11 May 2011 Wednesday

Genel Müdür olurken

Arkadaş, yabancı bir şirketin Türkiye ofisinde çalışıyordu. Yıllar içinde başarılı işler yaptı. Türkiye Genel Müdürü olacağını duyduk.

Şirket onu yurtdışındaki Genel Merkeze çağırdı.

Orada, önce üretimin her aşamasında işçi gibi çalıştırmışlar. Sonra dağıtıma vermişler. Kamyon şoförünün yanında, marketlere eşya taşımış, dolaplara veya raflara dizmiş, vitrinlere yerleştirmiş.

Kamyon şoförüne, bir ülkenin Genel Müdürünü verdiklerini söylememişler. Yeni başlayan işçiye davrandığı gibi davranmış bizimkine.

😉

Beraber süpermarkete gitmiştik. Konusuna hakimiyeti gözümden kaçmadı. Bana o zaman anlattı.

“Otele vardığımda, üzerimdeki tulumu çıkarıp duş alacak gücüm kalmazdı. Ayakkabıları çıkarır ve kendimi öylece örtünün üzerine bırakırdım.” diye…

😉

Biliyorum… Gömleğin kollarını kıvırmadan, ellerini kirletmeden Genel Müdür olanlar da var. Onlar köşekapmaca oynuyor. Koltuğundan korkuyor.

Bir de bilerek gelenler var.

😀

Meraklısına:

🙂

Etiketler: , , , , , ,

Kategori: İş hayatı

“Genel Müdür olurken” yazısına şu ana kadar 3 yorum yapılmış:

  1. özer onar :
    11 May 2011
    10:03 pm

    Ülkemizdeyse kim daha iyi k.ç yalıyorsa o genel müdür oluyor.

  2. Özer Onar,

    Eğer birisi iyi yaladığı için Genel Müdür olduysa, koltuğu koruma korkusuyla davranması kaçınılmaz. Bu durumda işinin ehli rakiplerini şirkette barındırmaz. Kalitesiz insanların yönetici olduğu şirketler de – bu dinamik ortamda – hayatını rahatça sürdüremez.

    Yani, iyi yalayanı Genel Müdür yapmak, bumerang etkisi yapar. Döner şirketi yaralar.

    😉

    Dediğin gibileri var. Yazdım da… Ama onlara her zaman minnet etmek zorunda değiliz. Yeter ki bedelini ödemeye hazır olalım.

    Bedeli şöyle veya böyle ödeniyor.

    😉

    Yukarıda yazdığım Genel Müdürler, koltuklarında korkusuz oturuyorlar. Şirketteki iyi adamları da tasfiye etmiyorlar.

  3. Bundan sonra yağcı genel müdür olmak ta zor. Ben bir ülkede faizlerin düşmesinin sadece ekonomik değil insan kaynakları açısından da çok önemli olduğunu düşünürüm. Düşük faiz, paranın yatarak para kazanamaması yeni ve para kazanmak zorunda olan şirketler yaratacaktır, ülkenin iş ahlakını uzun vadede (mecburen) çok yukarılara çekecektir, g.t yalayan genel müdürlerin barınamayacağı kadar yukarı. Umarım hükümet ekonomiyi soğutacağız diye faizleri tekrar yukarı çekme hatasına düşmez. Konuyu nasıl faize bağladım? Galiba, bloga ugramadan önce biraz fazla ekonomi okudum 🙂

Yorum Yazın