10 September 2010 Friday

Konuk konuşmacılar için

Öğrencilerin sadece kuramsal eğitim alması MBA’in mantığına aykırı. Gerçek hayat uygulamalarını öğrenmeleri gerekir. Bu amaçla, her dönem derse CRM uzmanlarını veya CRM yazılım şirketlerinin  temsilcilerini çağırıyorum.

Önceden uyarıyorum. Amacımın sınıfa gerçek uygulamaların aktarılması olduğunu söylüyorum.

  • Çağrı merkezi ekranlarının ne kadar kolay hazırlandığını, ne kadar çabuk değiştirildiğini, yeni unsurlar eklemenin artık hemen yapıldığını, her kampanya için ekran tasarlanabileceğini, vb…  anlatın. Kendi reklamınızı yapmaya çalışmayın.” diye rica ediyorum.

Buna rağmen aynı hataları yapıyorlar. Gelip ilk 20 dakika kendi şirketlerini anlatıyorlar. Böylece öğrencilerin en dikkatli oldukları zamanı, katma değer sağlamayan şeylerle dolduruyorlar.

Ne anlattığımı, nasıl bir öğrenci istediğimi hep yazmıştım. (Dönem başlamadan önce, onları da yenileyeceğim.)

Nasıl sunumlar istediğimi de yazmaya karar verdim. Üstelik sunumlar konusunda en bilinen kuruluştan, TED TALKS’dan referans alacağım. (Az değiştirerek listeliyorum)

😀

1 – Öğrencilerin CRM konusundaki bilgi birikimini artırmayı amaçlayın.

2 – Öğrencilerin “Vay be…  Bu da yapılıyormuş demek ki!” diyeceği ilham verici, ufuk açıcı uygulamalarınızı gösterin. Harcı alem olmuş uygulamaları zaten ben anlatıyorum. Siz ufuk ötesini paylaşın. Dünyadaki en yeni uygulamalarınızı, en son teknolojilerin iş hayatına yansımalarını anlatın.

3 – Karmaşıklığı yalınlaştırın. Sadece uzmanların anlayacağı kelimeleri, kısaltmaları kullanmayın. Anlattıklarınız konusunda örnekler verin. Sunduğunuz yapının / bilginin / teknolojinin sınıfça anlaşılmasını sağlayın.

4 – Markanızı veya şirketinizi satmayın. Zaten sunumun her sayfasında isminiz geçiyor. Eğer anlattıklarınız “vay be…” dedirtirse, öğrencilerin gözünde reklam yapmadan öne çıkarsınız.

5 – Öğrenci deyip geçmeyin. MBA öğrencilerinin birçoğu, çalışarak okuyan kişiler. Yakın gelecekte bir şirkette orta – üst yönetim koltuklarında oturacaklar. Onlara hak ettikleri değeri verdiğinizi görsünler.

6 – Destekleyici malzeme getirin. Başarı öykülerinizi içeren broşürler (veya internet linkleri) onların işine yarar. Sizin markanızı unutmamalarını da sağlarsınız.

7 – Zamanında gelin. Biliyorum, İstanbul’da trafik her zaman yoğun. Özellikle bizim (19.00 – 21.00 arasındaki) derslerimiz başlamadan hemen önce… Lütfen bunu düşünün. Erken gelmenizin sakıncası yok. Öğrencilerle sohbet edersiniz.

8 – Zamanında bitirin. Sizin on yıllar boyunca öğrendiklerinizi öğrenciler 1 veya 2 saat içinde öğrenemezler. Ama bu süre içinde CRM’in bir konusunu etraflıca anlamalarını sağlayabilirsiniz.

9 – Feedback almaya çalışın. Anlattıklarınızın anlaşılmadığını kontrol edin. Sorular sorun. İnteraktif olmaya çalışın.

10 – Prova yapın. Prova sırasında kendinize karşı acımasız olun. Bu cümle anlaşılır mı? Bu örnek yeterince açık mı?… Kendinizi sınayın. “Hah, şimdi oldu!” dediğinizde öğrenciler sizi çok takdir edeceklerdir.

😀

Biliyorum, çok şey istedim.  Hepsi öğrencileri iyi yetiştirmek için… Kendim için bir şey istiyorsam namerdim…

😀

Kategori: CRM, yaşamın içinden

“Konuk konuşmacılar için” yazısına şu ana kadar 2 yorum yapılmış:

  1. Dersime ücretsiz konuk konuşmacı olarak gelenlere bile reklam yapmamalarını söylüyorum. Oysa son zamanlarda bir çok eğitimde, hem para ödüyor hem de firmaların reklamlarını dinliyoruz. Sponsorlu faaliyetlere katılanlar azaldı. Şimdi de eğitimler, firmaların kendilerini duyurmak için yaptıkları etkinlikler şeklinde düzenleniyor.

  2. Derse çağırılan konuk konuşmacılar için bile kurallar olmalı.

Yorum Yazın