"Arçelik" etiketli yazılar:

17 June 2010 Thursday

Hatalardan ders almak

Bu anıyı rahmetli Mümtaz Zeytinoğlu’ndan dinlediğimde daha yeni 20’li yaşlarımdaydım.
:-D

Ön gerilimli beton kirişleri Türkiye’de ilk defa üretmeye başlıyorlar. Eskişehir Arçelik fabrikasında kullanılacak. Her şey bilgisayarlar ile hesaplanmış.

  • (Hani Hereke karayolu yerden metrelerce yukarıda… Viyadük ayaklarının arasında da 30 – 40 metre mesafe var.  Üzerinde arabaları, TIR’ları taşıyan o köprü ön gerilimli kirişlerden oluşuyor)

Resim Anadolu Otoyolunu gösteriyor.

Öngerilimli kirişlerin yapımında “bilim ne derse o” olmalı. (Bilim = Mühendislik) Ama işçiler kiriş yüzeyini pek beğenmiyorlar. Onlara göre “beton dediğin kaymak gibi dümdüz olacak”. Oysa krişin üzerinde bazı girinti – çıkıntılar var.

Mümtaz bey tecrübeli bir yönetici. İşçilerin kendi bildikleri gibi yapmasından çekiniyor. Suyu biraz fazla verecekler… Betonun yüzeyi cam gibi dümdüz olacak…

Bildikleri gibi yaparlarsa tüm fabrika yıkılıverir. Tazminatın altından kimse kalkamaz.
;-)

Bir tane kirişi bilimin dediği gibi hazırlatıyor. Bir başkasını da işçiler kendi bildikleri gibi hazırlıyorlar. İkisi de yerden birkaç metre yukarıya koyuluyor. Her ikisine de aynı ağırlıklar asılıyor. Altlarından geçmek YASAK.

Birkaç gün boyunca diğer işlerle ilgileniliyor. Kiriş üretimi duruyor. 3 – 4 gün sonra, işçilerin yaptığı kiriş bir anda çöküveriyor. Paramparça…

Artık işçilerde de kuşku kalmıyor. Bilimin dediği şekilde yapılıyor. O fabrika 30 yıldır sapasağlam.
:-D

Bazılarımız görmeden öğrenmiyor.
:-D

23 April 2009 Thursday

Yatırım mı, yatırın mı…

Doktora dersleri sırasında Sn. Ege Cansen’den dinlemiştim.

Arçelik’de Mali ve İdari konulardan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olduğu yıllar… ABD’li ortak (yanılmıyorsam GE idi) sarf malzemesi satın almasında 50,000 dolar’ın üstünde, yatırım malzemesinde ise 10,000 dolar’ın üstünde izin alınmasını talep ediyor.

Bu mantık ters geliyor. Kağıt, kalem, temizlik malzemesi satın alırken yetki daha çok, yatırım kararlarında yetki çok az…

Anlatıyorlar… Sarf malzemeleri, öyle ya da böyle tüketilir. Ama yatırım yapıldığında, ek yatırımlar çıkar. Bir torna tezgahı alınır. Onun iyi çalışması için voltaj regülatörü alınır. Gelen ham maddede bir sorun olunca ölçüm cihazı alınır… Hemen her seferinde bir önceki yatırımın verimli çalışması için ilave yeni yatırımlar çıkabilir.

Yıllar içinde, özellikle IT yatırımlarında bu bakış açısının ne kadar doğru olduğunu defalarca gözledim. Önce yazılım, sonra entegrasyon için ek yazılımlar… Danışmanlık ücretleri… Sonra donanımlar… Yine ek yazılımlar… Yine entegrasyon…

“Zaten lisans ücretini ödemişsiniz”  diye başlayan dipsiz kuyu…  Siz çabaladıkça uzaklaşan havuç…

Bu nedenle yatırım kararlarında yetki daha kısıtlı imiş… Adamlar haklı…
:-D

01 June 2008 Sunday

Paro kurtuluyor mu?

Blog’a geçmeden önce internet sitemde PARO NASIL KURTULUR diye bir yazı yayınlamıştım.

Bu yazıda, “Bildiğim kadarı ile CRM amaçlı olup da doğru vizyon ile başlamasına rağmen, yanlış patikaya saptığı için hedefine bir turlu ulaşamayan çok az firma vardır. Bence, PARO da bunlardan birisidir.” dedim ve “Paro’nun kendi üyeleri karşısında rakip durumunda değil, süreçleri kolaylaştıran bir hizmet sağlayıcı konumunda olmalı” diye iddia ettim.

Opet’in Arçelik ürünleri vererek yaptığı kampanyada Opet-Paro kartlarının kullanım şeklini, doğru yola dönüldüğünün bir işareti olarak algıladım.

Paro’yu izliyorum.