"CEM" kategorisindeki yazılar:

13 November 2017 Monday

ÜRÜN değil DENEYİM

Dün Özgür Alaz‘ın bir tweet’ini gördüm.

Durmadan “ÜRÜN değil DENEYİM” diyorum ya! Aynı paralelde düşündüğümüz bu örneği paylaşmak istedim.

🙂

Farklılaştırılmış deneyim taksi şoförüne bile, UBER veya BiTaksi olmadan sadık müşteri kazandırabiliyor.  Hizmetini  deneyime dönüştüremeyenler ise bundan şikayet ediyor.

😉

Deneyim konusunda küçük bir uyarıda bulunayım.

Eğer güzelleştirdiğiniz deneyimi yeterince markalayamamışsanız (yani kendi adınızla anılır duruma getirmemişseniz) sizden çok sektör liderine yarar.

.

08 November 2017 Wednesday

Demiştim

Yıllardan beri müşteri deneyimi üzerinde duruyorum. “Kullandığınız ürün veya hizmetin değil, yaşadığınız deneyimin müşterisi olursunuz” diyorum.

Pazarlamanın önde gelen dijital yayınlarından WARC bugün “Digital transforms the concept of loyalty” [Dijital, sadakat kavramını değiştiriyor] başlıklı yazısında şöyle yazmış:

Dijital çağda sadakat, işlemlerden değil sürekli sunulan muhteşem deneyimin sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Amazon Prime yeni bir sadakat programı türü. Sadakat stratejisi sadakat (hani bizimkilerin indirim, puan, taksit filan gibi şeyleri) önermiyor, muhteşem deneyim sunuyor.

(Ben böyle çevirdim ama daha iyisi ile değiştirebilirim)

Siz yazının tamamını okuyun.

😉

Yakında çok sayıda müşteri deneyimi konferansı, paneli, eğitimi, vb. duyacağız. Marka değil, Markalaştırılmış Deneyim üzerinde durulacak.

.

07 November 2017 Tuesday

Deneyim ve Geri Bildirim

Müşteri Deneyimi’ni “firmanın sunduğu gerçeklik” olarak değil,“müşterinin algıladığı gerçeklik” olarak tanımlayabiliriz.

  • Burada önemli olan kısım, kalın ve kırmızı harflerle vurgulandı. Müşterinin algıladığı gerçeklik. Sizin kendi gerçeğiniz değil, müşterinin algısı.

😉

Müşteri Deneyimi’nin üzerinde çok duruyorum. Sebebi şu:

Defalarca yazdığım [1] , [2] , [3] , [4] , [5]  ve söylediğim gibi, insanlar satın aldıkları veya ürününü kullandıkları markaların değil, deneyimin müşterisi oluyorlar.

Sizin ürününüzü veya hizmetinizi kullandığı için, “benim müşterim” diye düşünüyorsanız, kendinizi kandırıyor olabilirsiniz. Eğer onlar kendilerini sizin müşteriniz olarak hissetmiyorlarsa, sadece ürün veya hizmeti sunan taşeron olarak kalıyorsunuz. Yerinizi bir rakibinize kaptırmanız, an meselesi olmaya başlıyor.

Bu nedenle CRM ve sadakat yönetimi projelerinin ana amacı, satış yapmak değil KALICI olmak.

Bir sürü dijital kanal sunuyoruz ama onlar dükkanda (veya şubede veya bayide) beklemeyi göze alıyordiyorsanız, kendi gerçeğinizi gereğinden fazla önemsiyorsunuz. Oysa, müşterileriniz eziyet çekmeyi sevmeyeceğine göre, siz bir şeyi yanlış yapmışsınızdır.

Belki:

  • İşler, yüz yüze konuşmayı gerektiriyordur;
  • Sürecin tamamını dijitalleştirmeyi becerememişsinizdir;
  • Müşteriniz , arzuladığınız hedef kitle değildir ve bunu öğrenmemişsinizdir;
  • Süreci sorunsuz sürdüremediğiniz için yeterli güven oluşmamıştır;
  • Sizin teknolojik becerileriniz hakkında yeterli bilgilendirme yapılmamıştır;
  • vb…

Nerede hata yaptığınızı anlamak ve düzeltmek istiyorsanız, biri İYİ ve diğeri KÖTÜ, 2 haberim var.

🙂