"yaşamın içinden" kategorisindeki yazılar:

17 May 2017 Wednesday

Üslup Parmak İzidir

Geçenlerde Facebook’da bu cümleyi gördüm.

40 küsür sene önce okuduğum bir kitapta okuduğum bir bölüm geldi aklıma. Strategic Interaction (Stratejik Etkileşim) adlı bir kitap.

Kitabı evde bulamayınca web’de araştırdım. Şans işte… Kitabın web’deki ön izleme kısmında hatırladığım örnekler vardı. Şurada 8’inci sayfada yer alan kısmı özetleyeceğim.

İkinci Dünya Savaşı’nda bazı ajanları ve şifreleri diğer taraf ele geçiriyor. Mesajı kendileri gönderiyor. Telgrafın bu tarafında yer alan kişi, mesajın hızına ve bazı harfleri yazışındaki duraklama veya hızlanmaya -ritmine- bakarak diğer uçtakini düşmanın ele geçirdiğini anlıyor.

Olaya bakar mısınız? Sadece tıklamalar ile – telgrafla – yürütülen bir iletişimde karşı taraftaki ajanın ele geçirildiğini anlamak…

Bilmeyenler için: telgraf sadece nokta ve çizgilerle mesaj göndermeye yarar.

Mesaj birebir aynı olsa da üslup parmak izidir. Telgrafta bile…

😉

04 May 2017 Thursday

Banker

Banka çalışanlarının bazıları, Linkedin’de mesleğini yazarken bankada ne iş yaptıklarını yazmak yerine “banker” diye belirtiyorlar.

Bazen kendi aramızda “bankacı” diyoruz ama aslında öyle bir meslek veya unvan yok. Unvanını mesleği sananlar zaten beni şaşırtır. Bir de başkasından maaş alarak çalıştığı yeri mesleği veya işi zannedenler olunca…

Aslında banker = banka sahibi anlamına gelir. Ama bizde öylesine bir tercüme sonucu bankacı diye bilinmektedir.

Yıllar önce, çalıştığım bankada kredi kartlarından sorumlu olduğum dönemde, VISA veya MasterCard’ın (hangisi olduğunu maalesef hatırlamıyorum) davetlisi olarak Fransa’da bir spor etkinliğine gitmiştim. Benimle birlikte, birçok bankadan kredi kartından sorumlu çok sayıda yönetici de aynı şekilde davetliydi.

  • UEFA ve futbol turnuvalarında MasterCard, olimpiyatlarda VISA sponsordu diye hatırlıyorum. Kredi kartı sorumlularını, çeşitli etkinliklere davet ederlerdi.

Fransa’da o sene banker skandalı olmuştu. Bazı tefeciler, bankacılar, vb. halkı dolandırıp kaçmışlardı.

  • 1980’lerde bizde banker skandalı olmuştu. Yaşı bana yakın olanlar, o yılların unutulmaz kişisi Banker Kastelli‘yi hatırlayacaktır.

Davetli çok sayıda banka yöneticisi pasaport kontrolüne geldi. Ben ve bazı arkadaşlar rahatça geçtik.

  • Benim pasaportumda “Pazarlama Yöneticisi / Marketing Manager” yazıyordu.

Pasaportunda mesleği hanesinde “banker” yazan arkadaşları polis sorgulamaya aldı. Fransa’ya neden geldiniz? Burada kimlerle ilişki içindesiniz? filan… Neyse ki MasterCard veya VISA yöneticileri olaya dahil ve müdahil oldu ve bu arkadaşları bir saat içinde kurtardılar.

😉

Nereden aklıma geldiğini sorarsanız… Linkedin’de “profesyonel ağıma eklenmek isteyen” bir genç arkadaş “ABC bankasında banker” diye yazmış da…

Bu yazının linkini ona göndereceğim. Şimdiden uyarayım genç arkadaşı.

😀

22 April 2017 Saturday

Sosyal Medya ve Birey

Geçenlerde bir blogda “Sosyal Medya cezalandırdı” diye bir cümle okudum.

Başıma bir şey gelmeyecekse, “sosyal medya cezalandırdı” veya “sosyal medya affetmez” gibi cümleleri çok anlamsız bulurum.

😉

Seçimde hiç bir parti çoğunluk sağlayamazsa, gazeteler “Seçmen koalisyon dedi” diye yazarlar. Gidip sorsanız, hemen hiç bir seçmen “koalisyon istiyorum” demez.

Benzer anlamsızlığı kamuoyu anketlerini yorumlarken de yaparlar.

😉

Ortalama konusunda yorum yapanlara hemen stüdyo daire kullanıcılarının öyküsünü anlatırım. Şuradan okuyabilirsiniz.

Tüzel kişilikler (şirketler, kurumlar, STK’lar, vb.) bir karar verebilir. Orada bile farklı görüşler olup, kırılımlar yaşanabilir. Nihayetinde tüzel kişiliği temsil etme yetkisindeki biri çıkıp holding (veya şirket, veya parti, vb) adına konuşabilir.

Topluluklar, özellikle örgütlenmiş değillerse, görüşlerini ifade eden bireylerden oluşur. Dolayısıyla, sosyal medya (veya kamuoyu, veya seçmen, veya Pal sokağı sakinleri) yoktur, farklı düşünen bireyler vardır.

United gitarları kırar” olayında sosyal medya affetmediği için düşen United Havayolları hisselerinin ne kadar çabuk toparlandığını yazmıştım.

😛

Bernard Shaw’un “Bu dediğim de dahil olmak üzere, bütün genellemeler yanlıştır” cümlesi gibi konuşacağım.

Ortalama üzerinden yorum yapanlar, çoğunlukla ortalamanın altında yorumlama yeteneği olanlardır.

.