"Hariçten Gazel" kategorisindeki yazılar:

29 August 2013 Thursday

Bina ve Önyüz

Dün bir binadan söz etmiştim. Bu konuda Facebook’taki yorumları okuyunca aklıma başka bir bina geldi.

Bu seferki Bakü – Azerbaycan‘dan…  Çok beğendiğim bir önyüz çalışması.

bina-onyuz-1

Resimde önyüz çalışması nerede diye merak etmişseniz açıklayayım.

Aslında arkada bir bina var. Büyütülmüş resimde daha ayrıntılı görebilirsiniz.

bina-onyuz-2

Mevcut bina, ana caddede duruyor. Pek de güzel görünmüyor. Bunun üzerine önüne bir yüz (cephe, fasad) yapılıyor. Hem görüntü düzeliyor, hem de her daireye fazladan bir büyük oda çıkmış oluyor. Herkes memnun.

İnşaat bitince nasıl olacak diye merak ediyorsanız, aşağıdaki resmi iskeleler kaldırılmış gibi hayal edin.

bina-onyuz-3

Klasik (Beyoğlu’nda görsek yadırgamayacağımız cinsten) bir önyüz olacak.

🙂

Gördüğüm en yararlı önyüz çalışmalarından biri. Belki örnek bile alınabilir.

😛

 

 

28 August 2013 Wednesday

Beni şaşırtan bina

Şu Le Meridien otelinin binası var ya…

Meridien

Oteli yönetenler kızmasınlar ama…

Ne zaman görsem, 3 kişilik bir öğrenci grubu tasarım ödevinde anlaşamadıkları için, her biri binanın üçte birini yapmış gibi bir izlenim veriyor. Kimin sırasının en üstte olacağına da kura çekerek karar vermişler sanki…

😛

Bu arada hakkını yemeyeyim.

Kibrit kutusu koleksiyonumun bazı güzel parçalarını 10 küsür sene önce Nice’deki Le Meridien’den almıştım.

Meridien-2

Buraya koyamadığım çok sayıda kutu da var.

Teşekkür ederim Le Meridien.

🙂

21 May 2013 Tuesday

Toplantı adabı

Yurt içinde ve dışında beğendiğim veya etkilendiğim toplantı, panel ve konferansların ortak yönlerini derlemeye çalıştım.

Şöyle:

Tam saatinde başlanıyor. Özellikle ABD’de oldukça erken başlıyorlar. Eğer 08:00 ‘de başlayacak denilmişse, 08:01 olmadan başlanıyor. Bazıları kahvaltıdan dönmemiş olabilir; bir kısmı dışarıda sohbettedir; sigaraya çıkanlar saati unutmuşlardır… Farketmiyor. Zamanı gelince başlıyorlar. Diğerleri sonra gelip oturuyor.

  • Bizde ise, sanki daha önce hiç sabah trafiği yaşanmamış gibi “bu saatlerde trafik yoğundur”, “kötü hava nedeniyle gelemediler” gibi bahaneleri, konferansı düzenleyenler üretiyor.

Katılımcıların para ödedikleri konferanslarda, konuşmacılar şirketlerini dakikalarca övmüyorlar. Yakın geçmişte E-Bay’i, Forrester’ı, ComScore’u, Etsy’yi, ve birçok dünya çapında meşhur kurumun sunumlarını dinledim. Sponsor bile olsalar şirketlerini dakikalarca anlatmadılar. Bir-iki dakika sadece…

  • Bizdeki durumu şu [1] ve [2] yazılarda anlatmaya çalıştım. Sponsor oldukları toplantılarda, izleyicilere yararlı tek cümle söylemeden, “parayı veren düdüğü çalar” deyip başımızı şişiriyorlar.

Konuşmacılar gerçek deneyimleri veya önemli bilgileri paylaşıyorlar. Hemen her dakikasını not almak istiyor insan. Dijital konulara biraz uzaksanız, ama artık şirketinizin dijital dünyada var olması gerektiğini düşünüyorsanız… Yeni öğrendiğiniz için her dakikası size değerli gibi geliyor. Deneyimli katılımcılar bile konuşmacılardan çok şey öğrenebiliyor  [3] , [4] , [5] , [6]

  • Biz de, aynı konuşmacıların aynı konuları tekrarlamalarından veya son sosyal medya kampanyasından başka bir şeyi anlatMAmalarından sıkılıyoruz.

Bir yandan dinlerken, diğer yandan yüzlerce tweet atılmıyor. Yine herkesin PC veya tableti önünde. Bazıları bu cihazlarda not tutuyorlar. Zamanlarını paylaşma ve teşhir için değil, öğrenmek ve yararlanmak için kullanıyorlar.

  • Orada bulunmayı övünç vesilesi yapmak değil, bilgiye doğrudan ulaşmak için kullanıyorlar. Bazı toplantılarda hashtag bile bildirilmiyor.

Konuşmacıya soru yöneltme kısmı başladığında, ilk birkaç saniye içinde dinleyicilerden soru gelmezse, toplantıyı düzenleyen ekipten birileri gerçekten güzel bir soruyla buzları kırıyor. Bilirsiniz, ilk sorudan sonrası geliyor. Yine de eğer duraklama olursa, yine önceden iyi hazırlanmış birkaç sorunun sırada olduğunu anlıyorsunuz.

  • Bizde soru – cevap bölümü neredeyse toplantıyı düzenleyenlere angarya gibi geliyor. Çoğunlukla da konuşmacıyı dinlemediği belli olan birisi içini döküyor. 

Boş bulunan yere oturuluyor. Kimse “yer tutmuştum” demiyor. Çantasına, ceketine, paltosuna yer ayıran kişileri toplantıyı düzenleyenler uyarıyor.

Giriş ücretlerinin yüksek olduğu toplantıların çoğunda naklen yayın yapılmıyor. Hatta bazılarında resim çekmek bile yasak.

  •  Bilginin yayılması açısından, yayın yapmamanın doğru olduğunu söylemiyorum. Zaten çoğunlukla sonradan yayınlıyorlar. Anında yayın yapmayarak, katılımcılar için bir fark da yaratıyorlar.

😉

Bunların hepsi harfiyen uygulanmalı demiyorum. Ama en azından (sonuncusu dışında) bazıları uygulansa daha iyi olmaz mıydı?