"interaktivite" kategorisindeki yazılar:

15 March 2011 Tuesday

Kopya üzerine

Dün katıldığım bir toplantıda, yerli girişimciler hakkında bir eleştiri yapıldı:

“Bütün projeler copy cat. Target market‘in ne istediğine, customer insight‘lara bakmadan…” 

O anda söyleyemedim. Sonradan tartıştığımız bazı arkadaşlar ise bu cümleyi olağan buldular.

:-(

Benzer durumu bir CRM konferansında yaşamıştım. ABD’li konuşmacı konuşurken dinleyici çoğunluğunun tercüme kulaklığı taktığını gözlemeyen “CRM uzmanı” şöyle demişti:

“Burada bir pause verelim. Ef-ti de yayınlanan bir article‘a göre…” (eF-Ti ile Financial Times denmek isteniyor.)

;-)

Dil polisi değilim. Türkçe karşılığı olmayan kelimeleri yazılarımda bolca kullanıyorum. Beni eleştirenlere “şu kelimenin Türkçesini söyle” diye de soruyorum.

Ama, içerik ile iddianın tutarlı olmasını bekliyorum. Aksi takdirde, “çağdaş Sümer edebiyatı” oluyor.

;-)

27 February 2011 Sunday

Satış Ortaklığı Semineri

Gelir ortakları 26 Şubat’ta Dedeman Oteli’nde Türkiye’nin ilk Satış Ortaklığı Semineri’ni düzenlediler.

Satış ortaklığı (affiliate marketing), Yunus Güvenen’in basitçe tanımladığı şekliyle “Arkadaşını getirdiğin için dükkan sahibinin sana komisyon ödemesi”


Bir konuya odaklanıldığından, yarım gün içerisinde hemen her katılımcıyı memnun edecek bir bilgi paylaşımı oldu.

Gelir Ortakları ekibinden Yunus Güvenen ve Emre Burdurlu, dünyada ve Türkiye’deki durumu ve pazar fırsatlarını aktardılar.

Daha sonra konuşmacılar
•    Yılmaz Avcı (Uretmake, Kurucu),
•    Oğuz Göker (CPX Yönetici Ortak),
•    Volkan Kırtok (Super Affiliate),
•    Sidar Şahin (Peak Games – Yönetici Ortak))
yerel ve uluslararası örnekler verdiler.

Daha sonra yine Gelir Ortakları ekibinin daha teknik sunumları vardı. Teknolojiden anlamadığım için Volkan Kırtok ile sohbeti tercih ettim.

:-D

Yine birçok not aldım. Özellikle Volkan Kırtok’un şu örneğini paylaşmak isterim.

Çiçek satışı yapmayı düşünüyorsanız, muhtemelen pahalılaşan çiçek adına odaklanmak zorunda değilsiniz. Arama motorlarında hastaneleri adıyla diye tıklayanların hepsi hasta olduğu için aramıyor. Bir yakınını ziyaret etmek için de arıyorlar. Orada reklamını yapıp “Senden önce çiçeğin gitsin” derseniz, işe yarayabilir.

Volkan Kırtok’un yatay düşünme için verdiği örnekler, sadece büyük “performans pazarlaması” amaçlı siteler için değil, küçük siteler ve kişisel bloglar için de ufuk açıcı olabilir.

:-D

Oğuz Göker, “Dünya’da tutan her modelin – e-Bay, Amazon, vb. – Almanya’da hemen bir klonunun çıkarıldığını” söyledi. Klon yaratmanın hiç de kötü olmadığını, bu şekilde başarılı projeler yapılacağını da vurguladı.

:-D

Sidar Şahin, “müşteri yaşam boyu değeri” kavramından söz etti. Her kurumun, her internet girişimcisinin bilmesi gereken bir kavram bu. Özellikle satış ortaklığı (affiliate marketing) yurt dışında olduğu gibi, reklam gelirlerini yakalarsa her internet sitesi sahibi CRM konuşmaya başlayacak.

O zaman sosyal CRM’i daha iyi anlamaya başlayacağız.

:-D

Bence şu anda, Türkiye’de satış ortaklığı modelinin önünde 2 engel var.

1.  Dikey uzmanlaşmış siteler çok az. Niş bloglar bile sadece birkaç konuda yoğun.

2. Kurumlar, “yeni müşteri edinme maliyeti”, “birim satış maliyeti”, “marjinal kar” gibi hesapları yapmadığından hangi koşulda ne kadar ödeyebileceğini bilmiyor. Dolayısıyla anlamlı bir müzakere tabanı oluşamıyor.

;-)

Bunlar mutlaka aşılacak. Gelir Ortakları ekibinden ve stratejik ortaklarından çok sayıda başarı öyküsü bekliyorum.

:-)

EKLEME: Volkan Kırtok‘un yorumunu da ana mesaja ekliyorum.

“Cumartesi günü cidden Türkiye internet reklamcılığı için önemli bir gün idi. Performansa dayalı pazarlamanın, GelirOrtakları tarafından düzenlenen bu etkinlik ile ülkemizde de önem kazanacağı tescillenmiş oldu. Yurt dışında internet reklamcılığı verilerinde performans bazlı reklamcılık giderek payını arttırmakta ve umarım dijital pazarlama işi ile uğraşan herkes bu gerçeği görüp biran önce kampanyalarını ya da bakış açılarını bu çerçevede revize ederler.

Keşke seminerde bize ayrılan zaman biraz daha fazla olsaydı ve bahsetmeye calıştığım lateral düşünme üzerine biraz daha detaylı örnekler verebilseydim ve pazarlamadaki önemini daha iyi vurgulayabilseydim.

Yine konuşmam sırasında üzerinde durmaya çalıştığım yaratıcı içerik üretmenin avantajları, yerel işletmeler ile interneti buluşturan çeşitli model örnekleri ve daha birçok konuda aktarmak istediklerim umarım bu kısa süre içerisinde özellikle bu işe ilgi duyan ve birşeyler öğrenmek için orada bulunan dinleyiciler için küçük te olsa bir ışık yakmıştır.”

:-D

10 November 2010 Wednesday

Facebook sayfası yapalım

Zaman zaman dijital ajanscı gençlerle sohbet ediyorum. İçlerinden biri benimle paylaştı. Müşteriye bir blog, bir de facebook sayfası önermiş.

Heyecanla anlattı. Asıl amacını sordum. Aynı cümleler, aynı fikirler… Müşterinin neden onlara geldiğini söylemedi. Aklında da yok zaten.
:-)

“Büyükçe bir beyaz kağıt al. En ortasına reklamverenin beklentisini yaz” diye anlattım.

“Daha çok müşteri mi, başvuru sayısını artırmak mı, KOBİ’lerin kendisine ulaşmasını sağlamak mı?… Her ne ise… Sonra bu beklentinin gereklerini yaz. Bu şekilde yaptığın zaman bak bakalım blog’un, facebook sayfasının, twitter’ın yeri neresi… Fikir olarak blog ve/veya facebook sayfası diye başlamak, arabayı atın önüne bağlamaktan farksız”
:-)

Benimle konuşan genç arkadaşın bu konuda yalnız olmadığını biliyorum. Çoğunluk aynı durumda. İşin ilginç tarafı da bu zaten.
:-)