9 March 2014 Sunday

Abartılı Alınganlıklar Dönemi

Sosyal mecralar birçok konuda hızlı ivmelendirme kazandırıyor. Tepkiler hızla eyleme dönüşebiliyor. Basit bir cümle, büyük bir krizi tetikleyebiliyor. Pazarlamacıların bu olguya dikkat etmeli.

“Temel bir gün …” diye başlayan fıkranız, bir yöreden sert karşılık görebilir. Oysa o bölgeye gittiğinizde aynı fıkraları gururla anlatanları görebilirsiniz.

“Benim babam şöyledir” reklamı verince, babasız çocukların hassasiyetini dikkate almadığınız için markanız zarara uğrayabilir.

Oysa… Birileri Yılbaşı’na karşı, diğerleri Bayramlara tepkili; anneler günü, babalar günü gibi günlere de öfke duyanlar çok.

“İyi ki kar yağdı” derseniz sokaklardaki hayvanları düşünmediğiniz için; “Hep yaz olsa” derseniz susuzluk sorununu ciddiye almadığınız için eleştirilmekten kaçamazsınız. kalp-KIRIK

🙁

Bu olayların büyük çoğunluğu, alınganlar için anlatılan eski bir fıkrayı anımsatıyor.

“Yağmur yağacak” diyene “Bana hakaret ettin” diyen adamın öyküsü.

–    Ne ilgisi var yahu?
–    Yağmur yağınca ne olur? Bazı yerlerde su birikir. Su birikince ördekler orada yüzer. İşte bu nedenle bana ördek demiş oldun. Bu da hakarettir”

😛

Şakası bir yana, markanız için dikkatli olmanız gerekiyor. Hem iddialı olmak, hem de etliye sütlüye bulaşmamak… İşte yaratıcılığa ilişkin sert mücadele…

Etliye sütlüye karışmadan ortalama olmanın özendirildiği bu günlerde marka iletişimcilerini giderek daha zor günler bekliyor.

😉

Resim şuradan alıntıdır

Etiketler: , , , , , , ,

Kategori: interaktivite, pazarlama

“Abartılı Alınganlıklar Dönemi” yazısına şu ana kadar bir yorum yapılmış:

  1. “Abartılı Alınganlıklar”dan bahsettim ya. Toplantı bitince haklı olduğum anlaşıldı.

    😛

Yorum Yazın