"yaşamın içinden" kategorisindeki yazılar:

06 May 2012 Sunday

Uzmanlık / sorgulama

Uzmanlık tutarlılık gerektirir dedik. Tutarlılığın biri kolay iki aşaması vardır. Bir inanç, ideoloji veya fanatizm çerçevesinde kendince tutarlı bir iç dünya yaratmak kolaydır. Bir süre idare eder. Akıl düzeyine göre, çok uzun süre de gidebilir. Zaten bu inanç, ideoloji veya fanatizm iç tutarlılık esasına göre yapılanır. Bu nedenle Soljenitsin “ideoloji her suçu haklı kılar” demiştir.

Ne var ki, önemli olan dış tutarlılıktır. Şizofren ve psikopatların da kendi beyinlerinde yarattıkları iç dünyalarında tutarlı olduklarını ama asıl eksikliğin dış dünya ile etkileşim ve tutarlılık olduğunu yazmıştım. İşte feed-back ve sorgulama burada önem kazanıyor.

Örneğin, yeterince güçlü olursan herkesi ayaklarından tutup kaldırabilirsin. Kendin hariç. Ne kadar güçlü olursan ol, kendini o şekilde kaldıramazsın. Yani, bir düşünce sisteminin kendi içinde tutarlı olması yetmez, dış dünya ile de tutarlı olması lazım. Zaten sorgulamak = “insan” olmaktır.

Kendi inancını, felsefeni, ideolojini, fanatizmini de sorgulamadan, dış dünyayı yeterince sorgulayamazsın.

Uzmanlık sorgulamayı gerektirir.

03 May 2012 Thursday

Uzmanlık / tutarlılık

Uzmanlığın tanımını yazmaya çalıştım. Tanımlamak çok önemlidir. Ama nasıl uzman olunacağı bence daha da önemli.

Uzmanlığa giden yol farklı bir düşünme sistemi gerektiriyor. Nasıl bir düşünme sistemi derseniz… Önce tutarlı düşünmeyi öğrenmek gerek. Bu da tanımları ve kavramları içselleştirmekten geçiyor. (Dikkat: Öğrenmek demiyorum, içselleştirmek diyorum)

;-)

İnternet’in herşeyi değiştirdiğini, hızlandırdığını söylüyoruz.

Şirketlerdeki yönetim kavramlarının değiştiğini anlatıp “artık bir kişi sadece bir kişiden emir alır önermesi yanlış oluyor” diye yazdığım zaman, özellikle gençler itiraz ediyor. Çoğunluğu hiç iş tecrübesi yaşamamış.  İnternet’in iş hayatına yansıması hakkında da tek bir dakika bile düşünmemiş. Ama yüzeysel bilgisine uymadığı için itiraz ediyor.

Hızlı değişimi savunurken, Facebook ve Google’un hiç silinmeyeceğini de arkasında söyleyebiliyor. Oysa üç yıl önce herkes “Second Life” ile tüm zamanını geçirirken bugün esamesi okunmuyor. “Madem herşey hızlı değişiyor, nasıl olur da bir şirket  hiç silinmez“diye düşünmemiş bile. Onu da geçtim. Bu şirketlerin hemen silinmemek ve daha uzun yaşamak için ne yöne değişeceği konusunda biraz beynini çalıştırmış olsa, yine gam yemeyeceğim.

Örnekleri artırmayacağım. Hızlı değişim onu yüzeysel bilgiye itiyor. O da bunu evrensel doğru sanıyor. Tutarsızlığın farkında bile değil.

:-(

Tutarlı olunacak ki, soru soranlar “iyi de…  hem öyle diyorsun, hem de ona aykırı böyle diyorsun” demesinler.  Arkasından “iki söylediği birbirini tutmuyor” diye konuşmasınlar.

Ne de olsa, uzmanlığın başkaları tarafından da kabul görmesi gerek. Kendi kendine uzman olunmuyor.

:-P

02 May 2012 Wednesday

Uzmanlık / tanım

Devrim Demirel son zamanlarda blogunda sıkça güzel yazılar yayınlıyor. Bunlardan biri de Uzmanlık değerlidir adındaydı.

Twitter’da Devrim’e sormuşlar “uzmanlık nedir?” diye. “@ugurabi den bu konudaki yazıyı bekliyoruz” cümlesiyle topu bana atmış. Daha önce uzmanlık konusunda birkaç kez yazmıştım.

Nicedir aklımda bir şeyler daha yazmak vardı zaten. Ama öylesine olmaz. Madem benden bir tanımlama istendi…

Düzgün tanımlama konusundaki hassasiyetimi ve kavramların yanlış kullanılmasından hoşlanmadığımı birkaç kez ( [1] ve özellikle [2] ) yazmıştım.  Bu nedenle Türkçe ve İngilizce kaynaklara baktım.

Türkçe vikipedi’de uzman diye arayınca şu çıkıyordu.

Demek ki ülkede uzman deyince akla bunlar geliyormuş. Beni tatmin etmeyince İngilizce kaynakları okudum. Wikipedia‘da:

  • An expert is someone widely recognized as a reliable source of technique or skill whose faculty for judging or deciding rightly, justly, or wisely is accorded authority and status by their peers or the public in a specific well-distinguished domain. An expert, more generally, is a person with extensive knowledge or ability based on research, experience, or occupation and in a particular area of study.

www.businessdictionary.com‘da ise:

  • Professional who has acquired knowledge and skills through study and practice over the years, in a particular field or subject, to the extent that his or her opinion may be helpful in fact finding, problem solving, or understanding of a situation.

diye yazıyordu. Birçok başka tanıma da göz attım.

Bütün tanımlarda şu 2 ortak nokta var:

- belirli bir konuda
- kazanılmış yoğun bilgi ve beceri birikimi

  • Zaten Devrim Demirel’in yazısı da bu 2 kavrama işaret ediyor. “Her konuya atlamayın. Belirli bir konuda bilgi birikiminizi artırın” diyor. Galiba son yazısı Girişimcinin B planı olmamalı da bu konuyu vurguluyor.

Bunun dışında şu kelimeler de sıkça kullanılmış:

  • tecrübe
  • güvenilir kaynak olması
  • aynı meslekten başkaları tarafından da kabul edilmiş olması

Özetlersek, öncelikle konunun sınırı olması gerek. Genel uzman olunmuyor.

Sonra da bu birikimin bilerek (bilinçli bir çaba ile) kazanılması gerek. Tesadüfen uzman da olunmuyor.

Başkaları tarafından kabul görmesi de gerek. Kendi kendine uzman da olunmuyor.

:-P

Bu konuda yazacak daha çok şey var.

;-)