"acil" etiketli yazılar:

27 September 2018 Thursday

Kasırga ve Deneyimler

Türkiye’nin Batı kıyılarına bir kasırganın yaklaştığı haberleri geliyor.

Umarım kazasız, belasız atlatılır.

🙁

2 Eylül 2017’de, ABD’nin Teksas eyaletindeki Houston’u rüzgarı ve selleriyle perişan eden Harvey kasırgası sırasında HEB isimli bir perakende zincirinin yaptıklarını yazmıştım. En iyi sadakat programından daha iyi, özverili bir çalışmaydı…

Bugün bir başka haber okudum. ABD’nin Federal Acil Durum Yönetim Kurumu, Florence kasırgasının şiddetini ölçmek için “Waffle House Index” kullanıyormuş. (Hani, “Gözleme Evi Endeksi” gibi bir şey.)

Waffle House – bir restoran zinciri – acil durumlarda yöre halkı için açık kalmasıyla ünlüymüş. Zincirin dükkanları çoğunlukla kasırgaya açık alanlarda olduğundan, markanın, örneğin yedek güç ve su kaynakları üzerinde sunulabilecek sınırlı menülerle çalışmasına izin veren acil durum planları varmış. Waffle House Endeksi, bir fırtına sonrasında ihtiyaç duyulan yardımın niteliğini ve hacmini belirlemek için hükümet kurumları tarafından kullanılan gayri resmi bir ölçü haline gelmiş. Eğer restoranları açamıyorsa, yerdeki durumu çok şiddetli gösteriyormuş.

🙂

Aklınıza hemen, acil durumlarda özverili çalışmasıyla ünlü İstanbul taksicileri geldi değil mi?

Haklısınız

😉

04 May 2009 Monday

Zaman / Önem çizelgesi

Bir çok yönetici, sizi acil konulara yönlendirir.  Bunun istisnasını da gördüm.

Sn. İsmail Yalçınkaya’ya bağlı çalışıyordum. Bankanın bazı projelerinden sorumluydum. Aralarında sadakat kartları ve CRM projesi de vardı.

Ufak çaplı projelere koşturuyorum. Hemen her işi kendimce mükemmel yapmaya çalışıyorum.

Beni çağırdı. Bir kağıda şu şekli çizdi. Anlatmaya başladı:
onemli_projeler

  • “İşleri bu şekil içine yerleştirirsek, yazışmalar, telefonlar, hemen yanıtlanacak konular acil olan ama pek de önemli olmayan kısma girer… Oysa hem insanları, hem de şirketleri acil olmayan ama önemli konular ilerletir. Onlara mutlaka zaman ayırmalısın.”

30 yıllık iş hayatımda, acele değil de uzun vadeli ama önemli konulara odaklanmayı öneren çok az patronum oldu.

Oysa gerçekten… İnsanları da şirketleri de bu konular ilerletir.

🙂

13 February 2009 Friday

Fevkalade gizli

Yeni mezun olmuştum. Dünyaca meşhur bir danışmanlık şirketinin İstanbul ofisinde işe başladım.

Bir öğleden sonra “hemen ertesi sabah ilk uçak ile” İzmir’e gitmem söylendi. Re-organizasyon isteyen bir firmaya “teklif yazısı” için gerekli bilgileri toplayacaktım. Şirkette böyle şehirler arası görevler, genelde acil olurdu ve bir gün önce kimsenin haberi olmazdı.

Gittim, görüşmeleri yaptım, İstanbul’a döndüm. Sonraki gün, konuşmaları temize çektim ve bir rapor haline getirip Genel Müdür Sekreteri hanıma verdim. “Rapor yazıldıktan sonra, bir kopyasının bana verilmesini” rica ettim. Sekreter hanım, bu isteği Genel Müdür’e ileteceğini söyledi. Yanıt sekiz gün sonra geldi.

– Genel Müdür Bey’e istediğinizi söyledim. Artık okulda okumuyor, kendisi için değil firma için hazırladı. Tüm raporlarımız gizlidir.” dedi…”   diye konuştu.

İş hayatında yeni idim. Benim yazdığım raporun neden benden gizli olduğunu anlamamıştım.

🙁