7 May 2011 Saturday

Bir GSM değiştirme öyküsü

Öğrencim Dilara Dink, başına gelen bir olayı benimle paylaştı.

Onun izni ile yayınlıyorum:

🙂

Turkcell’in kurumsal müşterisiydik ve yaklaşık 25-30 adet hat kullanıyorduk. Sürekli yurt dışında da kullanılan hatlardı. Toplam ödediğimiz fatura miktarları ciddi meblağlar tutuyordu. Özel müşteri danışmanımız da birkaç yıldır bizimle yakından ilgilenmeyi bırakmıştı sanırım. Birkaç kez aramamıza rağmen de geri dönüş olmadı.

Devamı…

🙂

Etiketler:

Kategori: CRM

“Bir GSM değiştirme öyküsü” yazısına şu ana kadar 4 yorum yapılmış:

  1. Cihat Kılınçkıran :
    7 May 2011
    12:34 pm

    Benim kanaatime göre bu bilgi ekranlarında yok değil, aksine var.. Turkcell’e ödediğim abartılı faturalardan dolayı ayrıldığımda en son ödediğim fatura 350 liraydı, bunu hiçbir zaman söylemezler. Sonra da çıkıp cep anayasasını bize yazdık diye yırtınırlar. Buyrun cep anayasası. Turkcelle tek ortak yönüm sadece adında yer alan Turk (Türk değil) kelimesi..

  2. Mustafa Yolcu :
    7 May 2011
    1:39 pm

    Geçen ay Turkcell’den ayrılanlardan biriyim. Senelerdir Turkcell kullanıyordum ama yeter dedim. Ödediğim fatura tutarları diğer operatörlerin sunduklarıyla kıyaslayınca çok fazlaydı. Geçen ay ayrılıp Avea’ya geçtim. 2 gün önce hem Turkcell’den hem de Avea’dan 2 faturam geldi. Turkcell’in son Avea’nın ilk faturası. İnanın Turkcell neredeyse 3 katı daha fazla ödemem gereken tutarda, hem de aldığım hizmet aynı.

  3. Ben Tukcell’in “teknik” bir problemi ya da yetersizliği olduğunu sanmıyorum. Sorunları, abartılı ve gerçekle alakası olmayan bir özgüven. (Her narsisist gibi, bir problemleri olduğunun farkında olduklarını da hiç sanmıyorum, ayrıca). Turkcell’in reklamlarından müşteri ilişkilerine, çalışanlarından servislerine kadar büyük bir kalitesizlik, laubalilik, serkeşlik hakim. Tipik bir ne oldum deliliği, biz nasıl olsa birinciyiz, bizi kimse geçemez havaları. Bir teknoloji şirketinden çok, kuru bakliyat işindeymiş gibiler. Aslında, bu sektörde nasıl kolay düşülüp çıkılabildiğinin de örnekleri var önlerinde. Direk alakalı olmasa da, bir zamanların devi Ericsson telefon satamıyor. Pazarın eski ve rakipsiz lideri Nokia, gerçekten iyi bir Symbian sürümü çıkardıktan sonra olmuyor deyip Microsoft’a yanaşacak kadar paniklemiş halde. 3 günlük iOS, nerden çıktığı belli olmayan RIM, geek oyuncağı diye dalga geçilen Android kendi arasında kapışmaya başladı. Turkcell’in müşteriyi sağmal inek görme kafası dışında, reklamlarındaki kalitesizlik ve şark zihniyeti bile markadan soğumak için yeterli. Ama buna rağmen, hala “ya türkselden başka bişi çekmiy burada”, hatta “servis kötü ama çakma operatör kullanıyor dedirtmem” diye operatör değiştirmeyen azımsanamaz bir kitle de var. Yani, maalesef, Turkcell’e uzun yıllar tahammül etmek zorunda kalacağız galiba.

  4. Kol center 🙂

    Bence her aşırı büyüyen şirket ve ülke gibi birçok özelliklerini yitirmişler. Aynen geçen hafta yazdığınız bilgisayarı açıp kapatma hikayesindeki Microsoft gibi…

Yorum Yazın