Bürokrat duruş…
16 September 2009 Wednesdayİş yaşamımın başlarındaydım. Mezun olduktan sonraki ilk işim. Bir danışmanlık şirketinde çalışıyorum. Ofisimiz, müşteri kurumun binasında… Bize nasıl bir oda verirlerse, oraya yerleşiyoruz. Olay mahallindeyiz…
Ekip başı daha önce de yazdığım büyük usta David Owen Hill… Benden bir yıl önce mezun bir arkadaş ile ben de ekipdeyiz.
Odanın bir – hatta bir buçuk – duvarında pencere var. (Kaloriferin üstünden tavana kadar. )
David masasını pencerelerden birinin dibine yerleştirdi. Masayı ve geri kalan mekanı en verimli kullanacak şekilde…
Sonra arkadaş yerleşti. Odanın ortasına yakın… Yüzü kapıya dönük…
Ben de David gibi yerleştirdim. Yüzüm pencereye – dışarıya – dönük olarak… Tüm öğrenciliğim zamanında, odamdaki masa nasıl duruyorsa, işteki masamı da öyle konumlandırmış oldum.
Arkadaş’ın o köşeyi seçmemesine çok sevindim…Pencerenin önündeki mesafe (eşik) de kullanılır. Ayrıca duvara veya pencereye post-it’ler yapıştırılabilir. (14’üncü katta olduğumuz için sokaktan geçenleri de rahatsız etmez.) Masanın ucundan bir şeyler aşağı düşmez… Çok daha verimli olur…
O zamandan beri merak ederim. Daha rahat olmak yerine bürokrat duruşlu masaların neden bu kadar önemsendiğini…


1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
