8 June 2010 Tuesday

Yeniden kartlanıyoruz

Hafta sonunda Migros’a gittim. Ödeme noktasına gelince  Migros kartıMoney kart ile değiştirdiler.

Oysa daha 2 – 3 hafta önce Paro kartımın artık Migros’ta geçersiz olduğunu söyleyip Migros kart vermişlerdi.

😛

Dün evde Marks & Spencer’den gelmiş olan şu yazıyı gördüm.

😛

Biliyorsunuz, karta dayalı sadakat programları özel ilgi alanıma giriyor.

Yukarıdaki Migros ve Marks & Spencer örnekleri, markaların bankalara teslim olması anlamına geliyor bence…

Kesinlikle 5’inci filme doğru gidiyoruz.  Meraklısı için ilk 4 film:

“Tıpkı Rambo dizisi gibi,

İlk filmde 1997- 1999 yılında kart sayısı inanılmaz artmıştı. Sadece İstanbul’da 200’ün üzerinde markanın kartı vardı.

İkinci filmde 2002 yılında, kartı olan 8 – 10 marka kalmıştı.

Şu anda üçüncü film oynanıyor. Kartın dönüşü… Yeniden herkes kart çıkarıyor.

“Sizce dördüncü filmde ne olacak?” diye sordum. (Okuyanlar anımsayacak… Blog’da da sormuştum.) Markalar bankalara yine teslim oluyorlar.

Neden 5’inci film derseniz… Bankalardan bağımsız sadakat ortaklıklarını zamanla mutlaka kurulacak.

Ne zaman göreceğiz acaba?

😉

Not: Meraklısına bu konuda blogumda yer alan ilgili yazılar:

Bazı öngörüler…

Özellikle mağaza kartlarının artması konusunda endişelerimi ve varsayımlarımı da belirttim.

Ya 5’inci film olacak, ya da 2 ayrı yönde gelişmeleri beklemeliyiz.

😀

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Kategori: CRM, pazarlama

“Yeniden kartlanıyoruz” yazısına şu ana kadar yorum yapılmamış

  1. Ben müşteri olarak cüzdanımda “n” tane kart taşımaktan nefret ediyorum. Hal böyle olunca da ya avantajlardan vazgeçip, kart edinmemeyi seçiyorum ya da çanta değiştirirken kartları evde unutup, avantajlardan zaten yararlanamıyorum.

    İki kredi kartım var bir de hiç kullanmadığım yedek kartım. Sağlık sigortası kartı, Money Club Kart, IKEA aile kartı, Metro Mağaza kartı,KGS kartı derken zaten cüzdanda 8 kart var. El insaf diyorum!

    Paro’lu Worldcard’imin neden kabul edilmediği anlaşıldı şimdi…

  2. iren ipek :
    8 June 2010
    9:45 am

    Çok uzun zamandır gitmediğim bir kuaför de kart sistemine geçiş yapmış. Açıkçası elimde ismim yazan kartı görene kadar ben de durumu idrak edemedim. Bu sistem için de hiçbir masraftan kaçınmayıp kart yazıcısı ve kiosk almışlar. Bundan sonra her ödeme yaptığımda kartıma, yapılan işlemler, ne kadar tuttuğu ve kimin benimle ilgilendiği gibi bilgileri kartıma işleyecekler. E peki sonunda ne mi olacak? Her yaptığım işlem sonrasında ufak bonuslar kazanacağım ve biriktirdiklerimi sadece hafta içi kullanabileceğim. Mesela 10 lira biriktirdim hafta içi bir gün bedava fön çektirebileceğim.

  3. Tüm kartları tek kart (veya her ne ise) çatısı altında toplamayı başarabilen sistem/yazılım/vb. çok talep görür.

  4. Yurt dışında kartları bir araya toplayan güzel örnekler var. Ancak bu örneklerin büyük kısmı Türkiye’de uygulanabilir değil.
    😉
    Yerel Zincirler Buluşuyor 2010’da “Kartla sadakat olmaz” konulu oturumda konuştuğumuz gibi, (http://ugurozmen.com/crm/kartla-sadakat-olmaz-yzb-2010) “Marka kartları mutlaka vade – taksit ile eşleşmiş vaziyette. Eğer arkasında banka olmazsa kurumlar finansal sıkıntı yaşıyor. Batma aşamasına geliyor.”
    🙁
    Bu durumu göz önüne aldığımızda, ilk bakışta arkasında mutlaka banka olması gerekir gibi görünüyor. Ancak her bir marka için bir tane banka olması şart değil. Sadakat Ortaklığı Kurumu, birden çok banka ile çalışabilir. Kartlar, birden çok banka ile bağlantılı olabilir.
    😛
    Bence, bu (çok bankalı) modelin / sistemin üzerinde düşünmek gerek.

  5. Mağaza kartı – banka ilişkisinin özet tarihçesi

Yorum Yazın