"proje yönetimi" etiketli yazılar:

Planlama

11 June 2010 Friday

Projelerin en önemli aşaması planlama dönemidir.

CRM projelerinde buna sıfırıncı aşama deriz. Bu aşama iyi yönetilirse, hem ucuz hem de hızlı bir şekilde verim elde etmeye başlanır.

Eğer “CRM dediğin nedir ki… Altı üstü bir yazılım” diye başlanırsa… “Çağırın firmaları, onları dinleyelim” denirse… Kaybedilen para ve zaman… Şirket içinde giderilmemiş ihtiyaçlar… Mutsuz yöneticiler… Acı, hüzün…

“Trajik” ve/veya “Drama” diye etiketlenebilecek anılar…

Derste bunu şu örnekle anlatıyorum.

Yola çıkarken kafanızda 6 ayrı modül vardır. Örneğin:

  • Müşteri tekilleştirmesi
  • Müşteri odaklı veri ambarı
  • Kampanya yönetimi
  • Temas noktası ekranları
  • Müşteriye dokunan süreçlerin tasarımı
  • Analitik CRM

Hedeflenen süre geldiğinde bir bakarsınız ki, sadece bir tek tanesi düzgün yapılmış.

Bazılarımız geri dönüp bakar “yapmayı varsaydığımız diğer işler ne oldu?” diye… Yukarıdaki resim de “kaz gibi bakmak” kavramına açıklık getiriyor.

:-P

Sıfırıncı aşamayı dikkate alın. Yanlış başlarsanız, doğru hedefe ulaşamazsınız.

6 yavrusuyla yola çıkan, nereden geçtiğine dikkat etmeyen, sonra da  hayretle geri dönüp bakan… siz olmayın.

:-D

Meraklısına ek okuma malzemesi:

:-D

CRM’ciye CRM

27 May 2010 Thursday

T’Pol, danışmanlık firmalarının gaflarına dikkat çekmiş, “CRM uzmanı aranıyor” isimli yazımın yorumlarında…  Bir tane anlatmıştım. Bir tane daha anlatayım.

:-P

Bankada CRM projesini yürüttüğüm yıllar. Veri tabanı satan firmanın ticari taraftaki temas noktasıyım. Yaptığımız bir çalışma başarı öyküsü olmuş. Bazı etkinliklerde sunum yapıyorum.

Firmayla hemen her gün görüşüyoruz.

:-P

Bir gün telefonum çaldı. Açtım.

- …. hanım ile görüşebilir miyim?” diye sordu telefondaki kişi.

Bahsettiği kişi, benden önce aynı koltuğu işgal eden arkadaşımız. 4 yıldan beri ben oturuyorum orada…

- Kendisi artık burada değil. Ben yardımcı olabilir miyim?” diye sordum.

- XXX firmasından arıyorum. Bir eğitim programımız var…

Düşünsenize… 4 yıldan beri o telefon numarasını ben kullanıyorum. Bunun son 3 yılında neredeyse her gün o firma ile görüşüyorum. O firmanın yüzbinlerce dolarlık altyapısını kullanıyoruz. Başarı öyküleri çıkarmışız. Danışmanlık hizmeti de sunuyorlar. Ve…

CRM’in en basit kurallarından habersizler.  Temas noktası mı desem, tekilleştirme mi desem, müşteri ilişkisi mi desem, güncelleştirme mi desem…

:-)

Bize akıl verirken kolay… Dediğini yap, yaptığını yapma.

:-P

Hastane kartı

22 May 2010 Saturday

Selim Tuncer’in kulakları çınlasın. Marka deyince, her yerde ve her koşulda geçerli olacağını zannedenlere birçok mesaj vermeye çalıştı. Bu da benden…

:-P

Biliyorsunuz, yine sadakat kartı çıkarma furyası başladı. Birçok projede bulunduğumdan, bana da danışılıyor. Geçenlerde bir görüşmede şu örneği anlattım.

:-D

Sadakat kartlarının azalıp, bankalar ile ortak kart (co-branded) çıkarıldığı dönem idi. Bir hastaneler grubu da banka ile ortak kart çıkarmak istiyordu. Benzer projelerde çok defa bulunduğum için görüşmede ben de vardım. Kart çıkarsa projeyi bizim ekip yürütecekti…

Şube müdürü ilişkileri iyi tutmaya çalışıyor. Üstelik, yeni kredi kartı müşterisi gelecek diye hevesli de… Hastane zinciri de üstünde kendi adının olduğu ortak kart konusunda ısrarlı… Visa mı, MaterCard mı olsun diye tartışıyor.

Ben ise, kredi kartı olarak kullanılmayacağını anlatmaya çalışıyorum. “Başka kart programlarımızda, size uygun teklifler oluşturalım” diyorum. Tüm ilgili taraflar, işi yokuşa sürüyorum diye bana olumsuz bakıyor.

Hastenenin Kurumsal İletişim Müdürü’ne “Her alışveriş yaptığınızda birileri size “geçmiş olsun, neyiniz var” diye sorsa, o kartı kullanmak ister misiniz?” diye sordum. “Mahalle bakkalından, giysi mağazasına kadar herkese hastane ile ilişkinizi anlatmak ister misiniz?

Ne de olsa insanımız, acıma duygusunu belli eder ve teselli etmek ister. Tartışma bitti. Sonunda proje şekil değiştirdi.

:-P

Markanıza aşık olmanızı anlarım ama… Her şeyin yeri var…

:-P