<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments for Uğur Özmen</title>
	<atom:link href="http://ugurozmen.com/comments/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ugurozmen.com</link>
	<description>CRM, pazarlama ve iş hayatı üzerine</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 07:45:52 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Comment on Süreç, keyif ve TEDxRESET by erayb</title>
		<link>http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/surec-keyif-ve-tedxreset/comment-page-1#comment-8361</link>
		<dc:creator>erayb</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 07:45:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ugurozmen.com/?p=7752#comment-8361</guid>
		<description>Farklı bir yönden bakmak gerekirse, süreç sahiplerinin (operasyonu yapanlar) keyif alamadıkları ortamda sonuç sahiplerinin (yöneticiler) mutlu olmasını beklememek gerekir. 
Bu yaklaşımın en basitinden en zor süreçlere hayatın her alanında geçerli olduğunu düşünüyorum (Burada ki kabulde süreç sahiplerinin doğru profilde, gerekli kişisel donanımlara sahip olduğunu varsayıyoruz)

İş hayatı için örnek oluşturmak gerekirse; ne istediğini bilemeyen, istediği sonuç için gerekli kaynakların temin edilmesi için çabalamayan (bunu verimlilik, tasarruf zanneden), süreç sahibine insiyatif alanı oluşturmayan, kendisinden başkasının öngörü sahibi olabilmesini mucizevi bir olay zanneden (önerileri dinlemeyen, risk olarak algılayan, zaman kaybı olarak gören), aynı insan kaynağının daha fazla çalıştırarak (mesai vb, burada da verimlilik yapıldığını zannediliyor ya :) uzun vadede çalışana ve kuruma zararı sonsuz) sonuç almayı umut eden yöneticilerin (süreç sahipleri), tersini yapanlardan fazla olduğu bir dünyada sonuçların da bizi A noktasından B noktasona götürmemesine şaşırmamak gerekiyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Farklı bir yönden bakmak gerekirse, süreç sahiplerinin (operasyonu yapanlar) keyif alamadıkları ortamda sonuç sahiplerinin (yöneticiler) mutlu olmasını beklememek gerekir.<br />
Bu yaklaşımın en basitinden en zor süreçlere hayatın her alanında geçerli olduğunu düşünüyorum (Burada ki kabulde süreç sahiplerinin doğru profilde, gerekli kişisel donanımlara sahip olduğunu varsayıyoruz)</p>
<p>İş hayatı için örnek oluşturmak gerekirse; ne istediğini bilemeyen, istediği sonuç için gerekli kaynakların temin edilmesi için çabalamayan (bunu verimlilik, tasarruf zanneden), süreç sahibine insiyatif alanı oluşturmayan, kendisinden başkasının öngörü sahibi olabilmesini mucizevi bir olay zanneden (önerileri dinlemeyen, risk olarak algılayan, zaman kaybı olarak gören), aynı insan kaynağının daha fazla çalıştırarak (mesai vb, burada da verimlilik yapıldığını zannediliyor ya <img src='http://ugurozmen.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  uzun vadede çalışana ve kuruma zararı sonsuz) sonuç almayı umut eden yöneticilerin (süreç sahipleri), tersini yapanlardan fazla olduğu bir dünyada sonuçların da bizi A noktasından B noktasona götürmemesine şaşırmamak gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sürecin keyfini çıkar by Süreç, keyif ve TEDxRESET</title>
		<link>http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/surecin-keyfini-cikar/comment-page-1#comment-8334</link>
		<dc:creator>Süreç, keyif ve TEDxRESET</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 04:48:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ugurozmen.com/?p=7700#comment-8334</guid>
		<description>2.2.2012 tarihli TEDxRESET&#039;te en çok sonuca değil sürece odaklanın denildi.  &#8220;Ben demiştim&#8221; diyeceğim.  Aklın yolu bir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>2.2.2012 tarihli TEDxRESET&#8217;te en çok sonuca değil sürece odaklanın denildi.  &#8220;Ben demiştim&#8221; diyeceğim.  Aklın yolu bir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Meslek odalarının profesyonelliği by Bir alaylının gözünden bilgisayar mühendisleri odası « Vuska Blog</title>
		<link>http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/meslek-odalarinin-profesyonelligi/comment-page-1#comment-8319</link>
		<dc:creator>Bir alaylının gözünden bilgisayar mühendisleri odası « Vuska Blog</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 21:23:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ugurozmen.com/?p=277#comment-8319</guid>
		<description>Bilgisayar Mühendisleri Odası kurmak için 2 ayrı grup siyasi mücadeleye girdi. Bu yazıyı haklı kılan gelişmeleri bu linkteki yazıda bulabilirsiniz. 
&quot;...Meslek birliklerinin amacı nedir ? Buna cevabı uzaklarda aramaya gerek yok bakınız Uğur abi vermiş cevabı...&quot;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayar Mühendisleri Odası kurmak için 2 ayrı grup siyasi mücadeleye girdi. Bu yazıyı haklı kılan gelişmeleri bu linkteki yazıda bulabilirsiniz.<br />
&#8220;&#8230;Meslek birliklerinin amacı nedir ? Buna cevabı uzaklarda aramaya gerek yok bakınız Uğur abi vermiş cevabı&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Kavramak by Benim oğlum bir kayar</title>
		<link>http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/kavramak/comment-page-1#comment-8279</link>
		<dc:creator>Benim oğlum bir kayar</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 20:31:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ugurozmen.com/?p=7445#comment-8279</guid>
		<description>Kavramlara önem verdiğim için, basit konuları anlayamadığım oluyor. Bu yazıda bir örneği var. </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kavramlara önem verdiğim için, basit konuları anlayamadığım oluyor. Bu yazıda bir örneği var.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Haksız rekabet by Uğur Özmen</title>
		<link>http://ugurozmen.com/is-hayati/haksiz-rekabet/comment-page-1#comment-8277</link>
		<dc:creator>Uğur Özmen</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 13:53:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ugurozmen.com/?p=7713#comment-8277</guid>
		<description>Mert Meriç,

Haksız Rekabet isimli yazıya yorum yazan Özgür Acar da size bir yanıt vermiş oluyor. 
http://ugurozmen.com/is-hayati/haksiz-rekabet#comment-8265

:-)

Belediye&#039;den asıl almak istediğimiz hizmeti anlatabiliyor muyuz?

;-)
</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mert Meriç,</p>
<p>Haksız Rekabet isimli yazıya yorum yazan Özgür Acar da size bir yanıt vermiş oluyor.<br />
<a href="http://ugurozmen.com/is-hayati/haksiz-rekabet#comment-8265" rel="nofollow">http://ugurozmen.com/is-hayati/haksiz-rekabet#comment-8265</a></p>
<p> <img src='http://ugurozmen.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Belediye&#8217;den asıl almak istediğimiz hizmeti anlatabiliyor muyuz?</p>
<p> <img src='http://ugurozmen.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';-)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Yenilikçilik ve fikircilik (6) by Uğur Özmen</title>
		<link>http://ugurozmen.com/bilisim/yenilikcilik-ve-fikircilik-6/comment-page-1#comment-8276</link>
		<dc:creator>Uğur Özmen</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 13:45:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ugurozmen.com/?p=7708#comment-8276</guid>
		<description>Özgür,

İnovasyon konusunda Osman Ata Ataç ile benim aramda fark olduğu konusunda haklısın. Bence innovasyon buluş değil yenilik. Bu nedenle, seninle pralel düşünüyoruz. Ayrıca &quot;icatlar da inovasyon olabilir ama inovasyon tanımlarından işin bu kısmını çıkarmadıkça herkes hiçbirisi “feasible” olmayan, hatta düpedüz komik olan fikirlere inovasyon diyecek&quot; endişene kesinlikle katılıyorum. Sonucunda kurum veya kullanıcılar için olumlu (verim, kâr, kayda, vb...) olmayan uygulama inovasyon değildir.

Diğer yandan, inovasyon ödüllerinin onlarca şirketi olup da tek bir yenilik yapmamış sponsorlara veya eşe-dosta verilmesi de &quot;Bırakalım inovasyon yaratmayı, olanı bile kullanmamak gene ülkemizdeki genel düşünce biçimi ile çok ilintili&quot;. Keşke hiçbir şey yapmasalar. Bu ödülleri kötü kullanarak var olanı da yanıltıyorlar. Hevesli firmalara yanlış örnekler oluşturuyorlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Özgür,</p>
<p>İnovasyon konusunda Osman Ata Ataç ile benim aramda fark olduğu konusunda haklısın. Bence innovasyon buluş değil yenilik. Bu nedenle, seninle pralel düşünüyoruz. Ayrıca &#8220;icatlar da inovasyon olabilir ama inovasyon tanımlarından işin bu kısmını çıkarmadıkça herkes hiçbirisi “feasible” olmayan, hatta düpedüz komik olan fikirlere inovasyon diyecek&#8221; endişene kesinlikle katılıyorum. Sonucunda kurum veya kullanıcılar için olumlu (verim, kâr, kayda, vb&#8230;) olmayan uygulama inovasyon değildir.</p>
<p>Diğer yandan, inovasyon ödüllerinin onlarca şirketi olup da tek bir yenilik yapmamış sponsorlara veya eşe-dosta verilmesi de &#8220;Bırakalım inovasyon yaratmayı, olanı bile kullanmamak gene ülkemizdeki genel düşünce biçimi ile çok ilintili&#8221;. Keşke hiçbir şey yapmasalar. Bu ödülleri kötü kullanarak var olanı da yanıltıyorlar. Hevesli firmalara yanlış örnekler oluşturuyorlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Yenilikçilik ve fikircilik (6) by Özgür Acar</title>
		<link>http://ugurozmen.com/bilisim/yenilikcilik-ve-fikircilik-6/comment-page-1#comment-8266</link>
		<dc:creator>Özgür Acar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 15:42:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ugurozmen.com/?p=7708#comment-8266</guid>
		<description>Innovasyon denince herkesin aklına yeni bir buluş yapmak geliyor. Oysa icat ile inovasyon arasındaki ilişki çok az. Yeni birşey icat etmek inovasyon değil.  Rahmetli Arman Kırım’dan esinlenerek söylersem: Zaten ortada olanı, herkesin gördüğünü bir sorunla ilişkilendirmek ve soruna çözüm bulmak inovasyon.
Örneğin pantolonu icat etmek inovasyon değil ama “Levi’s”ın madencilere branda kumaşından pantolon yapıp satması inovason. Pantolan ve branda kumaşı zaten vardı, kot pantolon öncesi pantolonların 2-3 günde parçalandığı gerçeği de ortadaydı. Levi’s bu sorunu çözdü. 
Telefonu bulmak inovasyon değil. ,Tamamen yeni birşey ya  da mikro dalga ile yemek pişirmek de inovasyon değil. Bunlar icat; sürekli araştırma ve deneme, ciddi altyapı yatırımları, yüksek teknik bilgi vb.
Böyle bakıp, inovasyon ile ilgili yukarıdaki yazıların tamamını okuyunca sizin ve Osman Ataç&#039;ın aslında çok farklı düşündüğünü gördüm. Osman Ataç inovasyonu düpedüz icat gibi algılamış sanırım. Sizin yazılarda ise daha çok var olan bir soruna farklı bir çözüm ya da varolan bir sürece yenilikci bir müdahele ve tabii bunların firmanın satışına/karına olumlu etki yapması koşulunun inovasyon olabileceği var.
Tabii belirli durumlarda icatlar da inovasyon olabilir ama inovasyon tanımlarından işin bu kısmını çıkarmadıkça herkes kukuman kuşu gibi düşünüp sonuç olarak hiçbirisi &quot;feasible&quot; olmayan, hatta düpedüz komik olan fikirlere inovasyon diyecek.
Kaset çaları bulmak icat ama walkman’İ bulmak değil. Telefonu, telsizi ya da radyoyu bulmak icat ama cep telefonu inovasyon. Yürürken telefonla konuşabilmeyi hayal etmek, bunun müşteri talebinin olabileceğini düşünmek inovasyon düşüncesinin doğuşu. Sonrasında bunu ete kemiğe büründürmek geliyor. Ülkemizin büyük holdinglerinin cep telefonunu karlı bulmadıkları için bu işe girmedikleri söylenir.Bırakalım inovasyon yaratmayı, olanı bile kullanmamak gene ülkemizdeki genel düşünce biçimi ile çok ilintili: Hiçbir şeye müdahele etmezsen hiç de sorun yaşamazsın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Innovasyon denince herkesin aklına yeni bir buluş yapmak geliyor. Oysa icat ile inovasyon arasındaki ilişki çok az. Yeni birşey icat etmek inovasyon değil.  Rahmetli Arman Kırım’dan esinlenerek söylersem: Zaten ortada olanı, herkesin gördüğünü bir sorunla ilişkilendirmek ve soruna çözüm bulmak inovasyon.<br />
Örneğin pantolonu icat etmek inovasyon değil ama “Levi’s”ın madencilere branda kumaşından pantolon yapıp satması inovason. Pantolan ve branda kumaşı zaten vardı, kot pantolon öncesi pantolonların 2-3 günde parçalandığı gerçeği de ortadaydı. Levi’s bu sorunu çözdü.<br />
Telefonu bulmak inovasyon değil. ,Tamamen yeni birşey ya  da mikro dalga ile yemek pişirmek de inovasyon değil. Bunlar icat; sürekli araştırma ve deneme, ciddi altyapı yatırımları, yüksek teknik bilgi vb.<br />
Böyle bakıp, inovasyon ile ilgili yukarıdaki yazıların tamamını okuyunca sizin ve Osman Ataç&#8217;ın aslında çok farklı düşündüğünü gördüm. Osman Ataç inovasyonu düpedüz icat gibi algılamış sanırım. Sizin yazılarda ise daha çok var olan bir soruna farklı bir çözüm ya da varolan bir sürece yenilikci bir müdahele ve tabii bunların firmanın satışına/karına olumlu etki yapması koşulunun inovasyon olabileceği var.<br />
Tabii belirli durumlarda icatlar da inovasyon olabilir ama inovasyon tanımlarından işin bu kısmını çıkarmadıkça herkes kukuman kuşu gibi düşünüp sonuç olarak hiçbirisi &#8220;feasible&#8221; olmayan, hatta düpedüz komik olan fikirlere inovasyon diyecek.<br />
Kaset çaları bulmak icat ama walkman’İ bulmak değil. Telefonu, telsizi ya da radyoyu bulmak icat ama cep telefonu inovasyon. Yürürken telefonla konuşabilmeyi hayal etmek, bunun müşteri talebinin olabileceğini düşünmek inovasyon düşüncesinin doğuşu. Sonrasında bunu ete kemiğe büründürmek geliyor. Ülkemizin büyük holdinglerinin cep telefonunu karlı bulmadıkları için bu işe girmedikleri söylenir.Bırakalım inovasyon yaratmayı, olanı bile kullanmamak gene ülkemizdeki genel düşünce biçimi ile çok ilintili: Hiçbir şeye müdahele etmezsen hiç de sorun yaşamazsın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Haksız rekabet by Özgür Acar</title>
		<link>http://ugurozmen.com/is-hayati/haksiz-rekabet/comment-page-1#comment-8265</link>
		<dc:creator>Özgür Acar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 14:54:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ugurozmen.com/?p=7713#comment-8265</guid>
		<description>Burada trajikomik olan şey de gelişe izin verilip dönüşe verilmemesi. Eğer böyleyse koca koca otobüsler havaalanından boş mu dönüyor? 
Bir de yıllarca belediye neden havaalanlarına otobüs koymadı anlaşılır gibi değil. Dünyada havaalanına ana toplu taşıma yolu ile ulaşılamayan tek ülke Türkiye idi. Neden? Muhtemelen birileri Havaş bu işte tekel olsun biz de avantamızı alalım diye. 
.
Şimdi Havaş kaldırılıyor yerine sadece belediye otobüsü konuyor. Neden? Muhtemelen taksi parası vermek istemeyen sadece otobüsleri kullansın ve de belediye tek para kazanan olsun diye. Oysa belediye sefer koyduğu için Havaş hem kendi servisini iyileştirmek hem de ucuzlatmak zorunda kalacaktı. Daha fazla ödeyip daha fazla konfor almak isteyen bir kitle varken buna müdahele neden (ki bunlar doğal olarak daha fazla vergi vermeye de hazır bir kitle, dolayısı ile buradaki kaynak toplu taşımanın iyileştirilmesine kaydırılabilirdi pekala)? 
.
Aynı İspark&#039;da olduğu gibi. New York gibi dünyanın en pahalı otopark ücreti olan şehirde bile 3-4 blokda bir ücretsiz park yeri bulanabilirken Türkiye&#039;de nerdeyse evlerinin önüne park edenlerden bile ücret alınacak, üstelik inşaat ruhsatı alınırken otopark alanı ayırma zorunluluğu olmasına rağmen bunu ufak bir ceza ile göz ardı eden belediyenin kendisi iken. En azından 10 yıldır bu sorunun ne kadar önemli olduu ortada iken, otoparkı olmayan binalara ruhsat verilebilir mi? Bu durumda iyiniyetten söz edilebilir mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Burada trajikomik olan şey de gelişe izin verilip dönüşe verilmemesi. Eğer böyleyse koca koca otobüsler havaalanından boş mu dönüyor?<br />
Bir de yıllarca belediye neden havaalanlarına otobüs koymadı anlaşılır gibi değil. Dünyada havaalanına ana toplu taşıma yolu ile ulaşılamayan tek ülke Türkiye idi. Neden? Muhtemelen birileri Havaş bu işte tekel olsun biz de avantamızı alalım diye.<br />
.<br />
Şimdi Havaş kaldırılıyor yerine sadece belediye otobüsü konuyor. Neden? Muhtemelen taksi parası vermek istemeyen sadece otobüsleri kullansın ve de belediye tek para kazanan olsun diye. Oysa belediye sefer koyduğu için Havaş hem kendi servisini iyileştirmek hem de ucuzlatmak zorunda kalacaktı. Daha fazla ödeyip daha fazla konfor almak isteyen bir kitle varken buna müdahele neden (ki bunlar doğal olarak daha fazla vergi vermeye de hazır bir kitle, dolayısı ile buradaki kaynak toplu taşımanın iyileştirilmesine kaydırılabilirdi pekala)?<br />
.<br />
Aynı İspark&#8217;da olduğu gibi. New York gibi dünyanın en pahalı otopark ücreti olan şehirde bile 3-4 blokda bir ücretsiz park yeri bulanabilirken Türkiye&#8217;de nerdeyse evlerinin önüne park edenlerden bile ücret alınacak, üstelik inşaat ruhsatı alınırken otopark alanı ayırma zorunluluğu olmasına rağmen bunu ufak bir ceza ile göz ardı eden belediyenin kendisi iken. En azından 10 yıldır bu sorunun ne kadar önemli olduu ortada iken, otoparkı olmayan binalara ruhsat verilebilir mi? Bu durumda iyiniyetten söz edilebilir mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Haksız rekabet by Abdullah Nergiz</title>
		<link>http://ugurozmen.com/is-hayati/haksiz-rekabet/comment-page-1#comment-8236</link>
		<dc:creator>Abdullah Nergiz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 09:43:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ugurozmen.com/?p=7713#comment-8236</guid>
		<description>Aslında bu vesileyle sorgulanması gereken, Türkiye&#039;nin bu en büyük havalimanına neden şimdiye kadar adam gibi bir demir ve deniz yolu bağlantısı sağlanmadığı olmalı.
Uyduruk bir tramvay hattından başka havalimanına ulaşan doğru dürüst hiç bir toplu taşıma bağlantısı bulunmuyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında bu vesileyle sorgulanması gereken, Türkiye&#8217;nin bu en büyük havalimanına neden şimdiye kadar adam gibi bir demir ve deniz yolu bağlantısı sağlanmadığı olmalı.<br />
Uyduruk bir tramvay hattından başka havalimanına ulaşan doğru dürüst hiç bir toplu taşıma bağlantısı bulunmuyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Haksız rekabet by Çıkar çatışması 2</title>
		<link>http://ugurozmen.com/is-hayati/haksiz-rekabet/comment-page-1#comment-8234</link>
		<dc:creator>Çıkar çatışması 2</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 01:19:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ugurozmen.com/?p=7713#comment-8234</guid>
		<description>Yukarıdaki yorumlar üzerine, mecburi bir devam yazısı</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yukarıdaki yorumlar üzerine, mecburi bir devam yazısı</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

