"pazarlama" kategorisindeki yazılar:

19 May 2012 Saturday

Ödül deyince (devam)

Ödül deyince yazısı üzerine farklı sosyal mecralarda çeşitli yorumlar geldi.

Amacım Kristal Elma’yı kötülemek değil. Aksine…

Marketing Türkiye dergisinin 15 Temmuz 2007 tarihli sayısının kapağına bakalım.

Derginin kapak resminde Movida Plus Map’in Kurucu ortağı, yaratıcı yönetmen Oğuzhan Akay 1991 yılında aldığı Kristal Elma’yı başının üstünde tutarken görülüyor. Derginin içinde o sene yapılan tartışmalar anlatılmış.

Şu istatistik bilgi de aynı (Marketing Türkiye dergisi 15 Temmuz 2007 tarihli) sayıdan:

6. Kristal Elma – 1993-1994: Toplam 171 ödülün 77′si jüride temsilcisi bulunan ajanslara, 94′ü dışarıya gitmiş. Jüride olup ödül alanlar %45; jüride olmadan ödül alanlar %55

10. Kristal Elma – 1997-1998: Toplam 150 ödülün 90′ı jüride temsilcisi bulunan ajanslara, 60′ı dışarıya gitmiş. Jüride olup ödül alanlar %60; jüride olmadan ödül alanlar %40

13. Kristal Elma – 2000-2001: Toplam 126 ödülün 52′si jüride temsilcisi bulunan ajanslara, 74′ü dışarıya gitmiş. Jüride olup ödül alanlar %41; jüride olmadan ödül alanlar %59

18. Kristal Elma – 2005-2006: Toplam 148 ödülün 117′si jüride temsilcisi bulunan ajanslara, 31′i dışarıya gitmiş. Jüride olup ödül alanlar %79; jüride olmadan ödül alanlar %21

;-)

Bugün, iddialı ajanslardan biri olan Farkyeri, şirket web sayfasını

diye açıyorsa…

Altın Örümcek de dahil olmak üzere diğer ödüller için benzer düşünceler de her fırsatta tartışılıyorsa

:-(

Önce Kristal Elma’yı, sonra da diğer ödülleri yeniden “başın üstüne” çıkarmak hedeflenmelidir.

.

 

 

17 May 2012 Thursday

Ödül deyince

Okuyanlar bilir. Ödüller konusunda takıntım var. Birkaç kez  [1] , [2] , [3] , [4] , [5] yazılarımın konusu oldu.

Bu yazıların özeti tek cümle: Hiçbir ödül, jürisinden daha saygın olamaz.

Bakın, Farkyeri de aynı şeyi söylüyor.

Bazıları “Ben demiştim demeyi hiç sevmem!” derler. Aksine, “Ben demiştim” demeye bayılırım.

:-P

 

12 May 2012 Saturday

Sermayesi cehalet olanlar

Çok değil 2 sene önce sosyal medya ajansı patlaması yaşandı. Sosyal mecraların 3-4′ünde bulunanlar uzman oldu, 7-8′inde bir şeyler yapmış olanlar ajans kurdu.

O dönemde, bazı dijital ajansların büyüyerek dijital olmayan konularda da iş yapacaklarını, hatta alt-ajans olmaktan çıkıp asıl ajans olacaklarını, çok kanallı büyük projeleri yöneteceklerini söyledim. (Hatta bu dönemde, bu büyük projeleri yöneten bazılarının geleneksel pazarlamayı bilmedikleri için birkaç tane destansı başarısızlığa da neden olacağını da iddia ettim.)

;-)

Bugünlerde hem yeni oluşumlar duyarken, birilerinin de ortadan kalktığı kulağımıza geliyor. “Kimler sahneden çekildi” diye irdelemeye çalıştım.

Bunların zaten pazarlamayı derinliğine bilmeyen, müşterinin de sosyal medyayı yeterince bilmemesinden ötürü iş kapan ajanslar olduğunu düşünüyorum. Özetle sermayesi – kendisinin veya müşterinin – cehaleti olanlar ortadan kalkıyor.

Sağlıklı bir gelişme.

;-)