31 January 2016 Sunday

Patlat Bir “El Sistema” Görelim

Reklam duayenlerimizden Sayın Serdar Erener’in “Patlat bir Uber de görelim” demeci üzerine sosyal mecralarda çok sayıda tepki yazısı çıktı.

Serdar Erener’in girişimcilik ile reklamcılığı karıştırdığı söylendi. Diğer yandan, hayatında hiç reklamcılık yapmamış olanların Serdar Erener’i kınaması da eleştirildi. (Diğer eleştirileri ve karşıt görüşleri, Google’dan bulabilirsiniz.)

Benim fikrimi sorarsanız, Sayın Serdar Erener’in “Fikir aklına gelse müşterine verir misin?” sorusuna verdiği “Müşterime fikir bende kaynak sende gel beraber yapalım derim.” yanıt cümlesiyle zaten gerekli düzeltmeyi yaptığı kanaatindeyim.

  • Merak edenler için: Hiç reklam ajansında çalışmadım, 25 seneden fazla süre boyunca reklamveren tarafında pazarlamanın çeşitli departmanlarını (hatta 6 sene tamamını) yönettim.

🙂

Benim reklamcıya daha yakışır bulduğum bir önerim var. Hani “Köşeyi döndürecek bir girişim fikri” değil, “Reklamı boşgeç, biz buna yatırım yapalım” olayı da değil ama bir kurumun gerçekten onyıllarca fanatiği olunacak bir öneri. Dünyanın diğer tarafında bile olsa, bizi duygulandıran bir çalışma.

El Sistema

sistema

Venezuela’da, fakir ailelerin sokaklarda büyüyen çocuklarını müzikle buluşturan bir sosyal sorumluluk projesi.

Bu yıl “Kardelenler” yapalım, önümüzdeki sene de “4×4 anlatırız” projesi değil. Uzun vadeli bir adanmışlık. Elini taşın altına koyup yıllarca hem doğrudan dokunulan, hem de işiten veya gören herkesi kendine bağlayacak bir çalışma.

Benim reklam ajanslarına önerim, “Patlat bir “El Sistema” da görelim.

😉

 

 

Etiketler: , , , , , ,

Kategori: pazarlama

“Patlat Bir “El Sistema” Görelim” yazısına şu ana kadar 3 yorum yapılmış:

  1. 10 yıl önce kurulan Barış İçin Müzik Vakfı bizim El Sistema’mız sayılır. Uzun yıllar sessizce kendi yağlarıyla kavrularak çok sayıda çocuk ve gence müzik eğitimi sağladılar, sağlamaya da devam ediyorlar. Desteklenmeli http://barisicinmuzik.org/hakkimizda/

  2. Uğurcum, çok doğru bir yere işaret etmişsin.
    Reklam-medya-reklamveren üçgeninin hepsinde çalışmış biri olarak şunu söyleyebilirim: Sadece reklam dünyamızın değil, olaya makro bakarsak, iş dünyamızın (da) sığlığı tam da bu “patlat” mentalitesinden kaynaklanıyor. Bir nevi, take the money and run yaklaşımı 🙁

  3. Barış İçin Müzik vakfının desteklenmesi gerektiğine katılıyorum.

    Öyle bir yıllık bütçeyle “patlat” şeklinde değil, uzun vadeli bir programla ve sürdürülebilir çalışmayla desteklenmeli

Yorum Yazın