22 August 2015 Saturday

Taksi mi, Bitaksi mi?

Dün Facebook’da Berkan Bağcı‘nın bir iletisinde gördüm.

uber-tr

Haberde “İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Yahya Uğur Uber’i korsan taksicilik yapmakla suçluyor” diye belirtmiş.

Ben karşılaştığım bir olayı anlattım:

Uzun bir taksi yolculuğu yapmam gerekti. Şoförle sohbet ettik. Şunları söyledi.

“Abi gececi taksiciler tehlikeli. Uyuşturucu kullananı bile var.

Geçenlerde eşimle bir düğüne gitmiştik. Alkollü araç kullanmadığım için arabayı almamıştım. Düğünden çıktığımızda bekleyen taksilere baktım. Hiçbirini gözüm tutmadı. Bitaksi’den çağırdım. huzurla eve gittik.

Facebook’daki diğer yorumlar şöyle:

  • Berkan Bağcı: Ben de bir taksiciden kendisinin de gün içinde müşteri olarak Bitaksi kullandığını duydum. Ayrıca taksici olarak da Bitaksi ve Uber gibi sistemlerden oldukça memnunlar. “Arabaya kim biniyor biliyoruz, gerekirse yorum yapıyoruz, sistemden attırabiliyoruz.” diyor. Kullananlar memnunken yönetenlerin hoşnutsuz olması çok ironik.
  • İbrahim Uzun: Alkolluyken araç kullanmak istemeyen yolcunun alkollu sürücüye denk gelmesi feci bir durum mesela. Cok dengesiz ve küfürü sonuna kadar hak eden taksiciler var. Kendileri de gayet biliyorlar içlerinde oldugunu. Önce onları temizlesinler. Bitaksi’den önce illallah dedirttiler resmen.

🙁

Onbeş sene önce bir gazetede yayınlanan, blog açtıktan sonra burada yayınladığım Meslek Odaları ve Profesyonellik yazısı aklıma geldi.

Berkan Bağcı’nın “Kullananlar memnunken yönetenlerin hoşnutsuz olması çok ironik” cümlesinin nedenlerini irdelemiştim. Meslek veya esnaf odaları, meslekdaşlarını değil mesleklerini (mesleğin kurallarını, onurunu, ahlakını, standartlarını, mesleği icra etmek için gerekli koşulları, vb…) korumaya çalışsalar şikayet edecekleri oluşumlarla karşılaşmazlar.

Atalarımız “Tabiat boşluktan korkar” demişlerdi. Taksicilerin davranışları nedeniyle bir boşluk doğarsa, mutlaka ihtiyacı karşılayan girişimler yapılır.

Uber’in veya Bitaksi’nin (hatta korsan taksiciliğin) gelişmesini engellemenin yolu siyasetçilerden medet ummak değil, müşteri deneyiminin talep ettiği meslek ahlak ve standartlarını geliştirmektir.

😉

Etiketler: , , ,

Kategori: İş hayatı, pazarlama

“Taksi mi, Bitaksi mi?” yazısına şu ana kadar 4 yorum yapılmış:

  1. Mehmet Alsancak :
    22 August 2015
    11:06 am

    Hocam anlamadım (Linki de göremiyorum.) Bitaksi’den neden rahatsızlarmış ?

  2. Birçok yazıda belirttim. Sonuncusu taksiler (Uber, Bitaksi ve korsanlar) üzerineydi. Şimdi tekrarlıyorum. Tabiat boşluktan korkar. Müşteri ihtiyaçlarını karşılamak yerine meslekdaşlarınızı (güya) korumak için çabalarsanız, o ihtiyaçları karşılayan bir olur.

  3. Lyft ve Uber, Kaliforniya’da ilk çıktığında buradaki taksiciler de büyük yaygara yapmışlardı. Uzun süren mücadele sonunda Lyft ve Uber yasal hale geldi Kaliforniya’da. Hala vergi ve çalıştırma politikasında davalar oluyor, ama sonuç belli. Los Angeles’ta, San Francisco’da taksi’yi bitirdiler. (Havaalanı dışında her yerde herkes Uber, Uberx veya Lyft kullanıyor.)

    Devlet’in olağan üstü rakamlarla sattığı Taksi plakasını, bir uygulamanın bitirmesi elbette onların hoşuna gitmeyecektir. Ama direnmek nafile. Büyükşehir taksicilerinin hijyen ve saygı noksanlığından bahsetmiyorum bile, Arabası olmayanın ulaşımı kolay yapamayacağı büyük şehirlerde, bu uygulamalar S2 S2 Taksi’nin yerini alacaktır. Taksi de havaalanı ulaşımı ve anneanne ulaşımından ibaret olur yakında.

    Uber konusuna gelince, bu şirketler büyük şirketler, girdikleri ülkenin hükümetiyle ters düşmek istemezler, her şeye yasaya uygun yaparlar, cost benefit hesabından sonra bilemezsin ‘bekleyelim iki üç yıl’ diyebilirler. AMA düşün, Uber kapanırsa, Uber’i gören Türk developer SüperUlaşım diye bir şey yapar, aynı modeli kopyalar. Ne siyasetçi bir muhatap bulabilir, ne taksici.

    İşini iyi yapamayan hep başkasını suçlar zaten. Taksi’ci ‘jandarsın’ istediği kadar 🙂 ( http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/kimileri-hep-jandarir )

  4. Kısacası, tembelliklerinden vazgeçmeden kazançlarını ve şehirde edindikleri otoriteden olma ihtimali ile yanıp tutuşuyorlar. İşi daha iyi nasıl yaparız diye soracaklarına anca şikayet, anca sızlanma, anca yakınma.

Yorum Yazın