5 June 2017 Monday

“Düzeltilir” demiştim

6 – 7 sene önceydi.

Bir Webrazzi etkinliğinde (yine en ön sırada oturmuştum) anlı şanlı internet girişimcilerine, daha önce şirket veya portföy satın alma deneyimi olan biri olarak “Değerleme rakamları yatırımın geri dönüşünü sağlamazsa, bir süre sonra finansal kaynak bulamazlar” demiştim.

Dönemin en bilinen internet girişimcisi “Geleneksel ekonomi kurallarıyla internet girişimlerine bakmanın yanlış olduğunu” ve “Benim internet ekonomisini anlamadığımı” söylemişti.

O dönemde blogumda “Düzeltme Gelebilir” diye yazmıştım.

😉

Bir hafta içinde iki kapanmayı okuduk.

Önce Markafoni

Ardından da Bukoli

Webrazzi’den duyduğum kadarıyla Zomato da Türkiye’den çekilme sinyalleri veriyormuş.

😛

Biliyorsunuz, daha önceden de çok sayıda web girişim kapılarını kapatmıştı.

İş dünyasında bu dalgalanmaları çok doğal görüyorum. Belki de, internetin büyük abi’sinin dediği gibi “Ben internet ekonomisini anlamıyorum“.  Ama şunu biliyorum ki, para veren karşılığını almak ister.

😉

Aklıma meşhur Temel fıkrası geliyor. Mezar taşına şöyle yazdırmış:

Düzeliysun demiştinuz. Hani… N’oldu?

😀

21 May 2017 Sunday

İdeal ve Benchmark

Müşteri Odaklı Süreç Tasarımı yazısında “ideal durumu hedefleyin” demiştim. “Şirketi bugün kursak nasıl yapardık” diye düşünerek başlayın diye ısrar ettim.

Yerli girişimcilerimizin büyük çoğunluğu, zaten yurtdışında gördüğü ve çok beğendiği bir girişimin benzerini yapmaya çalışıyor. Bunu bir ideal olarak benimsemişler.

Bu yazıda klonlamayı eleştirmeyeceğim. Benchmark almaya da kesinlikle itiraz etmiyorum. Sadece “bencmark ile ideal durumu karıştırmayın” diyorum. Hedeflediğiniz konuda dünyanın 1 numaralı şirketinin / girişiminin ne yaptığını öğrenip aynısını yapmayı “ideal’e ulaşmak” zannedebilirsiniz. Fevkalade yanılırsınız.

😛

Sektörünüzde “bir numara” olan ve herkesin benchmark aldığı şirketi inceleyin. Ama sadece onun iyi yaptıklarını değil, onun müşterilerinin şikayetlerini de okuyun.

Belirlediğiniz veya hedeflediğiniz konuda, dünyanın en iyi şirketinden hizmet almalarına rağmen şikayetçi olanlar varsa… Ne gibi beklentiler varmış? Karşılanamayan ihtiyaçlar nelermiş? Tercihler nasılmış? gibi sorunlar üzerinde düşünün.

Bu beklentileri ve/veya ihtiyaçları çözerseniz, o zaman İDEAL olursunuz.

😉

17 May 2017 Wednesday

Üslup Parmak İzidir

Geçenlerde Facebook’da bu cümleyi gördüm.

40 küsür sene önce okuduğum bir kitapta okuduğum bir bölüm geldi aklıma. Strategic Interaction (Stratejik Etkileşim) adlı bir kitap.

Kitabı evde bulamayınca web’de araştırdım. Şans işte… Kitabın web’deki ön izleme kısmında hatırladığım örnekler vardı. Şurada 8’inci sayfada yer alan kısmı özetleyeceğim.

İkinci Dünya Savaşı’nda bazı ajanları ve şifreleri diğer taraf ele geçiriyor. Mesajı kendileri gönderiyor. Telgrafın bu tarafında yer alan kişi, mesajın hızına ve bazı harfleri yazışındaki duraklama veya hızlanmaya -ritmine- bakarak diğer uçtakini düşmanın ele geçirdiğini anlıyor.

Olaya bakar mısınız? Sadece tıklamalar ile – telgrafla – yürütülen bir iletişimde karşı taraftaki ajanın ele geçirildiğini anlamak…

Bilmeyenler için: telgraf sadece nokta ve çizgilerle mesaj göndermeye yarar.

Mesaj birebir aynı olsa da üslup parmak izidir. Telgrafta bile…

😉