“Dumansız hava” yalanı
Sigara içmiyorum. Kokusu beni rahatsız ediyor. Batı ülkelerindeki önlemlerin alınmasından memnunum.
Ne var ki, adını “dumansız hava sahası” koyduklarında yalan söylediklerini düşünüyorum. Tıpkı internet sansürüne “güvenli internet” dedikleri gibi…
Trafiğe çıkmaları belediyeye bağlı olan araçlar zehir saçıyor. Halk otobüslerinin hemen hepsi, belediye otobüslerinin ve minibüslerin büyük çoğunluğu simsiyah duman salarak dolaşıyor.
Yaz günü, Boğaz’daki köprülerden geçerken bile (yanında bu araçlardan birisi varsa) arabanın penceresini açamıyorsun. Otobüs ve minibüslerin yoğun olduğu Kadıköy, Üsküdar ve Mecidiyeköy’de açık havada bile soluk alamıyorsun.
O duman, sigaradan yüzlerce kat tehlikeli.
Böyle olunca, sormak istiyorum. “Dumansız hava sahası” nerede. İdeolojinizin bir parçası değilse, neden öncelikle kendi komuta sahanızdaki araçlara çeki düzen vermiyorsunuz?
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
