22 December 2012 Saturday

Fikir öldüren adam

Yine aynı… Genç arkadaşın bir fikri varmış. Bana anlatıp görüşlerimi öğrenmek istemiş. Eşim rica etti.

Önceden uyardım. ‘Google’a “fikir öldüren adam” yazdığında karşına ben çıkıyorum‘ dedim.

Fikrinin sınanmasına hazırdı. Kısaca fikrini anlattıktan sonra uzun uzadıya istatistikleri, çalışmalarını anlatmaya kalktı. Yatırımcı geçinenlere anlatmaya alışmış. Bir teyp kaydı gibi vır vır da vır vır… (Yine aynı.)

Bunları değil, müşteri deneyimini anlat” dedim. Neler yaptığını, kimlerle görüştüğünü, neler planladığını, neler yapacağını anlatmaya niyetlendi. Yine vır vır da vır vır…  (Yine aynı.)

Bunları yaptığın için aferim. Aferim ama, sorduklarım ile hiç ilgisi yok.” diye defalarca düzeltmeye çalıştım.

Ama o aynı şeyleri söylemeye çalışıyor. Ne sorduğumu anlamaya bile çabalamıyor.

🙁

Şimdiye kadar yüzlerce fikir dinlemek zorunda kaldım. Üzücü olan şu. Müşteri deneyimini tanımlayan hemen hiç kimse yoktu. Bazıları müşteriyi bile tanımlayamıyordu.

Oysa, müşteri deneyimini oluştururken pazarlama stratejileri de, içerik de, rakipler de, gelirler de, hatta teknoloji de belirleniyor.

Bu gençleri anlamıyorum ama, onlara “Müşterin kim?” diye sormayan ve “Müşteri deneyimini anlat” demeyen yatırımcıları hiç anlamıyorum.

😉

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: interaktivite, İş hayatı, pazarlama

“Fikir öldüren adam” yazısına şu ana kadar 10 yorum yapılmış:

  1. Sercan Gokalp :
    22 December 2012
    12:36 pm

    Bu gençleri anlamıyorum ama, onlara “Müşterin kim?” diye sormayan ve “Müşteri deneyimini anlat” demeyen yatırımcıları hiç anlamıyorum. Demişsiniz… Yatırımcılar para kazanma peşinde… İşin sonucuna kısa yoldan bakıyorlar… Ancak siz hem eğitimciliğin getirdiği bilinçle hem de bu işin piri olmanızdan dolayı o soruyu soruyorsunuz. Bu örnek ezberleyip sınavlardan iyi not alıp sınıf geçen ama bilgiyi anlamamış kişiyle bilgiyi anlayan sorgulayan ama kıt kanaat geçen öğrenci durumuna benziyor 🙂

  2. Sercan Gökalp,

    Teşhise tamamıyla katılıyorum. “ezberleyip sınavlardan iyi not alıp sınıf geçen ama bilgiyi anlamamış kişi” gibiler.

    😉

  3. Sonuçta bir fikri daha öldürdünüz diyebilir miyiz hocam?

  4. Taha,

    Aslında fikri çok güzeldi. Ama bu bakış açısıyla uygulamaya kalkışacak ve muhtemelen heba edecek. Sonra da çıkıp “Bu ülkede bu tür işler yapılamıyor, galiba henüz erken” diye düşünecek. Beğendiğim bir fikri önce başarılı kuran sonra da geri çekilirken böyle düşünenler var da… http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/bir-ozelestiriye-elestiri

    😛

    Özetle öldürmedim. Ama muhtemelen kendisi öldürecek. Şahane olabilecek bir fikir oysa…

  5. Hala algılayamadığım şey şu. İşi kurmadan, fikir aşamasında “müşteri deneyimi”ni nasıl elde edebiliriz? Müşteri kim sorusu makul ama olmayan müşterinin deneyimi nasıl olacak, anlayamıyorum.

  6. Boray Eris,

    O yazının linklerinde yeterli açıklama var. Okuduktan sonra mı soruyorsun, yoksa sadece yukarıdaki yazıyı mı okudun.

    Ona göre yanıtlayacağım da…

  7. Yılda 8 – 10 kere BENZERSİZ FİKİR diye “sadakat kartlarını birleştirme” projesiyle gelirler.

  8. Bana “fikir öldüren adam” sıfatını hak ettirecek kadar soru yöneltiyorum. Aldığım yanıtları genelledim. Siz de bakın.

    Türk giriçimci, bilişim döneminde mi yoksa sanayi devrimini bile aşamamış durumda mı?

  9. Nasıl oluyor da “fikir öldüren adam” sıfatını hak ediyorum.

  10. Birileri ne iş yaptığını bilmiyor. benim “fikir öldüren adam” sıfatıma katkıda bulunuyor.

Yorum Yazın