve karınca pek bulunmaz.
Özetle, bizde azami ve asgari (maksimum ve minimum) vardır.
Neden optimum yoktur diye merak ediyorsanız… Bence, o son kalan – bırakılmayan - tek pirinç tanesi‘nin suçu…

1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
