11 September 2010 Saturday

Nasıl bir öğrenci – 2

Okul açılmak üzere…

Bildiğiniz gibi, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde CRM (Müşteri İlişkisi Yönetimi) dersi veriyorum.  MBA düzeyinde ve zorunlu ders  değil. Bu durumda, dersi alacak olan öğrencilerin en azından Google‘dan araştırma yapmalarını bekliyor insan. Kimdir, nasıl bir hocadır, notu kıt mıdır, vb…

Derse gelen öğrencilere “Neden CRM dersi almak istediklerini” soruyorum. Çoğunun, değil CRM dersinde ne anlatıyorum yazısından, ugurozmen.com’dan bile haberi yok.
:-(

Friendfeed’de sormuştum. “MBA ne demek” diye… Bazıları için Master of Business Administration (iş idaresi ustası), bazıları için ise “Masrafını Babamdan Alın” veya “Maalesef Ben Anlamıyorum” anlamına geliyor.
:-P

Şu master = usta deyimine takmış vaziyetteyim zaten.

Haftada iki saat seyretmekle USTA olunmuyor. Halkımız, “seyretmekle usta olunsaydı, kediler kasap olurdu” demişlerdir.

Yani haftada 2 saat okula gelindiği için Master unvanı hak edilmez.

2009’da yayınladığım Nasıl bir öğrenci yazısının yorumlarından bir cümleyi burada tekrarlayacağım. Bir işe başvurduğunuzda, “dersler önümüzden tren gibi geçti” mi demek istersiniz, “ben şunları biliyorum” demeyi mi?
:-P

Geçen yılların öğrencilerinden ben de birşeyler öğrendim.

Bu nedenle, önümüzdeki dönem içinde dersimi almak isteyen öğrencileri baştan uyarmak istedim.  Bazı (az sayıda da olsa)  öğrencilerimden duyduklarım ışığında hazırladığım liste aşağıda…

Sevgili Öğrenciler,

Bunlardan birine bile “EVET, işte bu ben…” diyorsanız, CRM dersini önermiyorum.

Ben anlatmak için değil, öğretmek için okula gidiyorum.  Siz de öğrenmek için oradaysanız… Hoş geldiniz,  sefalar getirdiniz…
:-D

Etiketler: , , , , , , ,

Kategori: CRM

“Nasıl bir öğrenci – 2” yazısına şu ana kadar 12 yorum yapılmış:

  1. Bence bu bütün dersler için geçerli. Ama her derste bazı öğrenciler öğrenmek için gelir, bazıları da sadece ders geçmek için… Bu normaldir. Öğretmenin herkese eşit davranarak ve “sadece ders geçmeye” gelenleri de derse dahil etmeye çalışarak bir şeyler öğretmesi gerekiyor. Öğrenci kayıran öğretmenler en başta kaybediyorlar. Sonra “Sizin öğrencileriniz başarısız.” dediklerinde bunu kabullenmiyorlar bile. Öğrencilerin başarısızlığının en büyük faktörü öğretmendir, lütfen bunu da unutmayınız.

  2. Bu arada dersi zaten dinlemek ve öğrenmek için gelen öğrenciyle baş etmek çok kolaydır, hiç zahmet harcamazsınız. Siz kolay olanı tercih ediyorsunuz hocam. Biraz mücadeleci olursanız, başarısız olanları hayata kazandırmayı başarırsınız. Bence en kötü öğrenciye ders anlatabilen insan öğretmendir, gerisi zaten sokaktan geçen adam anlatsa yine başarılı olur.

  3. Friendfeed yorumları:
    http://ff.im/qwhVv

  4. Kubilay Onur Güngör’ün “Eğitim Sistemi ve Akademisyenlik Üzerine” bir yazısı http://www.kirmizivesiyah.org/index.php/2009/01/07/egitim-sistemi-ve-akademisyenlik-uzerine/

  5. Seval Ünver,
    Meslek derslerini, lise dersleri ile karıştırmamak gerekir. “Sadece ders geçmeye gelen” bir kişinin evinizi yapmasını istiyor musunuz? Ya da annenizi ameliyat etmesini? Sonra dönüp, “bunları nasıl mezun ediyorlar?” sorusunu sormayacak mısınız? ;-)
    Ayrıca, ben zaten okula öğretmeye gidiyorum. “Öğrenmek istiyenler gelsin” diyorum. Seçmeli ders olunca “sadece ders geçmeye” niteyi olanın benimle işi yok.
    Mücadeleci olmaya gelince, öğrenmek isteyene daha fazlasını öğretmek, benim yıllar içinde kazandıklarımı bir dönem içinde aktarmaya çalışmak için mücadele ediyorum.
    O “en kötü öğrenciye ders anlatabilen” ve “gerisi zaten sokaktan geçen adam anlatsa” için ilkokul öğretmenine dönmeli. Meslek düzeyinde ise, yukarıdaki örneği tekrarlayacağım.
    - Seni kimin ameliyat etmesini istiyorsun?
    - Çalıştığın şirketi kimin yönetmesini istiyorsun?
    - Yanındaki iş arkadaşını kimin işe almasını istiyorsun?
    - Maaş artışını kimin saptamasını istiyorsun?
    - Toplumun kaynaklarını kimin paylaştırmasını istiyorsun?
    - Evini, okulunu, her gün geçtiğin yolları ve köprüleri kimin yapmasını istiyorsun?
    Dersini hakkıyla öğrenerek sınıfını geçmiş ve diplomasını almış birinin mi, yoksa zoraki olarak öğrenmiş birilerinin mi? ;-)
    Not: Biz öğrenmek isteyen / istemeyen kişileri tartışıyoruz. Başarı / başarısız kavramları farklı olduğu için oraya girmiyorum. :-D

  6. Sevgili MBA öğrencileri bu adam sıfırcı bir adam değil, tokatçı bir adam. Blogundaki yazılar ile tokat etkisi yaratıyor. Derste nasıldır Allah bilir. İşin kötü tarafı attığı tokatların bedelini hukuki olarak ödetemiyorsunuz. Ben her blogu açtığımda bir tokat yiyorum ve kendime bir süre sonra geliyorum.

    Size bol şans dilerim.

    İmza: Yanağı fiziksel olarak kızarık olmasa da öyle hisseden bir blog öğrencisi..

  7. Uğur Özmen hocam, sitesinde “Nasıl Öğrenci Olunmalı?” sorusuna güzel girdisi ile yanıt aramış. Eh eğitime takık biri olarak tabi ki gözümden kaçmadı ve kendi yazmış olduğum “Eğitim Sistemi ve Akademisyenler Üzerine” adlı yazımı kendisi ile paylaştım.
    Ek olarak her iki yazı üzerinden friendfeed’de görüş alışverişinde bulunduk ve nihayetinde ortak bir noktaya vardık. :-)
    Bence çok eğlenceli ve güzel bir paylaşım oldu. Enver’in katkılarını da unutmamak lazım tabi :-)
    Söylemeden edemeyeceğim, daha önceleri Uğur Bey’in yazılarını takip ettiğimden kendisine fazlasıyla saygım vardı, fakat bu fikir alışverişimiz ile kendisine olan saygım kat kat arttı. Nedenlerini ilgili tartışmadaki son girdim de görebilirsiniz.

  8. Eski bir iş arkadaşım bir üniversitede master dersi veriyordu. Dersler hafta sonu ve öğrencilerin neredeyse hepsi çalışmakta olan, master için ciddi para ödeyen kişilerdi. Bir hafta sonu anlatacağı konu benim uzmanlığımla alakalı olduğundan beni derse davet etti “canlı örnek :-) ” olarak.
    Sınıfın yarısı dersi kırmıştı, diğer yarısının bir bölümü geç geldi ve konuyla ilgili ciddi bir sual soran olmadı… Hele bir de para verip ders alıyorsam hocanın limon gibi suyunu çıkartmak, öğrenebileceğim herşeyi öğrenmek isterim. Öğrencilerin lakaytlığı beni hayrete düşürmüştü…

  9. Öğrencilerimin beni nasıl gördüğü üzerine yazı ve yorumlar:
    - http://ugurozmen.com/crm/crm-dersinde-ne-201#comment-5342
    - http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/sebep-sonuc-iliskisi
    - http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/ders-alma#comment-4594 ;-)
    Benim bakış açım üzerine bir başka yazı:
    - http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/ders-alma

  10. Final sınavı okuma yöntemim bu linkte. Uğur Özmen

  11. Bu yazı üzerine başka blogda yayınlanmış bir blog yazısı

  12. Oralardan geçerken okula uğrayan her öğrencinin mezuniyeti “kazanılmış hak” olarak gördüğü bir ortamda öğrenci nasıl davranıyor.

Yorum Yazın