Unvanı mesleği sanmak
05 October 2009 MondayOkula müdür olur. Kendisinin öğretmen olduğunu unutur. Mesleğini sorunca, okul müdürü olduğunu söyler. Giderek kendisini öylesine inandırır ki, öğretmen olduğunu unutuverir.
Biliyorum… Aldığın unvana, oturduğun koltuğa göre sorumlulukların değişir, karar süreçleri ve karar etmenleri farklılaşır… Ne var ki, mesleğin temel hareketleri beyninin bir köşesinde aynı kalmalıdır. Bir gün, sahneden indiğinde çok lazım olur.
Giderek daha çok karşılaşıyoruz bunlarla… Atama veya seçim ile geldikleri koltuğu, meslekleri sanıyorlar.
20 yıla yakın bir süre boyunca bankalarda çalıştım. Birçok “Türkiye’de ilk defa” diye adlandırılacak projeye imza attım.
- Kaç yıldır bankacısınız?” diye soranları
- Bankacı değilim. Perakende pazarlamacıyım… Şu anda bir bankada çalışıyorum” diye yanıtladım.
Bankadan emekli oldum. Ama, emekli bankacı değilim. Perakende pazarlamacı’lığım devam ediyor. Danışmanlık veriyorum.
Öğretmen olunca, emekli olunmaz. Ama “müdür olduğunda yürüyüşün değişti ise”, emekli müdür olunur… Daha kötüsü, emekli olamadan eski müdür de olunabilir.
Yukarıda yazdıklarım sadece öğretmenler için geçerli değil. Başhekim olan doktorlar, dernek başkanı olan eski mezunlar, oda başkanı olan zenaat erbabı, milletvekili hatta bakan olan vatandaş… Emekli veya eski olunca yıkılmamanın yolu belli. Mesleğini bilmek…
Özet zaten başlıkta yazılı: Unvan meslek değildir.
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
