"ahlak" etiketli yazılar:

08 May 2011 Sunday

Ahlak ve Yasa

Varsayalım ki, çok gerekli bir altyapı projesi için kaynağınız yok.

Yandaş birinin arazisine kıyak geçersiniz. Oraya yol yaparsınız, belediye otobüsü koyarsınız, elektrik ve su ulaştırırsınız, 20 kat yapma izni verirsiniz.

Adam 3 kazanacağına 23 kazanır. Farkın bir kısmını bağışlar. Böylece altyapı için kaynak yaratılır.

Siz vergileri artırmadan projeyi yaparsınız.

;-)

Yasa dışı birşey yoktur. Ama “ahlaka uygun mu” diye sorarsanız…

Ahlaka uygun şekilde de kaynak yaratılır. Neredeyse aynı yöntemle… Ama bir yandaşı servet sahibi yapmadan…

;-)

Resim şuradan alıntıdır.

10 March 2011 Thursday

Temel unsurlar

CRM derlerinin süreç tasarımı kısmında öğrencilere sorarım.

“Müşteri hizmet alırken en çok ne ister?” diye… Çoğunluk, “güler yüz”, “hızlı hizmet” gibi yanıtlar verir.

Onlara şu örneği veririm. Karşınızdaki kişi, güler yüzle ve hızla “İşinizi yapamıyorum. Sistemler çalışmıyor” dese…

;-)

Sevgili Ahmet KırtokPasta Süsleme Sanatı” isimli yazıında çok güzel özetlemiş. Bir kısmını alıyorum. Siz yazının tamamını okuyun.

En büyüğünden en küçüğüne birçok şirket en lezzetli pastayı yapmaya çalışmaktansa kaynaklarının önemli bir kısmını bu pastayı süslemeye harcamaya devam ediyor.

Sevgili hava yolu şirketi;

Bana uçuşta daha iyi yemek vermeden, reklamlarında dünya yıldızlarını oynatmadan önce, sadece ve sadece söz verdiğin zamanda, güvenli bir şekilde beni gitmek istediğim yere ulaştırsan,

Çok değerli cep telefonu operatörü;

Bana onlarca süslü seçenek sunmadan, sürekli promosyon mesajlarına boğmadan önce, istediğim an, istediğim yerden kaliteli ve kesintisiz bir telefon görüşmesi yapmamı sağlasan,

Çok meşhur oteller zinciri;

Onlarca şatafatlı hizmetinden bahsetmeden önce benim istediğim, temiz ve konforlu konaklama imkanı sunsan,

Dünyaca ünlü fast food markası;

Binbir pazarlama uğraşından önce, hızlı, temiz ve lezzetli bir yemek sunsan,

yani herşeyden önce, ne iş yaparsan yap, ürününü en iyi şekilde yapsan, sonra pastayı süslemeyi düşünsen daha iyi olmaz mı?

:-P

Tekrarlıyorum, yazının tamamını okuyun.

Benzer bir yazı da burada var. Başarılı girişimcilerin benim gibi bir profesyonel ile aynı fikirde olması ilginç değil mi?

:-D

22 October 2010 Friday

Unvan ve lakap

Bir unvanı vardır. Müdür, Direktör, Bölüm Başkanı, Başhekim, Ana Bilim Dalı Başkanı, vb… Bir de yıllardır bilinen söylemleri ve duruşu…

Yönetim değişir. Aynı unvanı sürdürmek, hatta terfi etmek ister. Yılların söylemlerini değiştirir. Yeni gelenlere yaranmak için eski duruşunda olanları eleştirir, hatta arkadaşlık etmez.

Belki 3 – 4 yıl daha unvanını sürdürür. Ama bir de lakabı olur. “Yalak”, “Fırıldak”, “Dönek”, vb… Bu lakap, ömür boyu kalır.
;-)

Dün genç arkadaşlarla sohbet ettik. “İnsan ömrünün uzunluğunu dikkate alın” dedim.

“Bir firmada veya koltukta 3 – 4 yıl daha kalmak için, ömrün geri kalanında olumsuz anılmaya değmez.”
:-D

Karikatür Selçuk Erdem‘e aittir.