18 January 2013 Friday

Danışman mantığı

Banka’da kredi süreçlerini iyileştirecektik. Dünyaca ünlü danışmanlık şirketlerinden biriyle anlaşıldı.

Başlangıçta projenin sponsoru bendim. Mevcut süreçleri inceleyecek ve bize müşteri odaklı kredi süreçleri hazırlayacaklardı. Çalışmalar başladı. Kavramlarımız anlatıldı. Müşteri odaklı kredi alt-yapısı oluşturmak için gerekenler tartışıldı.

Bu sırada yönetim değişti. Bazı kredi ürünleri, başka birinin sorumluluğuna verildi. Onu proje sponsoru yaptılar.

Bir müşterinin tüm ürünleri değil de birkaç ürününden sorumlu olduğu için, farklı bakış açısı vardı.  Danışmanlarla konuşmuş. Proje, müşteri odaklı olmaktan çıkarıldı ve ürün odaklı yapılıverdi. Mevcut alt-yapımızdan bile geri olan bir dizi öneriyle geldiler.

Sordum: “Şurada daha bir hafta önce müşteri odaklı yapıyı savunuyordunuz. Ne kadar çabuk değiştiniz?”

“Proje sponsoru öyle istedi. Performansımızı o değerlendirecek, hak ediş belgesini o imzalayacak” dediler. Doğrusunun ne olduğunun hiç önemi yoktu. Bu çalışmanın bankaya zerre yarar sağlamayacağını onlar da biliyordu.

😉

Sizin fikrinizi sizden iyi savunacak danışmanlık firması arıyorsanız, adını verebilirim. Biraz pahalı ama, değer. “Elimde, koskoca bilmemne danışmanlık firmasından onaylı belge var.” diye ortalıkta gezinebilirsiniz.

Uzun vadede sonucu iyi olmaz, şirket para ve zaman kaybeder ama kime ne? Belki o sırada siz terfi edersiniz, veya şirketi satarsınız veya çıkar gidersiniz. Kim öle, kim kala… Belli mi olur?

😛

Etiketler: , , , , , , , , ,

Kategori: CRM, İş hayatı

“Danışman mantığı” yazısına şu ana kadar bir yorum yapılmış:

  1. Mustafa Onar :
    30 January 2013
    10:43 am

    Harika ve çarpıcı bir deneyim. Teşekkürler.

Yorum Yazın