"promosyon" etiketli yazılar:

Kırmızı üzerine…

09 March 2010 Tuesday

Bir yıldan fazla olmuş. Bir yazıda şöyle demiştim.

Sevdiğim bir fıkra var.

Boğalar kırmızıya kızmazlarmış. Kırmızıya inekler kızıyorlarmış. Boğalar, inek yerine koyuldukları için kırmızıya saldırıyorlarmış.

;-)

Kırmızı kutu vakası da bu nedenle gelişti, yorumlardan anladığım kadarı ile…

Yorumculardan Hüseyin Kılıç “yazılanların doğru olması/gerçekleri söylemesi ayrı, okunduğunda karşı tarafın ne anladığı ayrı.demiş. Ben de yukarıdaki fıkrada aynı şeyi söylüyorum.

;-)

Anlatmaya çalıştığım şu:

  • Neden seminerlerde, konferanslarda hep aynı kişiler konuşmacı oluyor?
  • Neden öğrenci kulüpleri hep aynı kişileri etkinliklerde sahnede görmek istiyor?
  • Neden şirketler çeşitli konularda hep aynı kişileri dinlemeyi tercih ediyor?
  • Neden eğitim şirketleri hep aynı kişilere başvuruyor?

diye düşünmek yerine

  • Neden promosyonlar hep aynı kişilere gidiyor?

diye düşünmek yanlış.

Bu hep aynı kişiler şirketleri, öğrencileri, eğitim kurumlarını, konferans düzenleyenleri, hatta rakip ajansları, vb… kafaya mı almışlar. Öyleyse niye?…

Bunu mu düşünmeliyiz, yoksa suçlama yarışı mı düzenlemeliyiz.

Yazı aslında bu kadar basit.

:-)

Tekrarlıyorum. Bu yazı kimseyi aşağılamıyor, kimseyi yüceltmiyor, kimseyi suçlamıyor, kimseyi de aklamıyor.  “Benim şiltlerim / kırmızı kutularım seninkileri döver” de demiyor.

Lakin, görüyorum ki boğalar gerçekten kırmızıya değil de…

Oleeee!…

:-P

Kırmızı kutu(lar)

09 March 2010 Tuesday

Son günlerde friendfeed’de olay çıkaran kırmızı kutudan bana da geldi.

Güzel bir çalışma… 41?29! ekibi “Yaman Gezgin” ile çıktığı yolculukta, yine kaliteli adımlarla yürüyor. Keyifle izliyorum.

Erken zamanlarda bir-iki deneyime yakından bakmış kişilerin SMU (Sosyal Mecralar Uzmanı) olduğu bu ortamda, başarılara imza atan ve bunları da ödüllerle süsleyenlere tebrikler…

:-P

“Bana da geldi…” deyince yeniden alevlenecek bir tartışmayı açmak istemem. “Neden hep aynı kişiler?” sorusunun yanıtını Alemşah uzun uzun yanıtladı.

Daha sorulmadan ben de yanıtlayayım.

Bende bir dizi daha kırmızı kutular var. Resimlerini yan tarafa koydum.  Ayrıca lacivert ve siyah kutular da var. (Resim çekmeyi beceremediğim için kusura bakmayın. )

:-P

Bu kutuların içindekileri de hemen yandaki resimde görebilirsiniz.

Biliyor musunuz?.. Bu kadife kaplı kırmızı, lacivert ve siyah kutuları da hep aynı kişilere veriyorlar…

:-P

Hangi üniversitede veya eğitim kurumunda konuşmaya davet edildiysem, aynı arkadaşlar ile karşılaşıyorum.

:-P

Daha önce de yazmıştım. Anne karnındaki bebek tekme atınca twitter’a mesaj gidiyor. Veya bebek oyuncağı ile oynadığında, bazı hareketleri yapınca…

Sosyal mecralarda var olmanız için büyümenize, hatta doğmanıza bile gerek yok…

Kendi payıma “Neden hep aynı kişiler?..” diye hiç sormuyorum.

:-)

Ek okuma malzemesi:

  1. Bilinen bir şeyi tekrarlamakta fayda var, yaptığımız yorumlar bizim hakkımızda bir şeyler söyler, hedef aldığımız kişi hakkında değil…
  2. Türk sosyal medyasının resmi
  3. Promosyon kuyruklarında birbirini ezenlere artık şaşırmayacağım.
  4. Kırmızı üzerine (Anlamamakta ısrar edenler için geniş açıklama)

;-)

Bu CRM değil (2)

27 February 2010 Saturday

Bu CRM değil yazısına gerek blogumda, gerek friendfeed’de yazılan yorumlar üzerine konuyu genişletmek gerekti.

Bazılarımız her türlü reklam ve promosyon çalışmasını CRM’in bir parçası zannediyor.

Oysa, firmanın kendi hayatını uzatmak için (reklam ve promosyon gibi) yaptıkları   ile müşteri yaşam boyu değerini artırmak için yaptığı çabalar farklıdır.

Bugün size iki örnek vereceğim:

Birinci örnek bir kebapçıya ait…


Fazladan bir açıklama yapmadan, ikinci örneği vereceğim. O da bir petrol istasyonuna ait. Ancak bu sefer içinde müşteri içgörüsü de var.

Şimdi yorumlayalım.

:-P

Bu promosyonlar, firmanın hayatını bir süre daha devam etmesini sağlayabilir. Tıpkı suni teneffüs gibi… Ancak kalıcı bir ömür sağlar mı? Orası şüpheli…

Kalıcı olmak için müşteri sadakatini sağlamak gerek.

Promosyonlar ile sadakat sağlanmaz… İlişki bir dönem için kiralanmış olur. Pazar payını elde etmek ile satın almak arasındaki en önemli fark, daha fazla para verenin geri satın alabilecek olmasıdır.

Promosyon yarışını cebi daha büyük olan kazanır. Oysa firmanın ömrünü müşteri sadakati uzatır.

:-P