Temel unsurlar
CRM derlerinin süreç tasarımı kısmında öğrencilere sorarım.
“Müşteri hizmet alırken en çok ne ister?” diye… Çoğunluk, “güler yüz”, “hızlı hizmet” gibi yanıtlar verir.
Onlara şu örneği veririm. Karşınızdaki kişi, güler yüzle ve hızla “İşinizi yapamıyorum. Sistemler çalışmıyor” dese…
Sevgili Ahmet Kırtok “Pasta Süsleme Sanatı” isimli yazıında çok güzel özetlemiş. Bir kısmını alıyorum. Siz yazının tamamını okuyun.
En büyüğünden en küçüğüne birçok şirket en lezzetli pastayı yapmaya çalışmaktansa kaynaklarının önemli bir kısmını bu pastayı süslemeye harcamaya devam ediyor.
Sevgili hava yolu şirketi;
Bana uçuşta daha iyi yemek vermeden, reklamlarında dünya yıldızlarını oynatmadan önce, sadece ve sadece söz verdiğin zamanda, güvenli bir şekilde beni gitmek istediğim yere ulaştırsan,
Çok değerli cep telefonu operatörü;
Bana onlarca süslü seçenek sunmadan, sürekli promosyon mesajlarına boğmadan önce, istediğim an, istediğim yerden kaliteli ve kesintisiz bir telefon görüşmesi yapmamı sağlasan,
Çok meşhur oteller zinciri;
Onlarca şatafatlı hizmetinden bahsetmeden önce benim istediğim, temiz ve konforlu konaklama imkanı sunsan,
Dünyaca ünlü fast food markası;
Binbir pazarlama uğraşından önce, hızlı, temiz ve lezzetli bir yemek sunsan,
yani herşeyden önce, ne iş yaparsan yap, ürününü en iyi şekilde yapsan, sonra pastayı süslemeyi düşünsen daha iyi olmaz mı?
Tekrarlıyorum, yazının tamamını okuyun.
Benzer bir yazı da burada var. Başarılı girişimcilerin benim gibi bir profesyonel ile aynı fikirde olması ilginç değil mi?
Etiketler: ahlak, girişim, hedef, profesyonellik
Kategori: CRM, yaşamın içinden
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...

10 March 2011
12:34 am
İkisi de çok güzel yazılar olmuş. Yalnız işletmelere o kadar farklılaşın mesajı veriliyor ki sanırım bu yüzden zaten bu işi yaptığımıza göre bu hizmetleri sağlıyor olmamız gerekiyor. İşimizi iyi yapıyoruz diye mesaj veremeyeceğimize göre yeni bir mesaj vermek için çalışalım der gibiler.
Bende pizzacılara hep dominos ile zaman konusunda rekabet etmemelerini öneririm onun yerine iyi pizzanın 30 dk da teslim edilemeyeceği mesajını vermeleri gerektiğini savunurum.
İşletmeler genelde liderin mesajlarına yönelik biz “daha” mesajı vermeye çalıştıkları için sanki temeli kaçırıyorlar. Çok sankilerle dolu bir yazı oldu.