"İş hayatı" kategorisindeki yazılar:

21 August 2017 Monday

Yenilikçi Düşünme – 2

Yenilik ve değişim konusundaki sunumların büyük çoğunluğu şu iki resim ile başlar:

Klişe cümle söylenir:”Bakın. Bu resimde sadece tek bir otomobil var.

İlk resimde sadece tek bir otomobil varken, ikinci resimde hiç at arabası kalmamış. Sadece 13 senede…” Böylece değişimin hızı ve karşı koyulmazlığı da anlatılır.

😛

Ben de bu klişe ile başlıyorum. Sonra şu resmi gösteriyorum.

Veee… Soruyorum:

Bu resimde sizi rahatsız eden bir şey var mı?

Adalar’daki at arabaları nedeniyle atlara çektirilen eziyet” dışında pek yanıt alamıyorum. “Daha yenilikçi düşünerek bakın” diye eğitime katılanları zorluyorum.

.

Sonra, (daha önce blog’da paylaştığım) şu konuyu gündeme getiriyorum.

Biliyorsunuz Birinci Sanayi Devrimi buhar motoru ile anılır. İkinci Sanayi Devrimi ise, elektrik motorunun ortaya çıkmasıyla başladı. Birbirinden yegane farkı buhar kazanı olan elektrik motoru mu yeni bir Sanayi Devrimi yapmıştır?” diye soruyorum.

Tıpkı bir önceki at arabası ve otomobil resimlerinde olduğu gibi, burada da sizi rahatsız eden bir şey olmalı” diye üsteliyorum.

😉

Bu satıra kadar okurken sorularımı düşünmüşseniz, yanıtı (yine sorularla) vereyim.

Sadece enerji kaynağının değişmesi, atın çıkartılıp benzin motoru takılması veya buharın yerini elektriğin alması sanayi devrimi yapan bir yenilik midir?

O aracın adı otomobil. “Oto” = kendi kendine, “mobil” = hareketli. Hani “mobil teknolojiler” diyoruz ya! İşte dönemin en mobil teknolojisi. Bu otomobilin tasarımının at arabasının neredeyse aynısı olması size yanlış gelmiyor mu?

.

Eminim anlamışsınızdır. Bu değişimi ilk yapan siz değilseniz, alıp fabrikanıza koyduğunuzda (veya satın alıp kullandığınızda) yenilikçi değil uyumlu olabilirsiniz.

Otomobil (yani kendi başına giden araç) üretirken atın önde olmamasının tüm avantajlarını tasarıma eklediğiniz zaman yenilikçi düşünmeye başlarsınız.

Sonra sorgulamanız devam eder. Şoförsüz arabada tüm koltuklar öne mi bakmalı? Sık seyahat etmiyorsanız, kocaman bagaja gerek var mı? Günde 4 saat kullandığınız, 20 saat park yerinde duran arabaya o kadar para ödemeli misiniz? Başka zamanlarda kullananlarla paylaşsanız daha verimli olmaz mı? Tüm bu soruların yanıtları hem otomobilin, hem de hizmet süreçlerinin tasarımını belirler. Giderek “Hizmet olarak Ürün” (Product as a Service – PaaS) kavramına ulaşırsınız.

Sadece yenilikçilik için değil,  hizmet süreçlerinin tasarımını yaparken MOST® düzeyine ulaşmak da ancak bu gibi onlarca soruya hem teknolojik hem de insani çözüm bulmayı amaçlayarak gerçekleşir.

😉

 

06 August 2017 Sunday

Teşekkür ve Gurur

Dün Linkedin adımın geçtiği bir yazıyı bildirdi.

Okuyunca çok sevindim.

Özlem Katırcıoğlu ile, Starbucks’ın “sadakat ve mobil ödeme projesi” sırasında tanışmıştık. Her geçen gün kullanıcısı artan bu projenin kavramsal tasarımından, hayata geçirilmesine kadar her aşamasında kendisinin gayreti vardır.

Şimdi çalıştığı Samsung’da da başarılarını devam ettiriyor.

😀

Bir projeyi benim için keyifli kılan şey,  paydaşların heyecan ve özveriyle temel kavramları savunması ve projenin hayata geçmesi için ellerinden gelen tüm çabayı sarf etmeleridir. Özlem Katırcıoğlu ile çalışırken, o özveriyi ve her gün daha ileri gitmesi için ne kadar çabaladığını bizzat görmüştüm.

Şimdiki projesini Linkedin’de duyururken benden bahsetmesine çok sevindim. Ayrıca, zaten sağlam temelleri olan Özlem’in bilgi birikimine küçük katkılarım için de çok gururlandım.

Büyük tevazu ile “taleben olmak is hayatındaki en büyük şansımdı” demiş. Çalışma arkadaşım olması, benim için çok büyük bir şanstı.

Teşekkür ediyorum Özlem. Kuşkum yok, yine de başarılı projeler diliyorum.

😀

 

13 July 2017 Thursday

Platform ve Deneyim

McKinsey, platform ekonomisinden bahsettiği bir yazısında platform tanımını “çok sayıda satıcı ve müşterinin sorunsuz bir şekilde etkileşime girmesine olanak tanıyan bir değişim ve birlikte çalışabilir teknoloji bağlantısıdır” diye yapmış.

Bu tanımı Uğurca’ya tercüme edersek: “Platform, müşteri deneyiminin kesintisiz ve sürtünmesiz olmasını sağlamak için stratejik işbirliklerinin aynı dijital ortamı paylaşmasıdır” diyebiliriz.

🙂

Platform deyince çoğunluğun aklına sadece akıllı telefonlardaki (başta Uber veya BiTaksi olmak üzere) çok miktarda uygulama gelir. Ana kavram olarak uygun.

  • Bugünlerde çok sayıda dijitalleştirmeci‘nin yazdıklarını okudum, konuşmalarını dinledim. Bir dönemin “size bir app yapalım” diyen dijital ajansları gibi, onlar da “app yap, platform ekonomisini kucakla” noktasındalar.

Ancak dijital dönüşüm konuşuyorsak, platform aslında müşteri odaklı süreç tasarımı MOST® için gerekli uçtan uca deneyimin kesintisiz olmasını sağlamaya yönelik bir işbirliğidir.

😉

Gelin bir örnekle ilerleyelim:

Yazın 2 haftalığına Fethiye’ye gideceksiniz. Uçak bileti bakıyorsunuz.

  • Şunu unutmayalım: Deneyim > Ürün

Havayolu deneyiminiz aslında uçuş ile sınırlı değil. İnternet’te bilet alırken başlıyor. Havaalanına ulaşmanız, bagajınızı teslim edip uçağa biniş kartı almanız, uçağa çağrılmayı beklemeniz, o sırada havaalanı panosunda uçağınızın durumunu izlemeniz, uçağa alma işlemleri, uçağa tünel veya otobüs ile taşınmanız, uçak içinde beklemeniz, oturduğunuz yer, yanınızdaki anlık komşularınız, hosteslerin davranışı…

Bunlar hep deneyiminizin birer parçası. Daha havayolunun verdiği ürün veya hizmet başlamadı ama deneyiminiz çoktan başladı ve devam ediyor.

Uçağın yumuşak veya yere düşer gibi inişi, park yerine gidişi, uçaktan çıkmanız, tünel veya otobüs ile terminale taşınmanız, bagajlarınızın gelmesi, havaalanında gideceğiniz yere servis otobüslerinin olup olmaması, gideceğiniz yere yakın durakta inmeniz…

Meraklısına… Google’dan bulabileceğiniz bir deneyim çalışması

🙂

Fethiye yolculuğu örneğine geri dönecek olursak: Web’den bilet alırken varış noktasını girdiğinizde, uçağınızın iniş saatine göre Dalaman’dan Fethiye’ye otobüs seferlerini görmek için ayrı bir siteye gidip aramanız yerine aynı ortamda görüyorsanız, platform kavramı başlamıştır.

Ne demiştik: Platform, müşteri deneyiminin kesintisiz ve sürtünmesiz olmasını sağlamak için stratejik işbirliklerinin aynı dijital ortamı paylaşmasıdır.

😉