27 March 2009 Friday

Biri yönetmeli

Az önce friendfeed’de şöyle bir yazı okudum…

  • … “pazarlamacı” zihniyeti “insan kaynaksızlıkları”‘na getirirseniz referanslarında “gözlemlenebilen evreni yarattım” olan ile “iyi bahçe peysajı yaparım” olan adayları değerlendiremeyen insanlar elde edersiniz. Çünkü pazarlamacı zihniyeti Google’da 30sn’lık bir aramadan daha fazla bilgiye sahip olmadığı için “gözlemlenebilen evren”‘nin mi ? yoksa ön bahçesinin mi ? daha büyük olduğunu anlayamaz…”

Bu bakış açısını yıllarır bilirim, tanırım. 33 yıl önceki bir anı aklıma geldi.

ODTÜ‘de “Hazırlık sınıfı”nda öğrenciyim. Durakta okulun servis otobüsünü bekliyorum. Benim yaşlarda bir genç var. Konuşmak istiyor. Pek aldırmıyorum. Ama dayanamıyor.

– Siz de bu sene mi girdiniz okula?” diye soruyor. Yanıt vermemek olmaz.
– Evet.” diyorum.
– Hangi bölüm.
– İşletmecilik
– Ben makine mühendisliğini kazandım.
– Tebrik ederim.

Konuşma bitmiyor. Genç arkadaş, başarısını paylaşmak amacında… Karşısındaki işletmecilik öğrencisi olunca, daha bir keyifleniyor…

560 puan ile kazandım.
– Tebrikler… Çok güzel…
– Siz kaç puan aldınız?
680 fen puanı…

Genç arkadaş şaşırıyor. Afallıyor.

– Niye işletmecilik öyleyse?… Bu kadar puan ile…
– Sizin gibi zeki mühendisleri, yine zeki insanlar yönetsin diye…

🙂

Etiketler: , , , ,

Kategori: pazarlama, yaşamın içinden

“Biri yönetmeli” yazısına şu ana kadar 6 yorum yapılmış:

  1. Sayın Uğur Özmen,

    Karşınızdaki insan anlaşılan size hava atmak istemiş, fakat siz de ondan aşağı kalmamışsınız. Bence sessiz bir yanıt ona gereken cevabı verirdi. Odtü’nün ukala insanlarını bilirim ( yanlış anlaşılmasın, kardeşim de orada okuyor ama genelikle öyle oluyorlar)

    Türkiye’de mesleklere olan bakış açıları çok sakat. Bunu 7 sene önce buraya temeli geldiğimde anladım. Herkes kendi mesleğini yüceltme gayretinde, ama kimse ben mesleğimi seviyorum diyemiyor. Ya herkes yanlış tercih etti, ya da herkesin mesleği dünyanın en iyi mesleğidir. Bir türlü bu işin içinden çıkılmıyor. Ne zaman ki insanlar bu sakat bakış açısından vazgeçecek o zaman bence Türkiye’deki bazı olaylar rayına oturacak.

    Kolay gelsin

  2. Mücahit,

    Puanımın yetmediği hiç bir yer yoktu… ODTÜ İşletmecilik tarihinin rekoru idi. Bildiğim kadarı ile de 14 yıl daha “rekor” olarak kaldı.

    Önemli olan “yetmesi” değil. Sen anlamışsındır neyin önemli olduğunu…
    .
    Gelelim için ilginç yanına… Pazarlama’ya bu şekilde bakanlar, ürettiklerini kime sattıracaklar.
    Sosyal psikoloji’de bu gibi bakış açılarına “düşünme engeli” diyoruz. İnsan üzülüyor.

  3. Fatih,
    O anı, 20 yaşında olduğum zamana ait. Altta kalınacak bir yaş değil.
    .
    Ayrıca, seçme sınavı beni yerleştirmedi. 14 yaşımda karar verdiğim bölüme girdim. Çocukluk aşkımdı “işletmecilik”.

    Severek, isteyerek okudum. Diğerlerini bilmem ama her fırsatta mesleğimi sevdiğimi söylüyorum. Hatta ötesi… “Hobim ile mesleğim aynı” diyorum.

  4. Tebrikler hocam,

    Yöneticilik ile çok maaş alınmayacagını biliyorum.Zira 19.800 USD bir ayda maaş kazanan kaç tane yönetici vardır bilemiyorum ama bu kadar kazanan muhendisler var. normalde 10 000 usd alırken bir ayda 19 800 alıyor.İyi para..

  5. Kadir,
    Mühendis olarak orta kademede yüksek ücret alınır. Ama unutma, üst düzey yönetici maaşları çok farklı. Bildiğin gibi ABD’de üst limit koyuldu. Türkiye’de de yılda milyon dolar alan çok sayıda üst yönetici var.

    Böyle maaş alan mühendis varsa ben tanımadım.

  6. Merhabalar,
    Mühendis olmak bir zeka göstergesi değil tamamen tercih meselesidir. İş ortamında mahalle baskısı gibidir mühendis baskısı. Öyle ki özellikle masabaşı çalışan mühendislerin ”Sen mühendis olmadığın için bunu anlayamazsın, mühendislik bakış açısı farklıdır, bu soruyu mühendis biri cevaplayabilir, sen bu konuda bizim gibi fikir yürütemezsin’ içerikli iğnelemeri hiç çekinmeden yapmalarına hiçbir zaman anlam veremedim (Alçakgönüllü, paylaşımcı ve diğer mesleklere saygı duyanlarını hariç tutuyorum). Oysaki Türkiye’nin herhangi bir üniversitesinde puanınız yettiği sürece benim zamanımda eşit ağırlık puanı ile mühendislik fakültesi kazanmak imkansız olay değildi. Ama herbirimiz bir tercih yapıp farklı alanlara yöneldik.
    Onları anlamak için, onların dilini çözmek için mühendislik fakültesinde endüstri mühendisliğinde yüksek lisansa başladım, ama 4 aydır bir ekonomi mezunun anlayamayacağı bir konu ile karşılaşmadım. Ama “senin burada ne işin var” diyenlerle, “sen bazı konuları anlayamazsın” diyenlerle, “büyük cesaret” diyen mühendislerle karşılaştım.
    Her bilim dalının, iş kolunun kendilerine göre zorlukları, farklı bakış açıları var, herkesin mesleğine saygı göstermek neden bu kadar zor? İş ortamında farklı mesleklerde insanların bir arada fikir yürütmelerinin daha güzel, verimli sonuçlar yaratacağını düşünüyorum, birbirimizi dışlamak niye?
    Gerçi onlar da haklılar, kültür olarak mühendis olmanın başka bir anlamı olduğu empoze edildi çevrelerinde kendilerine, kendilerini her daim özel hissettiler, kız istemeye giderken bile 1-0 önde başladılar hayata 🙂 Mümkünse beni mühendisler istemesin, ömür boyu yüksekten bakmalarına katlanamam 🙂 Onlara saygım sonsuz, sadece ben de saygı bekliyorum o kadar 🙂

Yorum Yazın